Yemyeşil doğası ve masmavi denizi ile güzelliği açısından dünyanın en özel şehirlerinden olan ve her yıl dünyanın dört bir yanından insanlar görmek için geldiği Antalya’nın gündemi bir kez daha maden ocağı oldu. Korkuteli ilçesindeki Dereköy Mahallesi’ne açılması planlanan maden ocağı sadece bölge halkının değil kentte yaşayan herkesin tepkisine neden oldu.

17 KÖYÜN İÇME SUYU BURADAN KARŞILANIYOR

Verimli topraklara sahip olması ile 17 köyün içme ve sulama suyu ihtiyacının buradaki su kaynaklarından karşılandığı belirtilen Dereköy Mahallesi sakinleri, buraya yapılacak olan maden ocağının topraklarına ve su kaynaklarına zarar vereceğini savunarak projeye karşı çıkıyor. CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı, söz konusu maden ocağı projesini TBMM’ye taşırken Beşkonak Kırkavak Mahallesi'nde açılmak istenen mermer ocağının iptali sürecinde etkili olan Beşkonaklılar Derneği Başkanı Hakan Halim Okudan da yapılması planlanan projeye tepki gösterdi.

Antalya’nın Gerdanlığına 25 Futbol Sahası Büyüklüğünde Maden Ocağı

HALİM OKUDAN DA TEPKİ GÖSTERDİ

Başkan Okudan, www.antalyakorfez.com sitesinde yazdığı köşe yazısında Dereköy Mahallesi’nde yapılması planlana maden ocağına tepki gösterdi. Okudan projenin yeni olmadığını ve 4 yıl önce aynı bölgede maden ocağı projesinin hayata geçirilmeye çalışıldığını belirterek o dönem 2 bin dönüme yapılması planlanan projenin bu yıl 200 dönüme düşürülerek tekrar yapılmaya çalışıldığını kaydetti.

Maden Ocağı Yıkılan Ağaçlar

“HAYATİ BİR ÖNEME SAHİP”

Okudan yaptığı paylaşımda Dereköy’ün verimli toprak yapısı, içerisinde barındırdığı su kaynakları ile önemli bir yer olduğunu vurgulayarak, “Antalya’ da insanların bir evi şehir merkezin de bir evi de yaylalardadır. Şehrin keşmekeşliğinden, yoruculuğundan, kalabalığından anca yaylalar kurtarır bizleri. İşte o serin yaylalardan biri de Korkuteli Dereköy’ dür. Sadece serinliğiyle değil verimli toprak yapısı, içerisinde barındırdığı su kaynakları, yaş meyve ve sebze üretimiyle ihracata katkısı ile derin bir coğrafya parçasıdır. Aynı zaman da bu topraklar da yaşayan üretici hemşehrilerimizin emeği, çocuklarının geleceği, 17 köyün içme ve sulama suyu ihtiyacını karşılayan su kaynaklarıyla doğanın büyük dengesi bölge için hayati bir öneme sahiptir” dedi.

ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR KARARINA TEPKİ GÖSTERDİ

Bölgeye yapılması planlanan proje için verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir kararına tepki gösteren Okudan, “Dereköy yaylasındaki kömür ocağı santrali girişimi siyaset üstü bir mesele olup, tartışmaya açılması bile vicdan meselesidir. Hülasa Antalya coğrafyası için bu tür maden faaliyetleri girişimlerinde izin prosesleri gerçekleştirilirken yetkili kurumlar tarafından ÇED Gerekli Değildir kararı vermek bu memlekete ihanettir. Yüce Yaradan’ ın bahşettiği Antalya’nın yer yüzeyi bacasız sanayidir. Yani Yeraltı kaynaklarının çıkartılması suretiyle yer yüzünün yüzeyine zarar verilmesi sonlu bir işlemdir. Telafisi ve rehabilitasyonu da mümkün değildir. Bu havzanın kaderi bugünün ekonomik hesaplarıyla belirlenemez. Çünkü su sadece toprağın değil hayatın da ta kendisidir” ifaderini kullandı.

Korkuteli Maden Ocağı Ced

BÜYÜK MÜCADELE VERİLDİ

4 yıl önce Dereköy Mahallesi’ne yapılması için çalışmalara başlanılan maden ocağı projesi için yöre halkı ve kendilerinin verdiği mücadeleyi hatırlatan Okudan, konuyla ilgili düşüncelerini şöyle yazdı: “Bundan dört yıl önce Dereköy’de kurulması planlanan kömür ocağı santral projesine karşı bölge halkı büyük bir mücadele verdi. Bizde bu onurlu mücadeleye omuz verdik. Çiftçiler, köylüler ve memleket sevdalıları bir araya geldi. O gün verilen mücadele, aslında sadece bir köyün değil Antalya’nın geleceğinin savunulmasıydı. Ve o mücadele sonucunda proje iptal edildi.”

Korkuteli Dereköy Kömür Ocağı

“BÜYÜK BİR HATA OLUR”

4 yıl önceki maden ocağı projesinin bugün çapı küçültülerek tekrar hayat geçirilemeye çalışıldığın altını çizen Okudan, “Bugün ise aynı projenin alanı küçültülerek yeniden gündeme geldiğini öğreniyoruz. Oysa mesele alanın büyüklüğü değil, doğaya verilecek zararın büyüklüğüdür. Çünkü doğa matematikle değil, dengeyle çalışır. Bir su havzasına yapılacak her müdahale, sadece o noktayı değil bütün ekosistemi etkiler. Tarımın, hayvancılığın ve kırsal yaşamın sürdüğü bu coğrafyada kısa vadeli ekonomik kazanç uğruna uzun vadeli kayıpları görmezden gelmek telafisi mümkün olmayan büyük bir hata olur” sözlerini kaydetti.

“BU BİR AKIL TUTULMASIDIR”

Antalya gibi yemyeşil doğası ile bilinene bir şehre maden ocağı yapılmasını bir akıl tutulması olarak yorumlayan Okudan açıklamasına şu sözlerle son verdi:

“Sözün özü dünya yenilenebilir enerjiye dönüş yaparken tarımıyla, turizmiyle, lojistik imkanlarıyla, su kaynaklarıyla ve doğal zenginlikleriyle ön plana çıkan Antalya’mızda kömür ocağının gündeme gelmesi bir akıl tutulmasıdır. Ama masum değildir!”

Dereköy'ün kaderi Korkuteli!
Makale: Dereköy'ün kaderi Korkuteli!
İçeriği Görüntüle

Muhabir: Tahsin CAN ÖNALP