Türkiye’de hayvanların kayıt, kimliklendirme ve aşılama bilgilerinin takip edildiği TÜRKVET Hayvan Kayıt Sistemi’ne ilişkin Sayıştay denetiminde dikkat çeken bulgular ortaya çıktı. 2025 yılı denetiminde yaklaşık 2,5 milyon büyükbaş ve 35 milyon küçükbaş hayvan için zorunlu aşı uygulamasına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı tespit edildi. Sayıştay’ın Tarım ve Orman Bakanlığına ilişkin denetim raporunda yalnızca aşılama kayıtları değil, hayvanların yaş ve yavru bilgilerinden destek ödemelerine kadar birçok başlıkta sorunlara dikkat çekildi. Rapordaki bulgular, Türkiye genelindeki hayvancılık kayıtlarının güncelliğini gündeme getirirken, Antalya gibi hayvancılığın önemli faaliyet alanlarından biri olduğu illerde de TÜRKVET kayıtlarının önemini bir kez daha ortaya koydu.
MİLYONLARCA HAYVANIN AŞI KAYDI SİSTEMDE YOK
Sayıştay denetiminde, hayvan işletmelerinin her yıl en az yüzde 3’ünün denetlenmesi ve sığır cinsi hayvanlara yönelik 2025 yılında üç kez aşılama programı uygulanmasına rağmen TÜRKVET kayıtlarının güncel olmadığı belirlendi. Rapora göre, 2025 yılında zorunlu aşı uygulamasına tabi kayıtlı hayvanlardan yaklaşık 2,5 milyon büyükbaş ile 35 milyon küçükbaş hayvanın aşılama işlemine ilişkin sistemde herhangi bir kaydı bulunamadı. Sayıştay, hayvanların sistemde aktif görünmesine karşın aşı kaydının bulunmamasının; ölüm, kesim, satış veya işletme değişikliği gibi nedenlerle hayvan düşümlerinin TÜRKVET’e zamanında ve eksiksiz işlenmemesinden kaynaklanabileceğini değerlendirdi. Raporda ayrıca, İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinde görev yapan veteriner hekimler tarafından gerçekleştirilen aşılama programlarında, işletmeler üzerine kayıtlı olduğu halde aşılanamayan hayvanlara ilişkin gerekli işlemlerin yapılmadığı belirtildi.
ANTALYA’DA HAYVANCILIK AÇISINDAN NEDEN ÖNEMLİ?
Sayıştay raporundaki bulgular doğrudan Antalya’ya ilişkin özel bir tespit olarak açıklanmadı. Ancak TÜRKVET’in Türkiye genelindeki hayvan varlığının kayıt ve takibinde kullanılması nedeniyle raporda ortaya konulan sorunlar Antalya’daki üreticiler açısından da önem taşıyor.

TÜRKVET’TE BİYOLOJİK OLARAK UYUMSUZ KAYITLAR TESPİT EDİLDİ
Denetimde yalnızca aşı kayıtları değil, hayvanların yaş bilgileri de incelendi. Sayıştay, TÜRKVET’te biyolojik ve hayvancılık açısından makul kabul edilemeyecek yaşlarda görünen çok sayıda hayvan kaydı bulunduğunu belirledi. Raporda, olağan dışı derecede ileri yaşta görünen hayvanların sistemden zamanında düşürülmemesinin, fiilen mevcut olmayan hayvanların hâlâ aktif görünmesine yol açabileceği değerlendirildi. Doğum kayıtlarında da dikkat çeken uyumsuzluklar belirlendi. Bazı anne hayvanlar için doğal üreme periyotlarıyla bağdaşmayacak sayıda yavru kaydı bulunduğu, kimi kayıtlarda tek bir anne hayvana 20 ila 30 yavru işlendiği ifade edildi. Sayıştay, bu durumun doğum ve yavru kayıtlarında yeterli kontrol ve doğrulama mekanizmasının bulunmadığına işaret ettiğini ve TÜRKVET verilerinin güvenilirliği açısından sorun oluşturduğunu kaydetti.
GÜNCEL OLMAYAN KAYITLARA RAĞMEN BUZAĞI DESTEĞİ VERİLDİ
Raporda dikkat çeken bir diğer başlık ise destekleme ödemeleri oldu. Sayıştay, işletme kayıtlarını düzenli tutmayan ve gerekli bildirimleri yapmayan bazı işletmelerin mevzuatta öngörülen yaptırımlarla yeterince ilişkilendirilmediğini tespit etti. Denetçiler, TÜRKVET kayıtlarının güncel olmamasına rağmen bazı işletmelerin buzağı desteklerinden yararlandırıldığını belirtti. Raporda ayrıca işletme kayıt defterlerinin tutulmaması, işletme plakalarının uygulanmaması ve yapılan kontrollerin tanımlama ile tescil kayıtlarındaki hataları önlemede yeterli olmaması gibi sorunlara da dikkat çekildi.

AŞI VE KÜPE BEDELLERİNDE 3,56 MİLYAR LİRALIK ALACAK
Sayıştay denetiminde mali kayıtlarla ilgili de dikkat çeken bir tablo ortaya çıktı. Veteriner biyolojik ürünleri ile hayvan tanımlama araçlarına ilişkin gelir ve stok çıkışlarının, hizmetin verildiği tarihte değil, destek ödemelerinden mahsup yoluyla tahsilat yapıldığında muhasebeleştirildiği belirtildi. Rapora göre 2025 yılı sonu itibarıyla küpe bedeli, aşı bedeli ve uygulama ücreti kapsamında toplam 3 milyar 560 milyon 914 bin 656 lira alacak oluştu. Destek ödemelerinin henüz yapılmamış olması nedeniyle bu tutarın 1 milyar 809 milyon 420 bin 918 liralık bölümü, yani yaklaşık yüzde 51’i mahsuplaşma yoluyla tahsil edildi. Sayıştay, gelirlerin hizmetin sunulduğu dönemde değil tahsil edildiği dönemde muhasebeleştirilmesinin dönemsellik ilkesine aykırı olduğunu belirtti. Bu uygulamanın dönemler itibarıyla gelirlerin hatalı raporlanmasına ve ticari mallar hesabının gerçekte olduğundan yüksek görünmesine neden olabileceği kaydedildi.
MERA GELİRLERİNDE DE DİKKAT ÇEKEN TESPİT
Sayıştay raporunda mera gelirlerine ilişkin de önemli tespitler yer aldı. Mera, yaylak ve kışlaklardan elde edilen otlatma bedelleri ile ürün satış gelirlerinin yüzde 75’inin mera ıslahı ve geliştirilmesi amacıyla ilgili belediyelerin veya köy sandıklarının özel hesaplarına aktarılması gerektiği hatırlatıldı. Ancak denetimde, bu hesaplarda biriken kaynakların mera ıslahı ve geliştirme projelerinde amacına uygun şekilde kullanılamadığı belirlendi. İncelenen 82 belediyenin özel hesaplarında 2023 yılında 18,2 milyon lira, 2024 yılında 20,8 milyon lira ve 2025 yılında 19,69 milyon lira mera geliri biriktiği kayıtlara geçti. Sayıştay, söz konusu kaynakların kullanılamamasında Mera Yönetim Birliklerinin kurulamaması ve birlik bulunmayan yerlerde paraların kullanımından sorumlu mercilerin mevzuatta açık biçimde belirlenmemesinin etkili olduğunu değerlendirdi.
TARIM VE ORMAN BAKANLIĞININ 2025 BÜTÇESİ NE KADARDI?
Sayıştay denetiminde Tarım ve Orman Bakanlığının 2025 yılı bütçesine ilişkin rakamlara da yer verildi. Bakanlığın 2025 yılı nihai bütçe ödeneği 487 milyar 940 milyon 42 bin lira olarak gerçekleşirken, mali yıl sonunda toplam ödeneğin 479 milyar 204 milyon 405 bin lirası harcandı. Böylece Bakanlığın toplam ödeneğinin yaklaşık yüzde 98,2'si kullanılmış oldu. Sayıştay’ın TÜRKVET denetiminde ortaya koyduğu bulgular, hayvanların yalnızca kayıt altına alınmasının değil, ölüm, satış, doğum, aşılama ve işletme değişikliği gibi bilgilerin de zamanında sisteme işlenmesinin önemini ortaya koydu. Antalya’daki hayvancılık sektörü açısından da üretim ve hayvan sağlığına ilişkin kayıtların güncel tutulması, destekleme ve denetim süreçlerinin sağlıklı yürütülmesi bakımından önem taşıyor.




