Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen “rüşvet ve yolsuzluk” soruşturmasında kamuoyunun yakından takip ettiği davada kritik gün geride kaldı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen 702 sayfalık iddianame kapsamında aralarında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek, eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan ile iş insanları Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya’nın da bulunduğu 41 sanığın yargılanmasına devam edildi. Bugün öğleden sonra görülecen celsede karar açıklandı. Mahkeme Muhittin Böcek ve Gökhan Böcek’in delillerin henüz toplanmamış olması, kaçma şüpheli bulunmasından dolayı tutukluluğuna devam karar verildi. Fazlı Ateş’in ise adli kontrol kararı ile tahliyesine hükmetti.
TUTUKLU SAVUNMALARI ALINDI
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Toplantı Salonu’nda görülen davanın ikinci duruşmasının dördüncü celsesinde bu kez tutuklu sanıkların savunmaları alındı. Duruşmaya tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, Gökhan Böcek ve Fazlı Ateş hazır olarak katılırken, salon çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Duruşmayı çok sayıda avukat, siyasetçi, belediye çalışanı ve vatandaş da takip etti. Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, “icbar suretiyle irtikap”, “haksız mal edinme”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması”, “nüfuz ticareti”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “iftira” gibi ağır suçlamalara yer verildi. İddianamede şu ana kadar tespit edilen 26 ayrı eylem hakkında hukuki değerlendirme yapıldığı belirtildi.

İDDİANAMEDE HANGİ İFADELER YER ALDI
İddianamede; Muhittin Böcek'in 'İcbar suretiyle irtikap', 'Haksız mal edinme ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması', eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan'ın 'Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması' ve 'Haksız mal edinme', Mustafa Gökhan Böcek'in 'Yardım eden sıfatıyla icbar suretiyle irtikap' ve 'Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması' ile 'Nüfuz ticareti ve yardım eden sıfatıyla haksız mal edinme' ve 'Suçu meslek edinen kişi' suçlarından cezalandırılması talep edildi. Zuhal Böcek ve Zeynep Kerimoğlu hakkında ise 'Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması' suçundan ceza istendi.
İddianamede ayrıca yaklaşık 170 milyon TL nakit ve mevduata, çok sayıda taşınır ve taşınmaza el konulduğu, toplam müsadere talebinin ise yaklaşık 258 milyon 600 bin TL olduğu kaydedildi. El konulan mallar arasında 10 daire, 5 araç, 5 iş yeri, lüks marka saat ve cep telefonu da yer aldı. Duruşmada ilk söz verilen tutuklu sanıklardan iş insanı Fazlı Ateş oldu. Savcılığın ara mütalaasında tahliyesinin talep edilmesine ilişkin konuşan Ateş, kısa savunmasında savcılık görüşüne katıldığını söyledi. Ateş, “Sayın savcımın mütalaasına katılıyorum. Tahliyemi talep ediyorum. Mütalaa için teşekkür ederim.” ifadelerini kullandı.
GÖKHAN BÖCEK'İN SAVUNMASI MERAKLA BEKLENİYORDU
Mahkeme salonunda dikkatlerin çevrildiği isimlerden biri ise etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade verdiği belirtilen Gökhan Böcek oldu. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in önceki gün yaptığı açıklamada, Gökhan Böcek’in etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunduğunu duyurmasının ardından, bugün yapacağı savunma kamuoyu tarafından merakla bekleniyordu. Gökhan Böcek savunmasında detaylı açıklamayı avukatının yapacağını belirterek, “Avukatım esasa ilişkin savunmasını sunacaktır. Ben bu aşamada tahliyemi talep ediyorum.” dedi.
Bunun üzerine söz alan avukatı Anıl Parlak, dosyada yer alan birçok suçlamanın somut delile dayanmadığını öne sürdü. Parlak, “Savcılık dahi ortada gerçekten yapılmış araç giydirme ve seçim çalışması olduğunu kabul etmektedir. Burada kamu gücü kullanılarak bir baskı kurulmamıştır. Tanıkların ilk ifadeleri ile sonraki ifadeleri arasında ciddi çelişkiler bulunmaktadır. Özellikle Yusuf Yadoğlu’nun ilk beyanları ile sonraki anlatımları karşılaştırıldığında farklılıklar açık şekilde görülmektedir.” dedi. Gökhan Böcek’in belediyede resmi bir görevi olmadığını belirten Parlak, müvekkilinin herhangi bir ihaleye müdahale ettiğine dair somut delil bulunmadığını söyledi.

“KABUL EDİLEBİLECEK İFADELER DEĞİLDİR”
“Ne bir hak edişin keyfi biçimde geciktirilmesi ne de öne alınması söz konusudur. Muhittin Böcek’ten talimat alındığı yönünde bir anlatım da yoktur” diyen Parlak, soruşturma sürecinde bazı ifadelerin baskı altında değiştirildiğini ileri sürdü. Parlak, “Yusuf Yadoğlu açık şekilde bu parayı borç olarak verdiğini söylüyor. Herhangi bir tehdit ya da baskı altında kaldığını ifade etmiyor. Buna rağmen olay, cebir ve baskı varmış gibi yorumlanıyor.” diye konuştu. Olcay Maktav’ın altın birikimlerine ilişkin değerlendirmelerin de eksik yapıldığını savunan Parlak, “Uzun yıllardır yurt dışında çalışan bir kişinin birikimleri sanki bir anda ortaya çıkmış yasa dışı gelir gibi gösteriliyor.” ifadelerini kullandı. Savunmada, iş insanı Emin Kemal Hesapçıoğlu’nun verdiği ifadeler de gündeme getirildi. Hesapçıoğlu’nun bazı beyanlarının ticari gerçeklikle bağdaşmadığını öne süren avukat Parlak, “Kandırıldım, bilmiyorum gibi ifadeler ticaret hukukunda kabul edilebilecek ifadeler değildir.” dedi.
“ANTALYALILAR BENİM HAYIRSEVER OLDUĞUMU BİLİR”
Duruşmada en dikkat çekici savunmalardan biri ise Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in açıklamaları oldu. Yaklaşık 10 aydır tutuklu bulunduğunu belirten Böcek, dosyada yer alan müştekilerin hiçbirinin kendisiyle birebir görüşme yapmadığını savundu. Tüm mal varlığının babasından kaldığını kaydeden Böcek, "18 Nisan 1999’dan bu güne kadar eksiksiz mal beyanı verdim. Tüm mal varlığım babam Mustafa Böcek adına, 107 dönüm kalan yerlerdir. Mal beyanımda yazılanlar beni üzmüştür. Antalyalılar benim hayırsever olduğumu bilir. Kaynağı belirsiz, fahiş bir artış olmuşçasına itibar suikastına uğruyorum. Davamız siyasidir. Günlerdir Antalya kamuoyunda gizlilik kararı olmasına rağmen, masumiyet karinesi olmasına rağmen o gün sonrası benim avukatlarımda olmayan bilgi, gizlilik kararına rağmen 2-3 kalemşorun yapmış olduğu karalama, her türlü alçaklığı yaptılar. Onlarla ilgili davam da devam edecek.” dedi.
“KIZGINIM VE KIRGINIM”
Böcek, “Hatta ben devletime, milletime, adliyemize güvendiğim için hiç tereddüt etmeden cep telefonumun şifresini vermiştim. Bunu zaten Sayın Bakanımıza da yazacağım, 86 milyonun bakanı olacağımızı söyledi Akın Gürlek. Ondan da rica edeceğim. İnsanın ailesi var, çocukları var, torunu var ve özel hayatı var. Bunlarla ilgili de çok üzgünüm. Kızgınım ve kırgınım aynı zamanda. Bu nasıl oluyor? Sayın Bakanımıza da söyleyeceğim. Ondan da rica edeceğim. Böyle bir şey olabilir mi? İnsanın ailesi var, çocukları var, torunu var. Özel hayatı var." diye konuştu.
“SÜREKLİ RİSK ALTINDA YAŞIYORUM”
Muhittin Böcek savunmasında sağlık durumuna ilişkin raporlara da tepki gösterdi. Ağır bir Covid-19 süreci geçirdiğini hatırlatan Böcek, cezaevi koşullarında sağlık sorunlarının arttığını söyledi. “Yoğun bakımda aylarca kaldım. Cezaevine girdiğimde kullandığım ilaç sayısı 12 idi, şimdi 22’ye çıktı. Uyku apnesi hastalığım ileri seviyede. Sürekli risk altında yaşıyorum” diyen Böcek, tahliye talebinde bulundu. Böcek’in konuşması sırasında zaman zaman duygusal anlar yaşanırken, savunmasının ardından salonda bulunan bazı izleyicilerin alkışladığı görüldü.
“DELİLLER BÜYÜK ÖLÇÜDE TOPLANMIŞ DURUMDA”
Muhittin Böcek’in avukatlarından Hüseyin Kaya, dosyada örgütlü suç yapısına ilişkin somut bir delil bulunmadığını savundu. Kaya, “37 olaydan sadece 9’u Muhittin Böcek ile ilişkilendiriliyor. Geriye kalan olaylarla bağlantısı nedir? Dosyada bu konuda net bir açıklama yok.” dedi. Kaya ayrıca Böcek’in Antalya’da halkın oylarıyla seçilmiş bir belediye başkanı olduğunu vurgulayarak, “707 bin oy almış bir belediye başkanından bahsediyoruz. Deliller büyük ölçüde toplanmış durumda. Ev hapsi gibi alternatif tedbirler değerlendirilebilir.” ifadelerini kullandı. Bir diğer avukat Oktay Çağan ise savcılığın tutukluluğun devamına ilişkin gerekçelerinin soyut olduğunu öne sürdü. Çağan, tanıkların büyük bölümünün dinlendiğini belirterek, “Artık delil karartma ihtimalinden söz etmek mümkün değildir.” dedi.
“TUTUKLU OLDUĞUNU İZAH EDEMİYORUM”
Muhittin Böcek’in Avukatı Oktay Çağan, “Muhittin Böcek’e ziyarete gittiğim zaman ben neden tutuklu olduğunu izah edemiyorum. Bunu hangi hukukçu izah edebilir. Bunun izah edebilecek bir tarafı yok. Ben burada hiçbir sanığa neden yargılandıklarını dahi anlatamam. Biz tutuklamaların nedenini çok iyi biliyoruz. Türkiye’de birçok hak ihlali kararı var. Soyut gerekçeler ile tutuklama olamaz. Böyle bir konfor alanı olamaz. Fazlı Ateş 1,5 ay sonra tahliye ediliyor. 1,5 ay sonra ne değişti. Kendisi tahliye edilmişti, sonra itiraz üzerine yine tutuklanmıştı. Benim müvekkilimin tutuklanma nedenleri arasında Fazlı Ateş’ten kalır yanı yok. Muhittin Böcek bu suçlamaların hepsinden beraat edecek. Benim müvekkilim çok mağdur.” dedi.
MAHEKEME KARARINI VERDİ
Tutuklu sanıkların ve avukatlarının beyanlarının ardından mahkeme başkanı duruşmaya saat 14.30’a kadar ara verdi. Öğleden sonra görülen celsede mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Mahkeme Muhittin Böcek ve Gökhan Böcek’in delillerin henüz toplanmamış olması, kaçma şüpheli bulunmasından dolayı tutukluluğuna devam karar verildi. Fazlı Ateş’in ise adli kontrol kararı ile tahliyesine hükmetti. Mahkeme Ramazan K. hakkında duruşmaya zorla getirilmesi yönünde çağrıda bulunacaklarını kaydetti. Olcay M. hakkında yakalama kararı, MASAK’a yeniden müzekkere yazılmasına, iş adamlarına ödenen hak edişler ile bu hak edişlerin gecikip gecikmediğine yönelik olarak bilirkişi raporu, bağışıklık talebinde bulunan sanıkların taleplerinin kabulüne karar verdi.
SUÇ DUYURUSU KARARI
Suçtan zarar gören Yusuf Yadoğlu, Bülent Çeken , Mete Yapal, Berkan Genç, Ali Altun, Mehmet Salih Akar, Taner Akar, Emin Kemal Hesapçıoğlu, Mehmet Akif Kiraz, Hakan Işık, Ramazan Karabulut, Sezgin Köysüren, Demir Demir, Muvakkaf Erdoğan, İbrahim Tunç, Fikret Bayram ve sanık Serkan Temuçin hakkında rüşvet suçunun oluşup oluşturmadığı yönünden gereğinin takdir ve ifakı için Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına suç buyurusunda bulunulmasına karar verdi.





