Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen “rüşvet ve yolsuzluk” soruşturmada mahkeme ara kararını açıkladı. Mahkeme heyeti tutuklu sanıklar Muhittin Böcek ve Gökhan Böcek’in tutukluluk hallerine devam kararı verirken, Fazlı Ateş’in ise tahliyesine hükmetti. Açıklanan karar ise CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı tepki gösterdi.

MAHKEME ÖNÜNDE BASIN AÇIKLAMASI YAPILDI

Muhittin Böcek’in tutukluğunun devamına karar verilmesinin ardından CHP Antalya İl örgütü mahkemenin sona ermesinin ardından Antalya Bölge Mahkemesi önünde bir basın açıklaması yaptı. Açıklamaya CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Büşra Özdemir ve diğer partililer katıldı.

KARARA TEPKİ GÖSTERDİLER

Kamacı mahkemeye sunulan iddianame ile kamuoyuna yansıyan iddialar arasında büyük farklar olduğuna dikkat çekerek, “Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürütülen dava sürecinde, günlerdir kamuoyuna servis edilen algı operasyonları ile iddianamenin gerçek içeriği arasındaki büyük çelişki artık gizlenemez hale gelmiştir. Daha ilk günden itibaren kamuoyunda ‘rüşvet çarkı’, ‘örgütlü yapı’ ve benzeri başlıklarla yaratılmak istenen siyasi algının, iddianamenin içeriğiyle birebir örtüşmediği açıkça görülmektedir” dedi.

“ADALETTEN DEĞİL SİYASİ OPERASYONDAN SÖZ EDİLİR”

Hukukun herkese eşit mesafede olmasının önemine değinen Kamacı, “Bugün kamuoyunda da yüksek sesle dillendirilen ve basına yansıyan, iddianamenin sadece ‘irtikap’ iddiası ile hazırlanması, rüşvet suçlamalarının ise dışarıda bırakılmasıdır. Dosyada ortaya çıkan tablo; para verdiği iddia edilen kesimlerin korunup kollandığı, tüm yükün ise tek taraflı biçimde siyasi alana yıkılmaya çalışıldığı yönünde ciddi soru işaretleri yaratmaktadır. Eğer ortada bir suç ilişkisi olduğu iddia ediliyorsa, bunun yalnızca siyasi hedef haline getirilen kişiler üzerinden yürütülmesi hukuk değil, seçici adalettir. Hukuk herkese eşit anlayışıdır, uygulanmayacaksa, burada adaletten değil siyasi operasyondan söz edilir” diye konuştu.

GÖRÜNTÜLERE İLİŞKİN KONUŞTU

Basına servis edilen görüntülerin dava ile ilgisi olmadığını ve bu görüntülerin özel hayatı ihlal olduğunu ifade eden Kamacı, “İkinci olarak; bugün kamuoyuna servis edilen görüntüler ve özellikle insanların özel telefonlarından çıkan aile mahremiyetine ait içeriklerin, dava ile doğrudan hiçbir ilgisi olmamasına rağmen medyaya servis edilmesi artık açık bir siyasi operasyon yöntemine dönüşmüştür. Devlete emanet edilen kişisel verilerin ve özel hayatın korunması gerekirken, insanların aile yaşamının, çocuklarının ve özel ilişkilerinin itibarsızlaştırma amacıyla kamuoyu önüne atılması hukuk değil, doğrudan karakter suikastıdır. Henüz mahkeme kararı dahi ortada yokken medya üzerinden linç düzeni kurulması, toplumda korku yaratma ve siyasi itibarsızlaştırma amacı taşımaktadır” sözlerini kaydetti.

“BÜYÜK BİR SİYASİ YÜZSÜZLÜK VAR”

CHP’ye yönelik bir algı operasyonu yönetildiğini iddia eden Kamacı şu ifadeleri kullandı:

“Bugün bir siyasi görüşe karşı kullanılan bu yöntem, yarın herkes için tehdit haline gelir. Devletin elindeki bilgi ve kayıtları siyasi hesaplaşmanın aparatı haline getirmek kabul edilemez. Biz, aile mahremiyetini hedef alan, insan onurunu ayaklar altına alan ve yargıyı medya operasyonlarıyla yönlendirmeye çalışan bu kirli anlayışa boyun eğmeyeceğiz. Üçüncü olarak ise bugün suçlama konusu yapılan sponsorluk ilişkilerinin yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi'ne özgü bir uygulama gibi sunulması büyük bir siyasi ikiyüzlülüktür.”

“HERKESE AYNI TARİFE UYGULANMALI”

Türkiye’nin pe çok ilinde ve belediyesinde sponsorluk adı altında pek çok özel firma ile iş yapıldığını kaydeden Kamacı, “Türkiye'de yıllardır organizasyonlarında, tüm siyasi partilerin etkinliklerinde, festivallerinde ve çeşitli kamusal faaliyetlerinde sponsor destekleri alınmaktadır. Buradaki yargılama da göstermiştir ki söz konusu olan yalnızca Muhittin Böcek siyasi yapılara ve isimlere Başkanımız değildir. Davada ifade verenlerin kendileri de başka sponsor olduklarını açıkça ifade etmişlerdir. Eğer bu konu hukuki bir tartışma başlığı haline getirilecekse, aynı standardın herkes için uygulanması gerekir” ifadelerini kullandı.

“MUHALEFETİ CEZALANDIRMA ARACINA DÖNÜŞTÜRÜLEMEZ”

Hukukun, muhalefeti cezalandırmak için bir araca dönüştürülmesinin kabul edilemez olduğunun altını çizen Kamacı, “Hukuk, muhalefeti cezalandırma aracına dönüştürülemez. Cumhuriyet Halk Partisi olarak; yargının siyasallaştırılmasına, hukuk eliyle siyasi sonuç üretilmeye çalışılmasına ve medya üzerinden yürütülen karakter suikastlarına boyun eğmeyeceğiz. Antalya halkı şunu çok iyi bilmelidir: Bizler hukukun üstünlüğünü savunurken, hukukun siyasetin sopası haline getirilmesine de hukuk değil korku düzeni vardır. Ve hiç kimse, devlet gücünü sonuna kadar karşı duracağız. Çünkü adaletin olmadığı yerde kullanarak toplumu susturabileceğini sanmamalıdır” diyerek açıklamasına son verdi.

Muhabir: TAHSİN CAN ÖNALP