CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, 31 Mart seçimlerinin yıl dönümüne ilişkin açıklama yaptı. Antalya’da Büyükşehir Belediyesi’nin yeniden kazanıldığını ve 19 ilçenin 16’sında CHP’nin zafer kazandığını belirten Kamacı, belediyelerin sosyal projelerle halka hizmet ettiğini ifade etti. Ancak Kamacı, iktidarın seçim sonuçlarını hazmedemediğini bu sebeple CHP’li belediyelere yönelik mali baskıları ve yargı süreçleri başlatarak demokrasiye darbe yapıldığını söyledi.
“BU SADECE SEÇİM BAŞARISI DEĞİL”
31 Mart’ta yoksulluğa, adaletsizliğe, liyakatsizliğe ve baskılara karşı vatandaşın “artık yeter” dediğini söyleyen Kamacı, “31 Mart 2024 yerel seçimlerinin yıl dönümü. Bundan tam iki yıl önce bu ülkenin insanları sandığa gitti ve çok net bir irade ortaya koydu. Ve o gün Cumhuriyet Halk Partisi, yüzde 37 oy oranıyla Türkiye’nin birinci partisi oldu. Bu sonuç sadece bir seçim başarısı değildi. Bu sonuç, halkın değişim talebinin, adalet arayışının ve demokrasiye sahip çıkma kararlılığının açık ifadesiydi. Bu sonuç, milletin iradesinin yeniden ayağa kalkmasıydı” ifadelerini kullandı.

“YILLAR SONRA TARİH YAZDIK”
Antalya Büyükşehir Belediyesi ve 19 ilçenin 16’sında Cumhuriyet Halk Partisi’nin bayrağını dalgalandırdıklarını söyleyen Kamaca, “Antalya’da ise bu irade çok daha güçlü tecelli etmiştir. Antalya genelinde yaklaşık yüzde 49 oy oranıyla açık ara bir zafer elde ettik. Alanya ve Serik gibi ilçelerde yıllar sonra tarih yazdık. Bu başarı tesadüf değildir. Rantın değil halkın yanında duranların başarısıdır. Bu başarı demokrasi isteyen, kentine sahip çıkan, hizmet diyenleri başarısıdır. Bugün Antalya’da CHP’li belediyeler, milletin verdiği yetkiyi sorumluluk bilinciyle sonuna kadar hakkıyla kullanmaktadır” şeklinde belirtti.

“DAR GELİRLİNİN YÜKÜNÜ HAFİFLETTİK”
CHP’li belediyelerin vatandaşlar için gerçekleştirdiği projelere ilişkin bilgi veren Kamacı, “Kent lokantalarıyla vatandaşın sofrasına sıcak yemek koyduk. Halk süt, halk su projeleriyle dar gelirlinin yükünü hafiflettik. Kreşlerle annelerin, yurtlarla gençlerin yanında olduk. Tarımsal desteklerle üreticiyi yalnız bırakmadık. Sosyal yardımlarla, sağlık hizmetleriyle, dayanışma projeleriyle zor günlerde halkın yanında olduk. Gençlere, kadınlara, emeklilere dokunan projeleri hayata geçirdik. Sanatla, sporla, kültürle bu kenti nefes alan bir şehir haline getirdik. Raylı sistem ve ulaşım yatırımlarıyla Antalya’nın geleceğini inşa ettik. Ve sadece büyükşehir değil, tüm ilçe belediyelerimiz aynı anlayışla çalıştı. Halka hizmeti siyasetin üstünde gördük. Kapımızı herkese açtık, ayrım yapmadık, kimseyi ötekileştirmedik” dedi.
“İKTİDAR, SEÇİM YENİLGİSİNİ HAZMEDEMEDİ”
CHP’li belediyelere önce mali ardından da hukuki baskı yapıldığını belirten Kamacı, “Fakat ülkeyi 25 yılda her alanda bir yıkıma götüren iktidar, seçim yenilgisini hazmedemedi. Milletin bu açık iradesini hazmedemeyen iktidar, sandıkta kaybettiğini başka yollarla kazanmaya çalışmaya başladı. Önce “Belediyeleri silkeleyin” talimatıyla SGK üzerinden belediyelerimize yüklenildi. Mali baskılarla hizmet üretmeleri engellenmeye çalışıldı. Belediyelerimize haciz gönderildi. Halka hizmet için açılan kreşler, kent lokantaları, yurtlar kapatılmaya çalışıldı. Bir çocuğa verilen bir kutu süt, o çocuğu bir kutu süte muhtaç eden iktidarı rahatsız etti. Ardından sarayın talimatıyla sandıkta yenemedikleri CHP’li belediyelerimize karşı “Yargı Darbeleri” yapılmaya başlandı. İktidarın “Yargı Kolları” bu operasyonlar için dizayn edildi. Bugün hep birlikte görüyoruz ki, Türkiye’de yaşananlar açıkça bir milli irade gaspıdır, bir demokrasi darbesidir” ifadelerini kullandı.
“DOSYALARIN İÇİNİN BOŞ OLDUĞU ORTADADIR”
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde süren yolsuzluk soruşturmalarına ilişkin de konuşan Kamacı, “ CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar, uydurma dosyalar, talimatla yürüyen soruşturmalar, yargı eliyle siyaset dizayn etme çabaları artık herkesin gözü önündedir. Antalya’da yaşanan süreç ise bunun en çarpıcı örneklerinden biridir. Antalya’da yürütülen soruşturmalarda dosyaların içinin boş olduğu ortadadır. Somut delillere dayanmayan iddialarla, hukuki temelden yoksun suçlamalarla bir süreç işletilmektedir. Üstelik bu süreçte hukuk devleti ilkesine açıkça aykırı uygulamalar yapılmaktadır. Sağlık sorunları bulunan bir belediye başkanının tutuklu yargılanması, adalet duygusunu derinden yaralamaktadır. Oysa hukukta tutuklama bir istisnadır, cezalandırma aracı değildir” sözlerini kaydetti.
“HUKUKİ DEĞİL, TAMAMEN SİYASİ”
Antalya Büyküşehir’e yönelik operasyonun siyasi olduğunu savunan Kamacı, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Diğer yandan içi boş ifadelerle görülmeye başlanan dava süreci devam ederken; savcı değişikliklerinin yaşanması, dosyaların yönünün talimatlarla değiştirilmesi, İstanbul merkezli müdahalelerin Antalya’ya uzanması ve yeni operasyonların yapılması; bu sürecin hukuki değil, tamamen siyasi olduğunu açıkça göstermektedir. Bugün Antalya’da yürütülen bu süreç, bir yargılama değil, bir siyasi operasyondur. Amaç bellidir. Halkın oyuyla seçilmiş belediye başkanlarını itibarsızlaştırmak, CHP’li belediyeleri çalışamaz hale getirmek ve milletin iradesini gölgelemektir. Ama biz buradan 31 Mart seçim zaferimizin 2. yılında açıkça haykırıyoruz; “ne yaparlarsa yapsınlar başaramayacaklar. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler, bu ülkenin umuduyuz. Bu ülkenin geleceğiyiz Nasıl ki 31 Mart’ta Türkiye’nin birinci partisi olduysak, nasıl ki Antalya’da tarih yazdıysak, çok yakında Türkiye’de de halkın iktidarını kuracağız.”




