Yılmaz Erdoğan’ın Netflix’te yayınlanan Organize İşler: Karun Hazinesi dizisindeki kam davulu sahnesiyle başlayan tartışmalar sürerken, müzisyen Gökhan Kırdar’dan dikkat çeken bir açıklama geldi. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde konuşan Kırdar, kam davulunun özel adının “Tüür” olduğunu belirterek, bu enstrümanın eski Türk kültüründeki ve inançlarındaki yerine dikkat çekti. Kam davulunun her ortamda kullanılmaması gerektiğini ifade eden Kırdar, kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması için uygun alanlarda değerlendirilmesinin önemini vurguladı.

ORGANİZE İŞLER: KARUN HAZİNESİ KAM DAVULU TARIŞMASI ALTIN PORTAKAL’DA

Yılmaz Erdoğan’ın Netflix’te yayınlanan Organize İşler: Karun Hazinesi dizisinde yer alan kam davulu sahnesi, eski Türk inançları ve Gök Tengri kültüründe kutsal kabul edilen bir sembolün suç dünyası ve yasaklı madde ticaretiyle ilişkilendirilmesi nedeniyle sosyal medyada büyük tepki çekmişti. Diziyi protesto eden izleyicilerin kitlesel olarak 1 puan vermesiyle yapımın IMDb puanı 2,4’e kadar gerilemiş, dizi platformun en düşük puanlı Türk yapımları arasında yer almıştı. Tartışmalar sürerken bu kez Antalya’dan dikkat çeken bir açıklama geldi. Antalya’da 63’üncü kez düzenlenen Altın Portakal Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması Jüri Üyesi olan, Yerine Sevemem ve Üstüme Basıp Geçme Cendere gibi şarkılarıyla tanınan müzisyen Gökhan Kırdar, kam davulunun kültürel önemi ve kullanım alanlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Organize İşler Karun Hazinesi Kam Davulu Tartışması Altın Portakal’a Taşındı!1 (1)

GÖKHAN KIRDAR ALTIN PORTAKAL JÜRİSİNDE YER ALDI

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu yıl 63’üncü kez sinemaseverlerle buluşuyor. İlk kez 1964 yılında Avni Tolunay’ın girişimiyle gerçekleştirilen festival kapsamında 115 film gösterimi yapılacak. Festivalin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması Jürisi’nde yer alan müzisyen Gökhan Kırdar, Demirören Haber Ajansı’na (DHA) özel açıklamalarda bulundu. Daha önce 2010 yılında da Altın Portakal Film Festivali’nde jüri üyeliği yaptığını belirten Kırdar, festivalde hem müzisyen hem de film müzikleri sanatçısı olarak bulunmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti. Kırdar, "Bu festivalde hem müzik yıldızı kimliğimle hem de film müzikleri yapan bir artist olarak bulunmak benim için çifte mutluluk. Sesle görselin bir arada mükemmel şekilde senkronize olabilmesi, kurgulanabilmesi, tasarlanabilmesi ve yerleştirilebilmesi, o filmin, o sanat eserinin görsel olarak değerli hale gelmesini ve ödüllendirilecek kadar mükemmel sonuçlar almasıyla sonuçlanabilir" dedi.

GÖKHAN KIRDAR’DAN ANTALYA VE ALTIN PORTAKAL YORUMU

Antalya’nın coğrafi özellikleri ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yapması hakkında da değerlendirmelerde bulunan Gökhan Kırdar, Altın Portakal Film Festivali’nin kent için önemli bir gelenek haline geldiğini söyledi. Antalya’nın sanatsever bir kitleye sahip olduğunu belirten Kırdar, festivalin uzun yıllar devam edeceğine inandığını dile getirdi. Kırdar, "Antalya'da neredeyse biz doğmadan önce başlayan bir gelenek bu artık. Antalya zaten coğrafi olarak da insanların çok rahatladığı, iyi vakit geçirmek istedikleri bir şehir. Bereketli bir şehir, cennetvari bir ortam, coğrafya var. Sanata çok zaman ayırabilme şansını bulan bir şehir Antalya. Her yıl böylesine büyük uluslararası bir festivalle mutlu olabilecekleri bir seyirciye, güzel bir insan topluluğuna, sanatsever Antalya halkına sahip olması, bu festivalin sonsuza kadar devam etmesini sağlayacak diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Organize İşler Karun Hazinesi Kam Davulu Tartışması Altın Portakal’a Taşındı!1 (4)

KAM DAVULUNUN KULLANIMI HAKKINDA KONUŞTU

İlk kam davulu projesi olan 'Tüür Yağmur Duası' için kapsamlı araştırmalar yaptığını aktaran Gökhan Kırdar, son dönemde kam davulunun hangi ortamlarda kullanılması gerektiğine ilişkin tartışmalara da değindi. Her enstrümanın kendine özgü bir ruhu olduğunu belirten Kırdar, bir müzik aletinin anlam kazanmasında onu çalan kişinin niyetinin ve yaklaşımının önemli olduğunu ifade etti. Kırdar, "Son günlerde kam davulunun nerede kullanılması, nerede kullanılmamasıyla ilgili gündem var. Her enstrümanın bir ruhu var. O enstrümanı çalan müzisyen hangi ruhla onu ortaya koyuyorsa, o enstrüman o şekilde anlam kazanıyor. Enstrümanları totemleştirmek yerine, onu çalan insanların hangi niyetle ve amaçla onu çalmasının daha değerli olduğunu ve bu şekilde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum" şeklinde konuştu.

“TÜÜR DAVULUMUZ KÜLTÜRÜMÜZÜN VE KÖKLERİMİZİN DAVULU”

Kam davulunun özel adının Tüür olduğunu belirten Gökhan Kırdar, bu enstrümanın kültürel mirasın bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kırdar, kam davulunun kullanım alanlarına ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Tüür davulumuzun da kültürümüzün, köklerimizin davulu olarak uygun ortamlarda yer alması gerekir. Kamlara özel olan davulların da o tür ortamlarda, o tür filmlerde ve senaryolu noktalarda ele alınması, kimseyi incitmeden kültürümüzü ayakta tutacaktır. Onu genelde çalan müzisyenlerin zaten kam olmaları ve 'kam' dediğimiz şeyin de spiritüel anlamda yaratıcıya minnet, sevgi ve dua için yapılan ortamlarda öne çıkan, o davulla spiritüel dua gerçekleştiren bir misyonu olması anlamında, çaldığı davul ona özeldir.”

Organize İşler Karun Hazinesi Kam Davulu Tartışması Altın Portakal’a Taşındı!1 (2)

Kaynak: Haber Merkezi