Saadet Partisi (SP) Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyesi ve Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, kripto varlıklar ve vergi adaleti üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Kripto varlıkların hayatın bir gerçeği olduğunu ve vergisel bir çerçeveye kavuşturulmasına ilkesel olarak itiraz etmediklerini belirten SP YİK Üyesi ve Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, mevcut teklifin belirsizlikler içerdiğini ve mağduriyetlere kapı araladığını savundu. Vergi adaletinin asgari ücretli ve emekli üzerindeki yükü artırmakla değil, kuralların açık olması ve yükün adil dağılmasıyla sağlanacağını vurgulayan SP Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, bahis reklamlarına yönelik düzenlemelerin ise sadece vergi tekniğiyle değil, kurumsal sorumlulukla ele alınması gerektiğini ifade etti.

"KÜÇÜK YATIRIMCININ SIRTINA YÜK BİNDİRMEYİN"

TBMM kürsüsünde konuşan Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, kripto varlıklarla ilgili açık, öngörülebilir ve güven veren bir sistemin kurulması gerektiğini dile getirdi. Küçük yatırımcının sırtına yük bindiren değil, onu koruyan bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu kaydeden Kılıç, "Mevcut düzenleme belirsizlik içeriyor, mağduriyetlere kapı aralıyor. Bakınız iktidar bu teklifi vergi adaletini güçlendiriyoruz. Belirliliği artırıyoruz. İhtilafları azaltıyoruz diyerek savunuyor" dedi.

"GÜVEN VEREN SİSTEM KURMAK ZORUNDASINIZ"

"Vergi adaleti" kavramının sözde kaldığını, uygulama noktasında ortaya farklı tabloların çıktığını vurgulayan Kılıç, "Bir tarafta asgari ücretli, emekli, sabit gelirli vatandaş her gün yeni bir yük altında eziliyor. Diğer tarafta vergi istisnaları, yetki devirleri ve ayrıcalıklı düzenlemelerle adalet duygusu bir kez daha zedeleniyor. Vergi adaleti yalnızca yeni vergi koymakla sağlanmaz. Vergi adaleti kuralların açık olmasıyla, yükün adil dağılmasıyla, teşvikin de istisnanın da kamu yararına göre sınırlandırılmasıyla sağlanır. Teklifin kripto varlıklara ilişkin maddelerine baktığımızda da aynı yaklaşımı görüyoruz. Kripto varlıklar artık hayatın bir gerçeğidir. Bunların vergisel bir çerçeveye kavuşturulması doğaldır. Buna ilkesel olarak itiraz etmiyoruz. Ancak siz bu alanı düzenlerken açık, öngörülebilir ve güven veren bir sistem kurmak zorundasınız. Oysa teklifte satışla transfer arasındaki ayrım net değil. Rayiç değerin nasıl belirleneceği net değil. Platform içi ve platform dışı işlemlerin nasıl izleneceği net değil. Buna karşılık Cumhurbaşkanı'na oranı artırma ya da indirme yönünde geniş bir yetki tanınıyor. Yani belirlilik vaat edilirken yeni belirsizlikler üretiliyor. Kanunilik ilkesi güçlendirilmiyor. Aksine idarenin ve yürütmenin takdir alanı genişletiliyor. Bu da hukuki güvenliği zedeliyor" diye konuştu.

"EĞER GERÇEKTEN SAMİMİYSENİZ..."

Şans ve bahis oyunlarına ilişkin reklam giderlerinin matrahtan indirilememesine yönelik düzenlemenin ise toplumsal yönü itibariyle anlaşılabilir bir adım olduğunu kaydeden Kılıç, şunları kaydetti: "Çünkü bugün dijital mecralarda televizyonlarda telefon uygulamalarında gençleri ve dar gelirli vatandaşları hedef alan yoğun bir bahis ve kumar reklamı baskısı vardır. Bu alanın toplumsal maliyeti ağırdır. Borçlanma artmakta, bağımlılık yaygınlaşmakta, aileler yıkıma sürüklenmektedir. Bu nedenle kamunun bu faaliyetleri vergisel olarak teşvik etmemesi doğrudur. Ancak burada da mesele yalnızca bir gider yazma yasayıyla çözülemez. Eğer gerçekten samimiyseniz, internet sitelerinden televizyonlara kadar bu reklam düzenini topyekun ele almanız gerekir. Yani mesele yalnızca vergi tekniği değil, kurumsal sorumluluk meselesidir."

Muhabir: Tahsin CAN ÖNALP