Eğitim Sen Antalya Şubesi ve eğitim emekçileri, İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Eğitim Sen, Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullara gönderdiği, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri” konulu yazıya sert tepki gösterdi. Basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, söz konusu uygulamanın Anayasa’nın laiklik ilkesine ve eğitimin bilimsel niteliğine aykırı olduğunu belirterek kamuoyuna çağrıda bulundu.

“OKULLAR TEKKE YA DA MEDRESE DEĞİLDİR"

Başkan Öztürk, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in imzasıyla 81 il valiliğine gönderilen yazının okulları tek bir din ve mezhebin uygulama alanına dönüştürmeyi amaçladığı ifade etti. Öztürk, “Okullarımız tekke de medrese de değildir. Milli Eğitim Bakanlığı, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletinin gereklerine uygun hareket etmek zorundadır” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Kadir Öztürk Laiklik Açıklaması

“LAİKLİK İLKESİNE VE MEVZUATA AYKIRI"

Öztürk açıklamasında, 12 Şubat 2026 tarihli yazının 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’na ve Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği’ne aykırı olduğu savunarak, "Sayın Bakan taraflı uygulamalarını her ne kadar bu yönetmeliğe dayandırsa da ilgili yönetmelik ekinin çizelgelerinde böyle bir etkinlik türü bulunmamaktadır. Okullar, farklı inançlara sahip veya belli bir inanç sistemine sahip olmayan öğrencilerin bir arada eğitim aldığı, kamusal alanlardır. Eğitim kurumlarında tek bir dinin ibadetlerini merkeze alan etkinlikler planlamak, devletin inançlar karşısındaki tarafsızlığını ortadan kaldırmaktadır" dedi.

"ÖĞRENCİ VE ÖĞRETMENLER FİŞLENMESİNİN YOLU AÇILACAKTIR"

Öztürk konuşmasının devamında, "Dolayısıyla bu durum laiklik ilkesine aykırıdır. Bakanlık bu yazıyla öğretmen ve öğrencilerin katılımı şeklinde planlanan etkinlikleri okul ve mesai saatleri dışında (iftar ve sahur programları vs.) gerçekleştirmeyi öngörmektedir. Öğretmenlerin çalışma saatleri ve görev tanımları yasalarla belirlenmiştir; hiçbir eğitim emekçisi, rızası dışında bu ve benzeri faaliyetlerde görev almaya zorlanamaz. “Gönüllülük” adı altında yürütülen bu etkinliklerle, etkinliğe katılmayan öğrenci ve öğretmenler fişlenmesinin yolu açılacaktır. Öğrenciler akran zorbalığına maruz kalacak ve toplumsal dışlanma yaşamaları kaçınılmaz olacaktır" diye konuştu.

"ÖĞRETMENLER MESAİ DIŞINDA ZORLANAMAZ"

Öğretmenlerin görev ve çalışma saatlerinin yasalarla belirlendiği dikkat çeken Öztürk, "Biz, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adı altında eğitim kurumlarının ibadethaneye dönüştürülmesine sonuna kadar karşı çıkacağız. Öğretmenlerin mesai saati dışında çalışmalarını kabul etmeyeceğiz. Üyelerimizi ve eğitim emekçilerini bu, hukuka aykırı görevlendirmelere karşı hazırladığımız örnek dilekçelerle yasal haklarını kullanmaya davet ediyoruz. Bu yazıyı/talimatı mahkemeye taşıdık, bir an önce kararın çıkmasını umuyoruz. Millî Eğitim Bakanlığını, Anayasa’ya ve Milli Eğitim Temel Kanunu’na açıkça aykırı bu tür “fiili durum yaratma” yönteminden derhal vazgeçmeye çağırıyoruz. Laik, bilimsel ve kamusal eğitime aykırı her türlü uygulama eğitim emekçileri ve halkımız tarafından kabul edilmeyecektir. Sarayın saltanatına izin vermeyecek, siyasal İslam’a boyun eğmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

Kaynak: HABER MERKEZİ