Akdeniz’in incisi Antalya bugün sabah saatlerinde peş peşe meydana gelen depremlerle sarsıldı. Sabah saat 09.00 sularında Kaş açıklarında meydana gelen 4.5 büyüklüğündeki deprem, kenttep aniğe neden oldu. Yetkililer tarafından yapılan açıklamada herhangi bir can ve mal kaybım meydana gelmediği belirtilirlerken ilerleyen saatlerde de depremler devam etti. Peş peşe 4 ve üzerinden yaşanan depremlerin konumu ise Akdeniz olarak belirlendi. Bölgede deprem hareketliliği devam ederken Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı ise yaşanan gelişmelerin ardından önemli açıklamalarda bulundu.

JMO BAŞKANI’NDAN AÇIKLAMADA

Başkan Karancı yaptığı açıklamada geçtiğimiz yıl Akdeniz’de tetiklenen deprem fırtınalarını hatırlattı. O zaman da bölgede bir deprem hareketliliği yaşandığını ve bu süreçte peş peşe depremlerin yaşandığını ifade eden Karancı, son 1 yılda AFAD verilerine göre Akdeniz açıklarında 165 tane deprem kaydedildiğini aktardı. Karancı, bölgede meydana gelen depremlerin büyüklüğü şu an için küçük olarak ölçülse pek çok defa Akdeniz’de büyük depremlerin meydana geldiğini ve bunların yıkıcı etkisi olduğunu vurguladı. JMO Başkanı risk alınmadan Antalya’nın depreme dirençli, bir kent haline getirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Afad Depremler

BÖLGEDEKİ RİSKE DİKKAT ÇEKTİ

Milattan sonra 365 yılında Akdeniz’de Girit açıklarında 8.5 büyüklüğünde yıkıcı bir deprem yaşandığını belirten Karancı, “Bu bölgede 2000 yılından bugüne kadar 2 bin 659 deprem olmuş. Sadece son bir yılda 165 tane deprem kaydedilmiş. AFAD verilerine göre. Bu depremlerin hepsi aynı mekanizmadan kaynaklanıyor. Afrika levhası, Anadolu levhasının altına dalıyor. Böylece peş peşe depremler yaşanıyor. Son derece hareketli bir bölge. Milattan sonra 365 yıllında da Girit merkezinde 8.5'in üzerinde devasa deprem meydana gelmiş. 1303 yılında Lodos depremi meydana gelmiş. Bunların hepsi yıkıcı depremler. Bu bölge tektonik olarak çok aktif bir bölge ve büyük depremler üretme potansiyeli olan dalma-batma-zonu. Bu yapı kendisin çok karakterize edip, gösteriyor. Bizim bunu doğru okumamız lazım ve doğru önemleri almamız lazım” dedi.

Kaş Genel 2

BÖLGEDE DEPREM FIRTINASI

Kaş açıklarındaki deprem fırtınasını dikkatli bir şekilde takip ettiklerini belirten Karancı, “Bugün en son takip ettiğimde 10’ncu deprem meydana gelmişti. Buradaki hareketliliği bizler de takip ediyoruz. Bölge çok hareketli. Depremlerin geneli 5’ten küçük olsa da bölgede büyük depremin meydana gelme riski de var” diye konuştu.

Deprem Bildirimi Açma 4

AKSU’DAKİ DEPREMİ HATIRLATTI

Antalya’nın Aksu ilçesinde 16 Aralık 2025 tarihinde meydana gelen depremi hatırlatan Karancı, “Aksu’da meydana gelen deprem de bir dalma batma zonun kara altındaki etkisiydi. Çok daha derin bir depremdi o. Yaklaşık 96 kilometre derinliğindeydi dolayısıyla depremin etkisini biz geniş alanlarda hissettik ama hissiyatımız daha azdı. Buradaki depremler biraz daha sığ depremler. Yaklaşık 20 kilometre, 30 kilometre derinliğinde depremler” ifadelerini kullandı.

FETHİYE-BURDUR FAYZONU RİSK TAŞIYOR

Antalya’da çok yakın olan ve uzunluğu 300 kilometreyi bulan Fethiye-Burdur Fayzonu’nun büyük bir deprem üretme potansiyeli olduğunu ve buradaki fayın risk taşıdığını kaydeden Karancı, “Antalya olarak biz ya bu Akdeniz Körfezi’nin içerisindeki bu dalma-batma-zonundan meydana gelebilecek depremlerden etkilenebilir ya da hemen Antalya’ya 100 kilometre olan uzaklıkta olan Fethiye-Burdur Fayzonu ki 300 kilometreyi bulan bir uzunluğu var… Bu fayda geçmişte 7’nin üzerinde depremler üretti. Bu fay hatları Antalya için risk taşıyor her zaman” dedi.

Mustafa Karancı Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı

DEPREM HAFTASI

Dünyada 1 ile 7 Mart tarihleri arasında kutlanan Deprem Haftası’nın Türkiye’de bir anma haftası haline geldiğini ve bunun değişmesi için gerekli adımların atılması gerektiğinin altını çizen Karancı, “1-7 Mart haftası aslında Deprem Haftası. Bizim ülkemizde maalesef yakın tarihlerde çok derin acılar yaşandı. 17 Ağustos ve 6 Şubat gibi derin acıların olduğu tarihler var maalesef. Ben bu haftayı aslında bir anlama haftası olarak değil de depremi ve yer bilimini anlama haftası olarak değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum. Biz artık depremlerle yaşamayı öğrenmeliyiz. Toplum olarak da öğrenmeliyiz. Önlem ve tedbirleri bugünden hızlı bir şekilde almamız gerekiyor” sözlerini kaydetti.

ÖNLEMLER ALINMALI

Belediyelerin ve yapı denetçilerinin denetimlerini doğru yaparsa ve sağlam binalar yapılırsa Türkiye’nin artık depremlerde acılar yaşayan bir ülke olmaktan çıkacağını vurgulayan Karancı açıklamasına şu sözlerle son verdi:

“Burada da en önemli konu belediyeler ve yapı denetim kuruluşlarının zemin etütlerini yerinde denetlemesi. Zemin ve temel etütlülerinin titizlikle gerçekleştiriliyor olması gerekiyor. Çünkü siz bina yaparsınız, binada sadece mühendis hataları ve malzeme eksiği nedeniyle binalar hasar alıp yıkılmıyor. Aynı zamanda yapı zemin ilişkisi doğru kurulamadığı için binalar yıkılıyor. Bu noktada mutlaka ilgili idarelerinin yapı denetim kuruluşlarının sahada denetimlerinin arttırılması zemin etütlerinin yerinde denetlenmesi gerekiyor. Umut ediyorum ki artık depremlere tamamen dirençli bir şehir haline geliriz ve 1-7 Mart haftasını anma değil bilinçlenme haftasına evirtebiliriz.”

Muhabir: Tahsin CAN ÖNALP