CHP Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Korkuteli Belediye meclis üyeleri diş hekimi Koray Küçüksarı ile iş insanı Alper Köken partilerinden ihraç edildi. İki ismi ihraca götüren sürecin Arasta Projesi hakkında bilgi talep etmeleri üzerine başladığı öğrenilmişti. İki meclis üyesinin partilerinden ihraç edilmesi krize neden oldu. İş İnsanı Alper Köken uzun bir süre sonra sessizliğini bozarak dün akşam saatlerinde çok sert açıklamalarda bulundu. Belediye yönetimini hedef alan Köken, “Korkuteli halkından aldığımız oy, boynumuza asılı namus borcudur. Bu namusa halel getirmeyecek ve belediyeyi çiftlik etmeye çalışanlara karşı da tavizsiz mücadelemi sürdüreceğim.” dedi.

ALPER KÖKEN’DEN AÇIKLAMA GELDİ

Köken açıklamasında ilk olarak ihraç sürecini eleştirdi. Kendisine savunma hakkı verilmediğini belirtti. Köken, “Kamuoyunca da bilindiği üzere CHP Antalya İl Disiplin Kurulu tarafından hakkımda “İHRAÇ” kararı verilmiş bulunmaktadır. Aylar öncesinden başlatılan bu disiplin süreci ile ilgili bugüne kadar partimizi kamuoyunda tartıştırmamak adına tarafımca herhangi bir açıklama yapılmamış, yöneltilen ısrarlı sorular da cevapsız bırakılmış ve sürecin tamamlanması beklendi.” dedi.

SAVUNMA HAKKI ELEŞTİRİSİ

Köken, “Partimizin Korkuteli İlçe Başkanlığı tarafından şahsıma tebliğ edilen 26.01.2026 tarihli yazı ile başlatılan süreçte ne İlçe Başkanlığı ne İl Başkanlığı ne de İl Disiplin Kurulu tarafından şahsıma yöneltilen suçlamanın ne olduğu açıklanmamış, her aşamada tarafıma yöneltilen suçlamanın ne olduğunun açıklanması talebim karşılıksız bırakılmıştır. Bu suretle savunma hakkım açık biçimde elimden alındı.” sözlerine yer verdi.

DİSİPLİN SÜRECİ NASIL BAŞLADI

Nihayet İl Disiplin Kurulu’nun 01 Mayıs 2026 kararı ile suçunun ne olduğunu öğrendiğini kaydeden Köken, “İl Disiplin Kurulu’nun kararına göre; belediye başkanı ile aramızda sorunlar varmış, belediye başkanı ve ilçe başkanı tarafımla görüşmüş ve bu anlaşmazlıkları gidermiş, fakat ben bu anlaşmazlıkları ısrarla sürdürmüş ve nihayet kamuoyunda da tartışılmaya devam eden Arasta Projesi ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulunmuşum. Özetle suçum; “Arasta Projesi hakkında kamuoyunda herkesçe konuşulan ve tartışılan birtakım iddiaların araştırılması için Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulunmak” olarak belirtilmiş.” ifadelerine yer verdi.

“KORKUTELİ HALKINA KARŞI DA NAMUS BORCUMUZDUR"

Köken, “Öncelikle belirtmek gerekir ki; söz konusu başvuru meclis üyesi mevkidaşım Koray Küçüksarı ile birlikte tarafımca yapılmış olup hiç kimse hakkında herhangi bir suçlama içermemektedir. Bu başvurunun tek amacı; başvuru dilekçesinde de açıkça belirttiğimiz üzere Arasta Projesi hakkında hem geçmiş dönem hem de mevcut döneme ilişkin kamuoyunda yüksek perdeden dile getirilen ve hem partimizi hem de meclis üyesi olarak şahsımızı haksız bir töhmet altında bırakan iddiaların araştırılarak açıklığa kavuşturulmasıdır. Herkes bilmelidir ki bu başvuru; şeffaf ve hesap verebilir siyaset anlayışımızın bir gereği ve bizi meclis üyesi olarak seçen Korkuteli halkına karşı da namus borcumuzdur. Bu başvuruyu yaparken durduğum noktadan bir adım geri atmadığımı ve atmayacağımı da herkes bilmelidir. Bu süreçte attığım imzayı geri çekmemi, bir küçük özür ile ihraç kararından kurtulacağımı telkin edenler de bilmelidir ki; bana dayattıkları disiplin sopasından çekinip te inandığım değerlerden taviz vereceğimi düşünenlerin sonu hüsrandır.” dedi.

“HUKUKSZU KARARA KARŞI DA MÜCADELEMİ SÜRDÜRECEĞİM”

Antalya Körfez Gazetesi muhabiri Ertuğrul Gün'ün haberine göre; Köken, açıklamasının devamında dört önemli hususa değinerek bunların iyi anlaşılmasını ve bilinmesini istedi. Köken, “Benim siyasi hayatım ve mücadelemde Cumhuriyet Halk Partisi dışında bir mecra yoktur, olmayacaktır. Bize ata mirası olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuruluşundan bugüne temsil ettiği ilkeler uğruna hem parti içinde hem parti dışında mücadele etmek namus borcumuzdur. Önce Yüksek Disiplin Kurulu’nda sonra da mahkemelerde bu hukuksuz karara karşı da mücadelemi sürdüreceğim.” sözlerine yer verdi.

“ACİZLERİN BİZE VERECEĞİ BİR DERS YA DA NASİHAT TE YOK”

Köken, “Belediye başkanının kocasına karşı örgütün itibarını korumak” iddiasıyla göreve gelip ilk günden bugüne bu itibarı paspas ederek “emir eri”ne dönüşenlere karşı da mücadelem tavizsiz sürecektir. Belediye Başkanlığı makamındaki Cumhurbaşkanı fotoğrafının yanına CHP Genel Başkanı’nın fotoğrafını bile astıramayan acizlerin bize vereceği bir ders ya da nasihat te yoktur. Ben bu partinin sayısız isimsiz neferinden biriyim. Gücüm ne birini bir göreve getirmeye ne de oradan indirmeye yetmez. Ancak haklılığım ve eğilmeyen başım, davasına ihanet edenlerin uykusunu kaçırmaya devam edecektir.” açıklamasına yer verdi.

“MUHAKKAK TARİHİN HAFIZASI KAYDEDECEK”

Köken, ilçede kazanılan belediye başkanlığı seçimine atıfta bulunarak, “Biz yarım asır sonra altı oklu bayrağı Korkuteli burcuna dikmenin haklı gururunu yaşarken, bizi seçen halka hizmet etme makamını belediye başkanının kocasına çiftlik edenleri, “her şeyi ben bilirim” anlayışına boyun eğen, buna göz yuman ve gündelik menfaatleri için hakkı söylemekten imtina edenleri de muhakkak tarihin hafızası kaydedecektir. Korkuteli halkından aldığımız oy, boynumuza asılı namus borcudur. Bu namusa halel getirmeyecek ve belediyeyi çiftlik etmeye çalışanlara karşı da tavizsiz mücadelemi sürdüreceğim.” dedi.

“HİÇBİR CHP’Lİ SAVCILIĞA BAŞVURMAYI SUÇ SAYAMAZ”

Köken, “Cumhuriyet Halk Partisi gündelik konjonktürün partisi değildir. Gündelik siyasi hedef ve menfaatlere göre siyaset yapılacak parti de değildir. Cumhuriyet Halk Partisi, savaş meydanlarında kan ve ter akıtarak, boynunda idam fermanlarıyla millet için çalışarak kurulmuş, devlet kurmuş ve yaşatmış bir partidir. Şaibenin bu partide işi yoktur. Her CHP’li hesap verebilir olmalı ve bundan çekinmemelidir. Bizim millete karşı sorumluluğumuz budur. Hiçbir CHP’li hiçbir sebeple “bizden olanı görmezden gelelim” diyemez. Hiçbir CHP’li savcılığa başvurmayı suç sayamaz. Maalesef partimize hakimiyet kuran ve her yolu mübah gören bu anlayışa karşı da mücadelem sürecek.” açıklamasında yer verdi.

“YAŞASIN CUMHURİYET HALK PARTİSİ”

Son olarak ise açıklamasını, “Bilirim ki; gecenin en karanlık anı, şafağa en yakın andır. Elbet şafak sökecek, ak ile kara ayrılacaktır. Adaletsizlik ve yoksulluğun pençesinde can çekişen bu ülkenin umudu yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Bu inançla ve avazım çıktığı kadar haykırıyorum; yaşasın cumhuriyet halk partisi.” sözleri ile sonlandırdı.

Kaynak: ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ-ERTUĞRUL GÜN