Antalya’da Kışla Mahallesi 298 ada 71 parselde bulunan 4 katlı eski binanın otele dönüştürülmesine yönelik hazırlanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği, Muratpaşa Belediye Meclisi’nde oy çokluğuyla kabul edildi. MHP grubu gündem maddesine ret oyu verirken, AK Parti ve CHP grubu “evet” yönünde oy verdi. Karar tartışmaları ve tepkileri de beraberinde getirdi. TMMOB Antalya İl Koordinasyon Kurulu Sekreteryası Mustafa Karancı, plan değişikliğinin falezler, ulaşım, yapılaşma yoğunluğu ve çevredeki konut dokusu açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
MURATPAŞA BELEDİYE MECLİSİ'NDE UYGUN BULUNDU
Antalya’da Türk Kızılay’a ait Kışla Mahallesi 298 ada 71 parselde bulunan taşınmazın mevcut “Konut Alanı” kullanımının “Otel Alanı”na dönüştürülmesine yönelik hazırlanan imar planı değişikliği, Muratpaşa Belediye Meclisi’nin 5 Ağustos 2026 tarihli toplantısında oy çokluğuyla uygun bulundu. Plan değişikliğinin ardından gözler, konunun ele alınacağı Eylül ayındaki Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısına çevrildi. Plan değişikliğine ilişkin TMMOB Antalya İl Koordinasyon Kurulu tarafından hazırlanan basın açıklamasında, plan kararının yalnızca kullanım değişikliği olarak değerlendirilmemesi gerektiği vurgulandı. TMMOB Antalya İl Koordinasyon Kurulu Sekreteryası Mustafa Karancı, plan değişikliğinin üst ölçekli plana uygun olmasının tek başına yeterli olmadığını belirtti.

“UYGUN OLDUĞU ANLAMINA GELMEMEKTEDİR”
Karancı açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, Kışla Mahallesi’nde bulunan 298 ada 71 parsel, yürürlükteki 1/1000 ölçekli uygulama imar planında “Konut Alanı” kullanımında ve A-4 yapılaşma koşullarında yer almaktadır. Muratpaşa Belediyesi’nin 05.08.2026 tarihli meclis toplantısında, 1/5000 ölçekli nazım imar planına uygun olarak hazırlanmış olan 298 ada 71 parselin “Otel Alanı” kullanımına dönüştürülmesi ve alana ilişkin plan notları eklenmesine yönelik 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği uygun bulunmuştur. Plan değişikliklerinin üst ölçekli plan kararlarına uygun olması, planlama hiyerarşisinin temel gerekliliklerinden biridir. Ancak üst ölçekli plana uygunluk, bir plan değişikliğinin tek başına şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açısından uygun olduğu anlamına gelmemektedir. Alt ölçekli planlama sürecinde alanın özgün mekânsal ve çevresel koşulları ile önerilen kullanımın çevresine getireceği etkilerin ayrıca ve bütüncül olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.”

“İLAVE VE AYRICALIKLI YAPILAŞMA HAKLARI TANINMAKTADIR”
Karancı, plan değişikliğiyle birlikte alana ek yapılaşma imkânları getirildiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Önemle belirtmek gerekir ki söz konusu plan değişikliği ile yalnızca mevcut kullanım kararının “Konut Alanı”ndan “Otel Alanı”na dönüştürülmesi söz konusu değildir. Plan değişikliği ve plan notları ile alana ilave ve ayrıcalıklı yapılaşma hakları tanınmaktadır. Bu nedenle önerinin, yalnızca bir kullanım/fonksiyon değişikliği olarak değil, aynı zamanda mevcut yapılaşma koşullarını değiştiren ve alanda ilave yapılaşma imkânı yaratan bir planlama kararı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Tanınan bu ilave ve ayrıcalıklı yapılaşma haklarının; alanın doğal eşikleri, mevcut yapılaşma karakteri, ulaşım ve altyapı kapasitesi ile yakın çevredeki konut dokusu üzerindeki etkileri birlikte ele alınmalıdır. Söz konusu parselin bulunduğu bölgenin Antalya falezleri üzerinde ve yakın çevresinde yer alan hassas kentsel ve doğal doku ile ilişkisi de bu değerlendirmede dikkate alınmalıdır. Falezler gibi doğal ve çevresel açıdan hassas alanlarda yapılaşmaya ilişkin kararların tekil parsel ölçeğinde değil, alanın bütünü ve çevresiyle olan ilişkisi gözetilerek ele alınması gerekmektedir. Öte yandan plan değişikliği, alanın taşıma kapasitesi ve doğal eşikleri gözetilerek değerlendirilmelidir.”

DOĞAL SİT ALANINA DİKKAT ÇEKİLDİ
Plan değişikliğinin parselin güneyinde bulunan doğal sit alanı ve falezler üzerindeki olası etkilerine de dikkat çeken Karancı, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Ayrıca, parselin güneyinde yer alan doğal sit alanının bu plan değişikliğinden ve önerilen otel kullanımından olumsuz etkilenmesinin önüne geçilmesi gerekmektedir. Falezler üzerinde faaliyet gösteren otel işletmelerinin geçmişte denize ulaşım sağlamak amacıyla tünel, asansör, merdiven ve platform gibi girişimlerde bulunduğu ve bu uygulamalar falezlerin doğal yapısında tahribata sebebiyet vermektedir. Bu nedenle söz konusu parselde önerilen otel kullanımının, güneyindeki doğal sit alanı ve falezler üzerinde benzer müdahale ve tahribatlara yol açması söz konusudur. Özellikle plan notlarıyla getirilen ilave yapılaşma haklarının; bodrum katı, havuz ve benzeri yapılaşma unsurlarıyla birlikte falezlerin doğal yapısı ve çevresel dengesi üzerindeki olası etkilerinin ayrıca incelenmesi gerektiği kanaatindeyiz. Hassas bir doğal çevrede, parsel bazında sağlanan ilave yapılaşma imkânlarının zaman içerisinde benzer taleplere emsal oluşturabileceği ve bu durumun falezlerin bütüncül korunması açısından önemli sonuçlar doğurabileceği de göz ardı edilmemelidir.”
ULAŞIM VE TRAFİK YÜKÜNE VURGU
Otel kullanımının çevrede oluşturabileceği ulaşım ve trafik yüküne de değinen Karancı, şu ifadeleri kullandı: “Ayrıca konut kullanımının turizm kullanımına dönüştürülmesi, sürekli nüfus ve buna bağlı sosyal donatı ihtiyacını azaltıyor gibi görünse de turizm kullanımı farklı ve önemli bir kentsel yük oluşturmaktadır. Otel kullanımı; servis, ziyaretçi ve çalışan hareketliliği, giriş-çıkışlar, otopark ihtiyacı ve gün içerisinde değişkenlik gösteren trafik yoğunluğu nedeniyle bulunduğu çevrenin ulaşım altyapısı ile birlikte değerlendirilmelidir. 298 ada 71 parselin yakın çevresinde dar ve ağırlıklı olarak konut dokusuna hizmet eden sokaklar bulunmaktadır. Önerilen otel kullanımının meydana getireceği ilave araç ve servis trafik yükünün bu sokakların mevcut kapasitesiyle karşılanamayacağı düşünülmektedir. Bununla birlikte turizm tesislerinin kullanım biçiminden kaynaklanabilecek gürültü, servis hareketleri ve gece-gündüz devam eden kullanım yoğunluğunun, yakın çevredeki konut alanlarının yaşam kalitesi üzerindeki etkileri de göz önünde bulundurulmalıdır. Bir plan değişikliğinin değerlendirilmesinde yalnızca parselin kendi sınırları içerisindeki yapılaşma koşullarının değil, önerilen kullanımın çevresine ve kentsel sisteme getireceği toplam yükün dikkate alınması gerekmektedir. Özellikle falezler gibi doğal ve kentsel açıdan hassas alanlarda, tekil parseller üzerinden sağlanan kullanım ve yapılaşma avantajlarının, alanın bütünü açısından oluşturabileceği etkilerin ortaya konulması büyük önem taşımaktadır.”
"BÜTÜNCÜL BİR PLANLAMA YAKLAŞIMIYLA ELE ALINMALI"
Karancı, açıklamasının sonuç bölümünde ise plan değişikliğinin yeniden ve bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti: “Sonuç olarak; 298 ada 71 parselin konut kullanımından otel kullanımına dönüştürülmesine ilişkin plan değişikliğinin; falezlerin hassas doğal yapısı, plan notlarıyla alana getirilen ilave ve ayrıcalıklı yapılaşma hakları, bodrum ve havuz gibi kullanımların oluşturabileceği etkiler, mevcut dar ulaşım ağı, otel kullanımından kaynaklanacak trafik ve servis yükü ile yakın çevredeki konut alanları üzerindeki gürültü ve yaşam kalitesi etkileri bakımından yeniden ve bütüncül bir şekilde değerlendirilmesi gerektiği görüş ve kanaatindeyiz. Falezler ve yakın çevresinde yapılacak kullanım ve yapılaşma değişikliklerinin tekil parseller üzerinden değil; doğal eşikler, yapılaşma yoğunluğu, ulaşım kapasitesi, altyapı olanakları, turizm-konut dengesi, çevresel etkiler ve mevcut yaşam çevresinin korunması birlikte değerlendirilerek, bütüncül bir planlama yaklaşımıyla ele alınması gerektiğini kamuoyunun bilgisine sunarız.”




