Masmavi denizi ve yemyeşil doğası ile bambaşka bir güzelliğe sahip olan Antalya, her yıl dünyanın dört bir tarafından milyonlarca insanın görmeye geldiği özel bir şehir. Milyonlarca yılda oluşan falezleri, tarihi ile kültürel zenginliği ve mavi bayraklı plajları ile Antalya, gelenlerin hayran kaldığı bir şehir. Fakat bu güzel şehrin kıyıları ise işgal atlında.
KIYILAR İŞGAL ALTINDA
Antalya’nın Konyaaltı, Kemer ve Belek gibi sahilleri kentin en çok bilinen ve vatandaşlar tarafından ziyaret edilen yerlerin başında geliyor. Buralar “Halk Plajı” olarak geçerken bazı özel işletmelerin ise buradaki alanları çevirip, kendilerininmiş gibi kullandığı görüldü. Özellikle Kemer Ay Işığı Plajı bu konuda en öne çıkan yerlerden biri oldu. Bu tür işletmelerin ise yaptığı Anayasaya göre suç teşkil ediyor.

ANAYASASI’NIN 43. MADDESİ
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 43. Maddesi’nde "Kıyılardan Yararlanma"yı düzenler. 43. Madde’de şu ifadelere yer veriliyor:
“Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.
Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.
Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkân ve şartları kanunla düzenlenir.”
2 TÜRLÜ İŞGAL VAR
Anayasa’da bulunan bu maddeye rağmen hala bazı özel işletmeler, deniz kıyılarını özgür bir işgal edebiliyor. Hatta durum öyle bir hale gelmiş ki işgaller de kendi içlerinde bölünmüş durumda. Bazı işletmeler “buraya kira ödediğini” söyleyerek plajları işgal ediyor, bazı ise şezlong ve şemsiye parası adı altında aslında giriş parası alarak Anayasayı çiğniyor.

“BEN BURAYA KİRA ÖDÜYORUM” İDDİASI
Bu alanların işgal edildiğini fark eden devlet yetkilileri; söz konusu işletmeye ceza kesiyor. Fakat bu ceza o kadar az olduğu için işletmeyi etkilemiyor ve bunu fırsatta çevirip, “Ben buraya kira ödüyorum” diyerek, ceza fişlini gösteriyor. Sanki alana kira ödüyormuş gibi göstererek, haksız ve hukuksuz bir şekilde plajı işgal ediyor.

ŞEZLONG VE ŞEMSİYE ÜCRETİ
Bir diğer işgal ise şemsiye ve şezlonglardan ücret talep edilmesi. Halk Plajı’na giriş ücretsiz olurken bazı işletmeler ise şezlong ve şemsiye ücreti adı altında giriş ücreti talep ediyor. Şemsiye ya da şezlong alınmazsa plaja vatandaşı sokmuyorlar. Bu da diğerleri gibi hukuksuz ve Anayasa’ya aykırı bir uygulama. Halka ait olan plajlardan kimse ücret talep edemez, kullanmasını da engelleyemez.
YETKİ KARMAŞASI
Bu hukuksuzlukları şikâyet eden vatandaşlar ise bürokratik adımlara takılıyor. Belediye diyor ki, burası “Bizim yetki alanımızda değil, burası turizm bakanlığına bağlı” ya da diyor ki, “Burası çevre bakanlığına bağlı.” Bakanlıklar da diyor ki, “Buranın yıkım yetkisi yerel yönetimde. Onların müdahale etmesi gerekiyor." Şikayet dosyası pimpon topu gibi kurumlar arasında gidip gelirken, sezon bitiyor. Bu özel işletmelerin ise yaptıkları yanına kar kalıyor ve gelecek yıl aynı uygulamaya devam ediyorlar.

TURİZMİ BALTALIYORLAR
Sadece bu da değil bu işletmeler bünyelerindeki lahmacun ve meşrubat gibi yiyecek ve içecekleri de fahiş fiyata satarak, turizmi de baltalıyor. Bu işletmelerin bu kanunsuzluklarına "dur" denmeli. Kıyılar halkın ve halkın kalmalı! Vatandaşlar yetkililere seslenerek bu işletmelerin sıkı bir şekilde denetlenmesini ve halk plajlarının artık “halk plajı” olmasını istiyor.





