Antalya’da tutuklu Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de aralarında bulunduğu 41 sanıklı davada yeni bir gelişme yaşandı. Daha önce 17 kişi hakkında rüşvet verme suçundan suç duyurusunda bulunan mahkemenin ardından, 10 iş insanı hakkında hazırlanan ek iddianame ana dava dosyasıyla birleştirildi. Ek iddianame kapsamında bugün görülen duruşmada 6 iş insanının beyanı alındı. Duruşmaya katılmayan Demir Demir hakkında yakalama kararı çıkarılırken, Muvaffak Erdoğan ve Mehmet Salih Akar hakkında zorla getirme emri düzenlendi.
DAVA BUGÜN GÖRÜLDÜ
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in tutuklu yargılandığı davada yeni savcılık tarafından yeni bir iddianame hazırlandı. Antalya’da 5 Temmuz 2025 tarihinde düzenlenen rüşvet ve yolsuzluk operasyonu kapsamında gözaltına alınan Muhittin Böcek, aynı gün çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanmıştı. İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden uzaklaştırılan Böcek’in yargılanmasına Antalya Bölge Adliye Binası Konferans Salonu’nda devam edildi. Saat 09.30’da başlayan duruşmada, daha önce mahkeme tarafından haklarında rüşvet verme suçundan suç duyurusunda bulunulan kişilerle ilgili hazırlanan ek iddianame gündeme getirildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 10 iş insanı hakkında hazırlanan rüşvet verme suçlamasına ilişkin iddianame, Muhittin Böcek’in yargılandığı ana dava dosyasıyla birleştirildi. Birleştirme kararının ardından ek iddianamede isimleri bulunan 10 iş insanının beyanlarının alınmasına geçildi. Duruşmada 6 iş insanı dinlenirken, 4 iş insanı ise çeşitli nedenlerle duruşmaya katılmadı.
10 İŞ İNSANININ İSİMLERİ DOSYADA YER ALDI
Ek iddianamede isimleri bulunan iş insanlarının Demir Demir, Yusuf Yadoğlu, Serkan Temuçin, Hakan Işık, Mehmet Akif Kiraz, Sezgin Köysüren, Mehmet Salih Akar, İbrahim Tunç, Fikret Bayram ve Muvaffak Erdoğan olduğu belirtildi. Duruşmada ilk olarak Yusuf Yadoğlu’nun beyanı alındı. SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katılarak savunma yapan Yadoğlu, kendisi hakkında 8,5 milyon TL ve 30 milyon TL üzerinden rüşvet verme suçlamasıyla dava açıldığını belirtti. Yadoğlu, yaşadığı süreci anlatarak, "2025 yılının mayıs ayında İstanbul’da gözaltına alındım. Bir ay Silivri Cezaevi’nde kaldım. 8,5 milyon lirayı kendi iradem ve isteğimle değil, vermek zorunda kaldığım için verdim. Belediyeden ödememi alamadığım için bu parayı vermek zorunda kaldım. Belediyeden 115 milyon lira alacağım vardı. Yaklaşık 100 personel çalıştırıyorum. Aylık parça alımı giderim 20-25 milyon lira civarında. Mağduriyet yaşamamak için ve seçim çalışmalarına katkı sağlamak amacıyla bu süreç yaşandı." dedi. 8,5 milyon liralık ödeme sürecine ilişkin de konuşan Yadoğlu, "Gökhan Böcek ofisime gelerek 8,5 milyon lirada mutabık kaldı. Muhittin Böcek ile seçim zamanı destek olmam için görüştüm ancak herhangi bir rakam konuşmadık" ifadelerini kullandı.
BORÇ OLARAK VERDİM AÇIKLAMASI
Antalya Körfez Gazetesi muhabiri Ertuğrul Gün'ün haberine göre; Yadoğlu, Gökhan Böcek’e verdiğini belirttiği 30 milyon liranın ise borç olduğunu öne sürerek, "Gökhan Böcek daha sonra yanıma gelerek eşinden ayrıldığını ve diğer eşiyle evlenmek zorunda olduğunu belirterek benden borç istedi. Kendisine 30 milyon lira borç verdim. Ancak bu parayı bir daha geri alamadım. Soruşturma zaten benim beyanlarım üzerine başladı." diye konuştu.
ORİZA PARK PROJESİNDE DAİRE İDDİASI
Duruşmada dinlenen inşaat mühendisi Hakan Işık ise Oriza Park projesindeki daire üzerinden yöneltilen rüşvet verme suçlamasına ilişkin savunma yaptı. Daha önce sundukları yazılı beyanları tekrar ettiğini belirten Işık, projenin tamamlanmasının ardından iskân aşamasında sorun yaşadıklarını söyledi. Işık, "Projeye başladığımızda zor şartlarda çalıştık. İskân aşamasında gerekli müracaatlarımızı yaptık ancak bir türlü sonuç alamadık. Belirli bir süre beklememiz söylendi. O dönem Muhittin Böcek belediye başkanıydı. Daha önceki görüşmeleri genel anlamda Tuncay Bey yürütüyordu." dedi.
MEHMET AKİF KİRAZ: DAİREYİ VERMEK ZORUNDA KALDIK
Duruşmada beyanı alınan Mehmet Akif Kiraz da iskân sürecinde yaşadıklarını anlattı. Daha önce verdiği ifadelerini tekrar ettiğini belirten Kiraz, belediyeye yaptıkları başvurunun ardından daire devri sürecinin yaşandığını söyledi. Kiraz, "Suçtan zarar gören şeklinde ifadem var. Daha önce verdiğim beyanlarımın aynısını tekrar ediyorum. 2026 yılında belediyeye iskân almak için başvurduk. Kasım ayında iskân verileceğini söylediler. Bu daireyi vermek zorunda kaldık. Daireyi İsmail Bey’e verdik. Ancak bizim tüm ilişkimiz Tuncay Bey’leydi. Dairenin Muhittin Başkan’a devredileceği şeklinde söylediler. Bunu biliyoruz" dedi.
GÜNEŞ MAHALLESİ’NDE 5 DÜKKAN İDDİASI
Duruşmada dinlenen müteahhit Sezgin Köysüren ise Güneş Mahallesi Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında yaşanan süreçle ilgili savunma yaptı. Projede kendisinden dükkân talep edildiğini ve 5 dükkân verdiğini belirten Köysüren, altıncı dükkânı vermediğini söyledi. Köysüren, "Aylık gelirim 3,5 milyon liradır. İfademde de belirttiğim gibi benden dükkân talep edildi. 5 dükkân verdik, 6’ncı dükkânı vermedik. İşlerim doğrultusunda maliyetlerim var. Daha önce verdiğim ifadeleri tekrar ediyorum. 8 bin sayfa hak ediş belgemiz var. Bunları sunabilirim." diye konuştu. Projeyi zamanından önce teslim ettiğini ifade eden Köysüren, hak ediş ödemelerindeki gecikmeler nedeniyle mağduriyet yaşadığını öne sürdü. Köysüren, "Ben işimi süresinden önce teslim ettim. Kepez Mahallesi’ne farklılık kattık. Ancak hak edişlerimizi alamayınca satışlarımız da iptal oldu. Örnek bir vatandaş olduğuma inanıyorum. İlk gün ne ifade verdiysem aynen arkasındayım." dedi.
“MUHİTTİN BAŞKAN İLE BAŞ BAŞA BIRAKMADI”
Güneş Mahallesi Kentsel Dönüşüm Projesi'nin ANTEPE tarafından ihaleye çıkarıldığını anlatan Köysüren, "Bu ihale yaklaşık 10 yıldır yapılıyordu ancak kimse girmiyordu. Ben riske girdim ve ihaleye katıldım. Herkes bana teşekkür etti. Bütün görüşmelerimi Serkan Bey ile yaptım. Muhittin Böcek ile bu konuda herhangi bir görüşmem olmadı. Aramızda para ticareti yaşanmadı. Serkan Bey hiçbir zaman beni Muhittin Başkan ile baş başa bırakmadı. İsmail Bey’in bu olaylarla ilgisi yok. Kendisi herhangi bir talepte bulunmadı. Ben hiçbir zaman pazarlık yapmadım." ifadelerini kullandı.
İBRAHİM TUNÇ VE FİKRET BAYRAM SUÇLAMALARI REDDETTİ
Duruşmada beyanı alınan İbrahim Tunç, hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini belirterek Tuncay Kaya ile herhangi bir bağlantısı olmadığını savundu. Tunç, "Tuncay Kaya’yı çok eskiden tanırım. Bana yöneltilen suçlamaları ve iftiraları kabul etmiyorum. Ben Tuncay Kaya ile karşılaşmadım. Zaten inşaatımın iskânını da alamadım. Tuncay Bey celse arasında yanıma gelerek ağladı ve benden özür diledi." dedi. Fikret Bayram da hakkındaki iddiaları reddederek, Tuncay Kaya ile doğrudan bir irtibatının bulunmadığını söyledi. Bayram, "İftiraya uğradım. Tuncay Kaya’yı tanırım. Eşi benim iki ayrı projemde çalışma yaptı. Tuncay Kaya ile benim herhangi bir irtibatım olmadı. Eşiyle görüşüyorduk. Çizdiği projeler karşılığında kendisine resmi ödemelerimi yaptım" diye konuştu.
1 KİŞİ HAKKINDA YAKALAMA, 2 KİŞİ HAKKINDA ZORLA GETİRME
Duruşmada ek iddianamede isimleri bulunan 10 iş insanından 6'sının beyanı alınırken, Muvaffak Erdoğan, Demir Demir, Mehmet Salih Akar ve Serkan Temuçin duruşmaya katılmadı. Demir Demir hakkında ana dava dosyası kapsamında daha önceden yakalama kararı bulunduğu hatırlatıldı. Mahkeme, hakkında hazırlanan ek iddianame kapsamında da Demir Demir için yeniden yakalama emri düzenlenmesine hükmetti. Duruşmaya katılmayan Mehmet Salih Akar ve Muvaffak Erdoğan hakkında ise zorla getirme kararı verildi. Serkan Temuçin'in mazereti mahkeme tarafından kabul edildi. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi ve dinlenmeyen kişilerin beyanlarının alınması amacıyla duruşmayı 5 Kasım tarihine erteledi.





