Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Antalya İl Koordinasyon Kurulu tarafından düzenlenen Antalya’da toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla “Kendini keşfet, gücünü hisset, şiddete dur de!” başlıklı etkinlik, saat 18.30’da İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şubesi’nde gerçekleştirdi. Yaşam koçu ve NLP uzmanı Songül Gür’ün katılımıyla düzenlenen programda, kişinin kendini keşfetmesi, özgüvenini geliştirmesi ve şiddete karşı farkındalık kazanması temalarının ön plana çıkarılması hedefleniyor.

“GÜVENLİ BİR YAŞAM, BİR AYRICALIK DEĞİL”

Etkinlikte söz alan ilk isim TMMOB Maden Mühendisleri Odası Antalya İl Temsilci Yardımcısı Gülşah Ergen, şiddetin hiçbir türlüsünün kabul edilemediğini vurgu yapan, "25 Kasım, kadına yönelik şiddetin görünür kılınması, bu şiddetin hiçbir biçiminin kabul edilemeyeceğinin hatırlatılması ve eşit, özgür, güvenli bir yaşam için ortak sorumluluğumuzun yeniden vurgulanması açısından önemli bir gündür. Şiddet, yalnızca fiziksel biçimiyle karşımıza çıkmaz. Psikolojik, ekonomik, cinsel ve dijital şiddet de kadınların yaşamlarını, özgürlüklerini ve toplumsal hayata eşit katılımlarını doğrudan etkiler. Şiddetin önlenmesi için öncelikle onu tanımak, normalleştirmemek, sessiz kalmamak ve dayanışmayı büyütmek gereklidir. Güvenli bir yaşam, bir ayrıcalık değil, herkes için temel bir haktır” dedi.

Bu etkinliğin düzenlenmesine emeği geçen herkese teşekkür eden Ergen, "Bugün, 'Kendini Keşfet, Gücünü Hisset, Şiddete Dur De' başlıklı etkinliğimiz ile farkındalığı, hak bilincini ve dayanışmayı güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Şiddetin sorumluluğunun hiçbir koşulda şiddete maruz bırakılan kişide olmadığını özellikle vurgulamak istiyorum. Bilgi ve deneyimlerini bizlerle paylaşacak olan yaşam koçu Sayın Songül Gür'e davetimizi kabul ettiği için teşekkür ediyorum. Etkinliğimizin hazırlanmasında emeği geçen komisyon üyelerimize ve katkı sunan herkese de ayrıca teşekkürlerimi iletiyorum. Şiddetin hiçbir türünü kabul etmediğimizi bir kez daha ifade ediyor, dayanışmanın güçlendiği, eşit ve şiddetsiz bir yaşam diliyorum” diye konuştu.

KARANCI DA SÖZ ALDI

Etkinlikte söz alan ikinci isim ise Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı, şiddeti hayatın artık her yerinde olduğunu belirterek, “Bugünkü etkinliğimizin duyurusunu yaparken, sosyal medyadan hazırladığımız içerikler ve paylaşımlar; artık sosyal medyanın da bir algoritması olduğu için, siz o günlerde neyi gündeme alırsanız karşınıza reels'lerde, videolarda son derece sıklıkla çıkıyor. Dolayısıyla bizim belki de hayatın içerisinde yoğunluktan farkına varamadığımız ama bu paylaşımlardan sonra karşımıza o kadar çok şiddetle ilgili video geldi ki; marketin önünde bekleyen bir kadının sokakta tanınmadığı ve hiçbir etkileşimin olmadığı bir sokaktan daha kötü bir şekilde çağrıldığı veya maruz kaldığı şiddet açıkça görülüyor” açıklamasında bulundu.

FARKINDALIK MESAJI VERDİ

Son dönemlerde okullarda şiddetin de artığına dikkat çeken Karancı, “Geçmişte yaşadığımız; işte okullarımızda maalesef yaşanılan şiddet, en başarılı öğrenciler tarafından aklın hayalin hatta düşünemeyeceğimiz noktada karşılaştığımız şiddet... Dolayısıyla bunların sonuçları üzerine konuşuyoruz ama sebeplerine de bakmamız gerekiyor. Burada sebeplerine baktığımızda, toplumsal psikoloji birçok noktada sebeplerini de zaten bakmıştır, irdelenmiştir. O zaman aslında bunları nasıl önleyebiliriz? Sadece kolluk kuvvetleriyle, bekçilerle, polislerle, güvenlik görevlileriyle mi yapacağız? Eğitimle mi yapacağız?” şeklinde konuştu.

“BEN DE FARKINDALIK OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM”

Karancı, açıklamasına şu sözlerle son verdi: “Dolayısıyla hepimizin durması gereken çok önemli bir nokta. Kürsüye gelirken şunu da düşündüm; ‘Acaba ben hayatımda hiç şiddete maruz kaldım mı?’ diye de düşündüm. Evet, yani okul çağlarımızda, ilkokul zamanımızda sırada dayaklar yedik, ortaokulda dayaklar yedik. Yediğimiz dayakları ailemize söyleyemediğimiz dönemler oldu; çünkü geçmişte öğretmeninizden dayak yediğinizde utanarak eve giderdiniz aslında. ‘Anne, terbiyeyi yemişimdir, iyi ki de yemişimdir’ dediğim böyle bir noktadaydı. Ama bugün şiddetin geldiği nokta gerçekten bizler için, ülkemiz için son derece acı. Bugünkü etkinlik için hazırlayan, emek veren herkese çok teşekkür ediyorum. Ben de farkındalık olacağını düşünüyorum. “

SONGÜL GÜR’DEN ÖNEMLİ MESAJLAR

Etkinliğin misafiri ise Yaşam koçu ve Jeofizik Mühendisi Songül Gür, ise önemli mesajlar verdi. Konuşmasında kendi hayatından çarpıcı bir kesit paylaşan Gür, yaşadığı zorlu süreçleri ve bu süreçte aldığı bilinçaltı eğitimlerinin hayatını nasıl dönüştürdüğünü şu sözlerle aktardı: "Ben, gerçekten hayatımın en zor zamanlarında bilinçaltı eğitimi aldım. İnanılmaz derecede ağlıyordum. Hayatım boyunca annemi eleştirdim. Benim sürekli her şeye ağlayan bir annem vardı. Şu an öyle değil. Babamızı 65 yaşında kaybettik. Annem daha fazla ağlamaya başladı ama en azından ortada bir sebebi vardı. Yani ben hep annem gibi olmak istemiyordum. Annem gibi bir anne olmayacak ve hayata küsmeyeceğim” diye konuştu.

“BENDE BİR IŞIK YANDI VE EĞİTİMLER ALMAYA BAŞLADIM”

Antalya'da yaşadığı dolandırıcılık olayının ardından dünyaya gelen ikizleriyle birlikte hayatının bambaşka bir evreye girdiğini kaydeden Gür, “Çocuklarımız daha 4-5 aylıkken, ben annemin gözyaşlarını hep sildiğim için 4-5 aylık oğlum böyle yanıma gelince ağlıyorum; başkanım, bir yandan da elli tane iş yapıyorum. Halk oyunları çalıştırıyorum, mühendislik bürom var, annemin örgü eviyle ilgileniyor, oraya koşturup gidip geliyorum. Oğlum henüz yürümüyor bileken böyle gelip omzuma tutundu ve benim gözyaşımı sildi. O an bana bir şey oldu, biliyor musunuz? Hani dedim ki, ben 36 yaşındayım. 36 yıldır annemin gözyaşını sildim ve 'Ben annem gibi bir anne olmayacaktım, şimdi niye ağlıyorum?' diye düşündüm. Ve 4 aylık çocuk benim gözyaşımı siliyor. Ve arkadaşlar, orada bende bir ışık yandı ve eğitimler almaya başladım” dedi.

“BİR KADIN DEĞİŞİRSE TOPLUM DEĞİŞİR”

Geçmişteki önyargılarını ve çevrenin baskılarını geride bırakarak kendi içsel gücünü keşfettiğini anlatan Gür, bu dönüşümün sadece bireysel kalmadığını, etrafındaki pek çok insana da ışık olduğunu kaydederek açıklamasına şu sözlerle son verdi: “Arkadaşlar; bir kişinin farkındalığının artması, kendine uyguladığı şiddeti azaltması veya bitirmesi bizim kazancımızdır, toplumu biz bu şekilde değiştireceğiz. Bir kadın değişir, aile değişir, toplum değişir. Hep buna inandım. Bu elmaları atmayacağım."

Muhabir: Tahsin Can Önalp