Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem, elektrik faturalarında devlet desteğinin daraltılmasına ilişkin düzenlemeyi eleştirdi. EPDK’nin 30 Ekim 2026 tarihli kararıyla mesken aboneleri için yıllık tüketim sınırının 1 Ocak 2027’den itibaren 4 bin kilovatsaatten 3 bin kilovatsaate düşürüleceğini belirten Erdem, uygulamanın özellikle Antalya’da yaşayan vatandaşların enerji giderlerini artıracağını savundu. Erdem, “Antalya’da yaz aylarında klima lüks değil, yaşamın zorunlu bir parçasıdır” diyerek bölgesel iklim koşullarının dikkate alınması çağrısında bulundu.
“4 BİN KİLOVATSAATTEN 3 BİNE İNDİRİLDİ”
Erdem, elektrik tüketiminde devlet desteğinden yararlanma sınırının düşürülmesine de tepki gösterdi. Mesken aboneleri için 2026 yılında yıllık 4 bin kilovatsaat olarak uygulanan tüketim sınırının, EPDK’nin 30 Ekim 2026 tarihli kararıyla 1 Ocak 2027’den itibaren 3 bin kilovatsaate indirildiğini belirten Erdem, yaklaşık 6,5 milyon aboneyi ilgilendiren düzenlemeyle sınırı aşan ve ikili anlaşması bulunmayan tüketicilerin daha yüksek maliyetli tarifeye geçebileceğini ifade etti. İktidarın elektrik fiyatlarına doğrudan zam yapılmadığını savunmasına rağmen, devlet desteğinden yararlanabilecek tüketici grubunu daraltarak vatandaşın faturasını artırdığını öne sürdü.

“ÇALIŞANIN EMEKLİNİN MAAŞI ERİYOR”
Asgari ücretlinin maaşının, emeklinin aylığının daha eline geçmeden eridiğini söyleyen Erdem, vatandaşların kira, gıda ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirtti. Elektrik faturalarının da aile bütçesinde giderek daha ağır bir yük oluşturduğunu ifade eden Erdem, enerji maliyetlerindeki artışın üretimden taşımaya, gıdadan temel tüketim ürünlerine kadar birçok alanda fiyatları yükselterek toplumun geneline yansıdığını kaydetti. Mustafa Erdem, “Mazotta eşel mobil uygulamasını sona erdirdiler, doğalgazda destekleri daralttılar, şimdi de elektrikte vatandaşın yükünü artırıyorlar. Enerjide kamunun sorumluluğunu geri çekip maliyeti halkın sırtına bırakıyorlar. Vatandaşın cebinden çıkan her kuruş, hayat pahalılığını daha da büyütüyor. Bu düzenin bedelini yine emekçi, emekli ve dar gelirli ödüyor” ifadelerini kullandı.
“ANTALYA’DA KLİMASIZ YAŞAM MÜMKÜN DEĞİL”
Antalya’nın iklim koşullarının elektrik tüketimini zorunlu hale getirdiğine dikkat çeken Erdem, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Antalya’da yaz aylarında klima lüks değil, yaşamın zorunlu bir parçasıdır. Kavurucu sıcaklarda ve yüksek nemde serinlemek, kışın da ısınmak için elektrik kullanmak zorundayız. Bir Antalyalıdan bu koşullarda elektrik tüketimini azaltmasını istemek, hayatın gerçeklerini görmezden gelmektir. Bu nedenle ülke genelinde tek tip tüketim sınırı uygulanırken bölgesel iklim koşullarının ve zorunlu enerji ihtiyacının da dikkate alınması gerekmektedir. Türkiye genelinde tek bir tüketim sınırı belirlenirken bölgesel iklim farklılıklarının dikkate alınmaması büyük bir adaletsizliktir. Antalya’da yaşayan vatandaşımız, hem sıcakların getirdiği zorunlu tüketim hem de daraltılan devlet desteği nedeniyle elektrik faturalarında çok daha ağır bir yükle karşı karşıya kalacaktır. Antalya’nın iklim koşulları dikkate alınmalı, yıllık destek sınırı yükseltilmeli ve bu düzenleme yeniden değerlendirilmelidir.”
“ENERJİ TEMEL İNSAN HAKKIDIR”
Enerjinin temel bir insan hakkı olduğunu vurgulayan Erdem, “Vatandaşın aydınlanma, ısınma ve serinleme hakkı şirketlerin kâr hesabına teslim edilemez. Devletin görevi vatandaşın temel ihtiyaçlarını güvence altına almaktır; destekleri geri çekerek insanları piyasanın insafına bırakmak değildir. Elektrik faturalarındaki bu yük geri çekilmeli, dar gelirli vatandaş korunmalı, enerji politikaları şirketlerin rantını değil halkın yaşam hakkını esas almalıdır. Halk artık bu yoksulluk, zam ve talan düzenine dayanamaz hale geldi” dedi.






