Antalya’da 2018 yılında büyük vaatlerle hayata geçirilen Boğaçayı projesi, yıllar sonra yeniden tartışmaların odağına yerleşti. Bir vatandaşın 2014 yılında çektiği fotoğrafla 2026 yılında çektiği görüntüyü yan yana paylaşması, Boğaçayı’nın geçirdiği değişimi gözler önüne serdi. Menderes Türel döneminde gerçekleştirilen proje öncesindeki doğal görünüm ile bugünkü manzara arasındaki fark sosyal medyada çok sayıda yorum aldı.

BOĞAÇAYI'NIN 2014 VE 2026 FOTOĞRAFLARI KARŞILAŞTIRILDI

Antalya'nın Konyaaltı ilçesindeki Boğaçayı, yıllar önce doğal yapısı, sazlıkları ve çevresindeki bitki örtüsüyle dikkat çekiyordu. 2014 yılında çekilen fotoğrafta, henüz büyük ölçekli rekreasyon projesiyle değişime uğramamış Boğaçayı'nın doğal görünümü öne çıkıyordu. Aynı noktadan 2026 yılında çekilen fotoğraf ise aradan geçen 12 yılda yaşanan değişimi ortaya koydu. Antalya Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Menderes Türel'in 2014-2019 yılları arasındaki görev döneminde hayata geçirilen Boğaçayı projesi, başlangıçta kentin yeni yaşam ve cazibe merkezlerinden biri olarak tanıtılmıştı. Ancak yıllar içerisinde alandaki sucul bitkilerin çoğalması, temizlik çalışmaları, koku ve kirlilik ile doğal yapıya müdahale tartışmaları gündemden düşmedi.

Paylaşım-2

2018'DE BÜYÜK VAATLERLE AÇILMIŞTI

Menderes Türel döneminde hazırlanan Boğaçayı rekreasyon projesi, 2018 yılında hizmete açıldı. Proje kapsamında Boğaçayı'nın denizle buluştuğu alanın doğusunda ve batısında toplam 1.200 metrelik çevre düzenlemesi gerçekleştirildi. Konyaaltı Sahil Projesi'ndeki bisiklet yoluyla bütünleşen 600 metrelik bisiklet yolu yapıldı. Alana yürüyüş yolları, ahşap seyir terasları, gölgelikler, oturma alanları, çocuk oyun alanları, basketbol sahası ve açık fitness alanları kazandırıldı. Amatör balıkçılar için dört ayrı balık tutma noktası oluşturuldu. Projede mevcut ağaçların korunduğu belirtilirken 2 bin 300 yeni ağaç ve 300 bin çalı bitkisinin dikildiği açıklandı.

Dönemin belediye yönetimi tarafından Antalya'nın yeni çekim merkezi olarak sunulan Boğaçayı, aradan geçen yıllarda farklı bir tartışmanın merkezine yerleşti.

SUCUL BİTKİLER, KOKU VE KİRLİLİK TARTIŞMALARI

Projenin hayata geçirilmesinin ardından Boğaçayı'nda sucul bitkilerin çoğalması, dipte biriken malzemeler, haşere ve koku şikâyetleri gündeme geldi. Özellikle yaz aylarında su seviyesinin düşmesiyle birlikte ortaya çıkan görüntüler, bölgedeki çevre düzenlemesinin ve su yönetiminin yeniden sorgulanmasına neden oldu.

Boğaçayı'nda biriken sucul bitkilerin temizlenmesi için farklı dönemlerde makineler ve özel ekipmanlar kullanıldı. Plastik atıklar, çeşitli evsel atıklar ve dere yatağında biriken malzemeler de temizlik çalışmalarının konusu oldu.

Boğaçayı 2014

Öte yandan sazlıkların yalnızca görüntü kirliliği olarak değerlendirilmemesi gerektiği, bu alanların kuşlar ve balıklar başta olmak üzere birçok canlı için yaşam alanı oluşturduğu yönündeki değerlendirmeler de tartışmaya farklı bir boyut kazandırdı. Boğaçayı'nda doğal dengenin korunması ile temizlik ve bakım çalışmalarının nasıl yürütülmesi gerektiği sorusu gündemdeki yerini korudu.

SOSYAL MEDYADA BOĞAÇAYI TARTIŞMASI

2014 ve 2026 yıllarına ait fotoğrafların paylaşılması, sosyal medya kullanıcılarının da dikkatini çekti. İki görüntü arasındaki farkı değerlendiren vatandaşların önemli bir bölümü eski doğal görünümün korunması gerektiğini savundu.

Paylaşımın altına yapılan yorumlarda Boğaçayı'nın betonlaşmasına ve doğal yapısının değişmesine yönelik eleştiriler öne çıktı. Bir kullanıcı, "Betona boğdular" yorumunu yaparken başka bir kullanıcı "Katledilen doğa" ifadelerini kullandı.

2014 yılındaki görüntüyü hatırlatan bir vatandaş, "2014 çok güzelmiş" yorumuyla eski manzaraya duyduğu özlemi dile getirdi. Bir başka kullanıcı ise Menderes Türel dönemini işaret ederek "Menderes Türel'in eseri" değerlendirmesinde bulundu.

Boğaçayı 2026

Boğaçayı'nı geçmişten beri takip ettiğini belirten bir başka vatandaş, 2012 yılında Antalya'ya geldiğinde bölgenin çok daha doğal olduğunu, kuş çeşitliliğinin ve sulak alanların dikkat çektiğini anlattı. Son yıllarda ise sazlıkların ve çevredeki doğal alanların değiştiğini savundu.

Menderes Türel Yorumlar1

"DOĞA İLE İNATLAŞMAMAK LAZIM"

Paylaşıma yapılan dikkat çekici yorumlardan biri de bölgenin doğal yapısına müdahale edilmesine yönelik eleştiriler oldu. Bir kullanıcı, Boğaçayı'nın doğal kıyı yapısının kum ve çakılla beslendiğini, yapay düzenlemelerin bu yapıyı değiştirdiğini belirtti.

Menderes Türel Yorumlar2

Aynı kullanıcı, geçmişte yapılan dolgu ve temizlik çalışmalarını hatırlatarak, "Eski doğal hali en güzeli, doğa ile inatlaşmamak lazım" ifadelerini kullandı. Boğaçayı'nın bugünkü görüntüsü, Antalya'da yıllardır süren çevre ve şehircilik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Muhabir: Engin Korkmaz