Manavgat'ın zeytin ve zeytinyağı kültürünü tanıtmak, yerel üreticilerin emeğini görünür kılmak ve bölgenin tarımsal değerlerini öne çıkarmak amacıyla düzenlenen 3. Manavgat Zeytin ve Zeytinyağı Festivali başladı. Manavgat Belediyesi tarafından bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen festivalin açılışı, Cumhuriyet Meydanı'ndan Atatürk Kültür Merkezi'ne uzanan kortej yürüyüşüyle yapıldı. Saat 10.00'da başlayan yürüyüşe vatandaşlar, belediye yönetimi ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Bando takımı eşliğinde gerçekleştirilen yürüyüşte katılımcılar, bayraklarla festival alanına ilerledi. Atatürk Kültür Merkezi bahçesinde kurulan festival alanındaki açılış programında Manavgat Belediye Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek ile Manavgat Ziraat Odası Başkanı Rasim Metin konuşma yaptı. Konuşmalarda Manavgat'ın tarımsal değerleri, zeytin üretiminin önemi ve üreticilerin emeği vurgulandı.
MANAVGAT ZEYTİNİNİ MARKALAŞTIRMA ÇAĞRISI
Festivalin açılış konuşmasını yapan Manavgat Belediye Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek, yerel zeytin çeşitlerinin korunması, üreticilerin desteklenmesi ve Manavgat zeytinyağının markalaştırılması gerektiğine dikkat çekti. Manavgat'ın zeytin kültürünün binlerce yıllık geçmişine vurgu yapan Çiçek, festivalin amacını şu sözlerle anlattı:
“Bugün, Manavgat’ın binlerce yıllık bereketini, emeğini ve kültürünü aynı çatı altında buluşturan 3. Zeytin ve Zeytinyağı Festivalimizin açılışını gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Amacımız, yerel zeytin çeşitlerimizi korumak, üreticilerimizin emeğine sahip çıkmak ve değer katmak, kaliteli üretimi yaygınlaştırmak ve Manavgat zeytinini daha görünür hale getirmek. Zeytin, bu toprakların tarihi, doğası, kültürü ve geleceğidir. Her ağacında bir geçmiş, her dalında bir emek, her damlasında büyük bir bereket vardır. Zeytincilik, kuşaktan kuşağa aktarılan üretim geleneğimizin ve toprağımıza bağlılığımızın önemli bir parçasıdır.”

“ÜRETİCİ EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALMALI”
Türkiye'nin 2026 sezonunda zeytin üretiminde tarihi rekora ilerlediğini belirten Çiçek, üretim miktarlarına ilişkin beklentileri de paylaştı. Türkiye'nin 2026 sezonu zeytin üretiminin 588 bin ton, sofralık zeytin üretiminin ise 1 milyon 163 bin ton olmasının beklendiğini söyledi. Türkiye'nin zeytinyağında İspanya'nın ardından ikinci sırada, sofralık zeytinde ise birinci sırada bulunduğunu ifade eden Çiçek, yüksek üretim miktarına rağmen üreticilerin artan maliyetler ve düşük satış fiyatları nedeniyle sorun yaşadığını dile getirdi. Üreticinin emeğinin yeterince değer görmediğini belirten Çiçek, ürünlerin markasız ve dökme olarak satılmasının önemli bir sorun olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:
“Peki bu kadar zeytini, zeytinyağını kime yedireceğiz? Üretici artan maliyetten ve düşük fiyattan şikayetçi! Ağacı budayan, zeytini o kavurucu sıcakta sırtlayan çiftimiz ter döküyor ama kazanan başkaları oluyor. Çünkü ürettiğimiz değeri dökme olarak, markasız şekilde elden çıkarıyoruz. Oysa mesele sadece zeytin yetiştirmek değil; o emeği koruyacak, ürüne hak ettiği marka kimliğini kazandıracak vizyonu koymak. İtalyan o yağı şişeleyip, arkasına bir hikaye koyup dünyayı fethederken, bizim emektarımız masrafını bile karşılamakta zorlanıyor.”

“MANAVGAT'TA ZEYTİNİN HİKÂYESİ VAR”
Manavgat zeytininin kendine özgü bir geçmişi ve kültürel değeri bulunduğunu belirten Manavgat Belediye Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek, üreticilerin kazancını artırmanın yolunun yerel markalaşmadan geçtiğini söyledi. Çiçek, ortak marka oluşturulması ve Manavgat zeytininin hikâyesinin birlikte anlatılması için sivil toplum kuruluşlarına çağrıda bulundu. Çiçek, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Emeğe sahip çıkmanın tek yolu var; ürünü ucuza dökme satmak değil, kendi markamızı yaratmak ve hikayesini doğru anlatmak. Manavgat’ta zeytinin hikayesi var. Bu hikaye bizim hikayemizden de eski. Üreten bizsek kazanan da bu toprağın emektarı olmalı. Buradan ilgili sivil toplum kuruluşlarına sesleniyorum. Gelin bu hikayeyi birlikte anlatalım. Ortak markamızı oluşturup emekçilerimize sahip çıkalım.”

OREKANDA ZEYTİNİNİN TARİHÇESİ ANLATILDI
Açılış konuşmalarının ardından araştırmacı yazar Mahmut Öz, Orekanda zeytininin tarihçesini anlattığı bir söyleşi gerçekleştirdi. Programda Manavgat Belediyesi Halk Oyunları Topluluğu da sahne aldı. Topluluğun gösterisi izleyicilerden büyük alkış topladı. Sanatçı Tuba Özay da festivale katılarak vatandaşlarla bir araya geldi ve etkinliğe destek verdi.

STANTLARDA YEREL ÜRÜNLER TANITILDI
Festival alanında Manavgat'ın farklı mahallelerinden gelen üreticiler, zeytin ve zeytinyağının yanı sıra kendi emekleriyle hazırladıkları yöresel ürünleri ziyaretçilerin beğenisine sundu. Yoğun ilgi gören stantlarda ürün tanıtımları yapılırken zeytin ve zeytinyağı satışı da gerçekleştirildi. Manavgat Belediye Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek, eşi Hatice Çiçek ile birlikte stantları tek tek ziyaret etti. Üreticilerle sohbet eden Çiçek, ürünler hakkında bilgi aldı. Manavgat Aşçılar Derneği tarafından festival kapsamında zeytinyağlı yemek atölyeleri ve tadım etkinlikleri düzenlendi. Ziyaretçiler, zeytinyağı kullanılarak hazırlanan farklı lezzetleri deneme fırsatı buldu.

ÇOCUKLAR İÇİN RENKLİ ETKİNLİKLER
Festival programında çocuklar da unutulmadı. Çocuklar için zeytin kırma ve yüz boyama etkinlikleri düzenlenirken şişme oyun alanları da minik ziyaretçilerin kullanımına sunuldu. Gün boyunca devam eden etkinliklerle festival alanında her yaştan vatandaş bir araya geldi.
MANAVGATLI SANATÇILAR “SUSUZ KOMEDİ” İLE SAHNEDE
Festivalin ilk günü, akşam saatlerinde düzenlenen tiyatro gösterisiyle sona erdi. Manavgatlı sanatçıların sahnelediği “Susuz Komedi” adlı oyun, izleyicilerden yoğun ilgi gördü. Salonu dolduran vatandaşlar, gösteri boyunca kahkaha dolu anlar yaşadı.
FESTİVAL 7 KASIM'DA SARAÇLI MAHALLESİ'NDE DEVAM EDECEK
2 gün sürecek olan 3. Manavgat Zeytin ve Zeytinyağı Festivali, 7 Kasım Cumartesi günü Saraçlı Mahallesi'nde devam edecek. Festivalin ikinci gününde tadım etkinlikleri, halk oyunları gösterileri ve çeşitli programlar düzenlenecek.





