Burdur’un Karamanlı ilçesinde yaşayan 63 yaşındaki İbrahim Alay, çobanlık yaparken dağlardan topladığı ağaç kökleri ve dallarını el emeğiyle işleyerek baston, tespih, nazarlık ve çeşitli süs eşyalarına dönüştürdü. Yaklaşık 40 yıldır çobanlık yapan Alay, hiçbir modern ekipman kullanmadan yalnızca bıçak, zımpara ve basit el aletleriyle ortaya çıkardığı eserlerle dikkat çekti.
ÇOBALIKTAN AHŞAP İŞÇİLİĞİNE
Karamanlı ilçesinde yaşayan ve çevresinde ‘Kamber’ lakabıyla tanınan İbrahim Alay, koyunlarını otlatırken boş vakitlerini değerlendirmek amacıyla başladığı ahşap işçiliğini yıllar içinde geliştirdi. Dağlardan topladığı ağaç kökleri ve dallarını işleyerek birbirinden farklı ürünler ortaya çıkaran Alay, mesleğini herhangi bir eğitim almadan kendi çabalarıyla öğrendiğini söyledi.

“GÜNLERCE UĞRAŞIYORUM”
Antalya Körfez Gazetesi Ertuğrul Gün'ün haberine göre, çobanlık yaparken zamanın zor geçtiğini belirten Alay, “Kendi kendime öğrendim. Boş durmamak için bu işlere yöneldim. Koyun otlatırken zaman geçmiyor. Ben de bu ürünleri yaparak hem vakit geçiriyorum hem de ortaya güzel eserler çıkarmaya çalışıyorum.” dedi. Ürünlerinin tamamının el emeği olduğunu anlatan Alay, teknolojik ekipman kullanmadığını ifade ederek, “Modern aletim yok. Elimde sadece bıçak, zımpara ve basit el aletleri var. Tüm ürünleri bunlarla yapıyorum. Bazı asaların yapımı 2 ila 3 ay arasında sürüyor. Günlerce uğraşıyorum. Bir dalı şekillendirmek ve eğmek bazen 3-4 yılı bulabiliyor.” diye konuştu.

“ASALARIMIN EŞİ YOKTUR”
Dağlardan topladığı farklı ağaç türlerini değerlendirdiğini söyleyen Alay, “Tespihleri çıtlık ağacından yapıyorum. Asaları karaağaçtan, sunumlukları çam ağacından hazırlıyorum. Kuş kafeslerini çeşitli ağaç dallarından yapıyorum. Cevizin içini oyarak fırıldak ve oyuncaklar üretiyorum. Nazar değmesin diye çocuklar için nazarlıklar, araç süsleri ve çeşitli Yörük figürleri hazırlıyorum.” dedi. Özellikle bastonlarının ve asalarının kendisine özgü olduğunu belirten Alay, “Asalarımın eşi yoktur. Her biri farklıdır ve tamamen el işidir. Ağaç köklerinden çeşitli figürler çıkarıyorum. Oyma sandalyeler de yapıyorum. Bazı yaptıklarımı kimse yapamıyor.” ifadelerini kullandı.

“ÇOK EMEK HARCIYORUM”
Ürünlerinden ekonomik gelir elde etmeyi istediğini ancak emeklerinin karşılığını alamadığını dile getiren Alay, “Ekonomik beklentim var ama kimse ürünlerin gerçek değerini vermek istemiyor. Çok emek harcıyorum. Genelde nazarlık ve süsleri hediye ediyorum. Sattığım da oluyor ama kesinlikle emeğinin karşılığı olmuyor. Değer vererek almak isteyenler sırada bekliyor. Bazı ürünlerin hazır olması 3-5 ayı bulabiliyor. Çünkü onlara bir şekil vermem gerekiyor. Zamana değil esere odaklanıyorum. Biraz geç olsun ama kıymetli ve bana özel olsun. Kısa sürede yapıp teslim de ederim ama benim içime sinmez. Gönlüm rahat etmez. İyi bir ürüne zaman ayırman, kendinden bir şeyler katman gerekir.” dedi.





