Tarım yazarı Ergin Kahveci, USDA'nın 2024, 2025 ve 2026 Türkiye Gıda Perakende Raporları'na dayanarak hazırladığı analizde, Türkiye'de toplam perakende pazarının 2025 yılında yüzde 54,5 büyüyerek 224 milyar dolara yükseldiğini belirtti. Aynı dönemde bireysel gıda perakende pazarının ise yüzde 59 artışla 120,2 milyar dolara ulaştığını ifade etti. Kahveci, pazar büyürken organize perakendenin geleneksel bakkallar karşısındaki ağırlığının her geçen yıl arttığına dikkat çekti.
ZİNCİR MARKETLERİN PAYI HIZLA BÜYÜYOR
Analize göre, 2012 yılında geleneksel bakkalların ağırlıkta olduğu gıda perakende yapısı, son 13 yılda tamamen tersine döndü. Organize zincir marketlerin toplam gıda perakendesindeki payı 2025 itibarıyla yüzde 67'nin üzerine çıkarken, geleneksel bakkalların payı yüzde 33 seviyesine geriledi. Kahveci, bu dönüşümün yalnızca market sayılarındaki artıştan ibaret olmadığını, sektörün giderek daha fazla birkaç büyük oyuncunun kontrolüne geçtiğini savundu.

İLK 10 MARKA PAZARIN YAKLAŞIK YARISINI KONTROL EDİYOR
Analizde yer alan verilere göre, Türkiye'deki ilk 10 zincir market markası toplam gıda perakende pazarının yüzde 45,4'ünü oluşturuyor. Organize perakende içerisindeki payları ise yüzde 68,9'a ulaşıyor. İlk üç marka olan BİM, Migros ve A101'in ise ilk 10 zincirin satış gelirlerinin yaklaşık dörtte üçünü oluşturduğu belirtiliyor.
Kahveci, son şirket birleşmeleriyle birlikte ilk 10 marka görünümünün gerçekte altı büyük şirketin kontrolünde bulunduğunu ifade ederek, bunun piyasanın giderek daha fazla konsolide olduğunun göstergesi olduğunu değerlendirdi.

"ÜRETİCİ İLE RAF ARASINDA KAMUSAL TAMPON MEKANİZMALARA İHTİYAÇ VAR"
Kahveci, zincir marketlerin büyümesiyle birlikte tedarik zincirinin de dikey olarak bütünleşmeye başladığını, bunun üreticilerin pazarlık gücünü azaltabileceğini öne sürdü. Analizinde, üretici ile piyasa arasında devletin düzenleyici rolünün güçlendirilmesi gerektiğini savunan Kahveci, çiftçilerin tek başına bu ölçekteki sermaye yapıları karşısında rekabet edemeyeceğini belirtti. Bu nedenle üretici ile market rafı arasında kamusal "tampon mekanizmaların" oluşturulmasının önem taşıdığını dile getirdi.

"ÜRETİMDE DE OLİGOPOL RİSKİ OLUŞABİLİR"
Kahveci, zincir marketlerin yalnızca satış tarafında değil, gelecekte üretim, depolama, lojistik ve tedarik süreçlerinde de daha fazla bütünleşebileceğini ifade etti.
Bu durumun tarım sektöründe hem üretim hem de işleme sanayisinde yoğunlaşmayı artırabileceğini belirten Kahveci, kamusal düzenleme mekanizmalarının zayıflaması halinde üreticilerin piyasa karşısında daha kırılgan hale gelebileceği uyarısında bulundu. Analizini, "Bu yılki rapor bana çiftçinin de enine ve dikine örgütlenmesi gerektiğini, aksi halde sorunun daha da büyüyeceğini gösteriyor" değerlendirmesiyle tamamladı.





