Cengiz Holding bünyesindeki Seydişehir Eti Alüminyum A.Ş. tesislerinde işlenmek üzere Akseki’deki Gidengelmez Dağında çalışma izni verilen boksit ocağında kapasite artışına gidiliyor. Yılda 33 milyon ton üretim yapılması planlanan proje kapsamında, 32,5 milyon ton pasa oluşacağı belirtiliyor. Değirmenlik Köyü yakınındaki madenden çıkarılacak malzemenin ise kamyonlarla Seydişehir’deki Eti Alüminyum tesislerine taşınacağı belirtiliyor. Bu, yaban hayatı geliştirme sahası olan bölge için yıl boyunca hiç bitmeyen bir kamyon trafiği anlamına geliyor. Bölgedeki karstik su kaynakları da maden projesinin tehdidi altında. Projeyle ilgili ÇED süreci devam ederken 21 Mayıs 2026 tarihinde Ankara’da yapılacağı duyurulan İDK toplantısının ardından nihai kararın açıklanması bekleniyor.
SEYDİŞEHİR ETİ ALÜMİNYUM 2005’DE CENGİZ’E SATILDI
Konya’nın Seydişehir ilçesinde 1969 yılında kurulan Etibank Seydişehir Alüminyum Tesisleri, yıllarca devlet tarafından işletildikten sonra önce kapasitesi kısıtlandı, ardından da 2005 yılında yapılan özelleştirme ile Cengiz Holding’e satıldı. Özelleştirme kapsamında Manavgat Oymapınar Barajı’nın da ‘bonus’ olarak verildiği Seydişehir Alüminyum, 305 milyon dolara Cengiz’in olmuştu.

AKSEKİ’DE 792 HEKTARLIK MADEN RUHSATI
Eti Alüminyum A.Ş bünyesinde kullanılan boksit cevheri için Antalya’nın Akseki ilçesi sınırları içerisinde toplam 792,99 hektarlık alanda maden işletme ruhsatı verildi. Ruhsat sahası içerisinde 3,4 milyon m2’lik alanda işletme izni verilen boksit maden ocağı için şirket kapasite artışına gitmek istiyor. İki yıldır devam eden projeyle ilgili ÇED sürecinde, 21 Mayıs 2026 tarihinde Ankara’da İDK Toplantısı yapılacak.

ANKARA’DAKİ İDK TOPLANTISI 21 MAYIS’TA
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda yapılacak toplantıda, boksit madeninin genişleme projesi ile ilgili nihai karar verilmesi bekleniyor. Hazırlanan proje dosyasına göre, maden alanının bir kısmı Akseki Cevizli Gidengelmez Dağı YHGS’nı da kapsıyor. Yaban hayatı sonrasında çalışma yapılmayacağı belirtilse de, patlatmalar ve binlerce kamyonun hareketi bölgenin yaban hayatı açısından büyük risk taşıyor.

YILDA 32,5 MİLYON TON ATIK ÇIKACAK
Boksit cevherini çıkarmak için patlatmalı çalışma yapılması planlanan maden projesinde, yıllık 33 milyon ton civarında üretim yapılması öngörülürken, çalışmalar kapsamında 32,5 milyon ton pasa (atık) çıkacağı belirtiliyor. Proje sahasında çıkarılacak cevherin, işlenmek üzere kilometrelerce uzaklıktaki Seydişehir Eti Alüminyum tesislerine taşınması planlanıyor.

SU KAYNAKLARI RİSK ALTINDA
Akseki’ye bağlı Değirmenlik köyündeki patlatmalı maden projesi, yöredeki karstik su kaynakları içinde risk oluşturuyor. Proje tanıtım dosyasında, risk yaratacak birçok başlık için önlemlerin alınacağı belirtilse de, uygulama aşamasındaki özensizlik ve yetersiz denetim birçok projede geri dönüşü mümkün olmayan zararlara yol açtı.

ORMAN İÇİN 2022’DE UYGUN GÖRÜŞ VERİLMİŞ
Yörede efsanelere ve türkülere konu olan, halkın geyik ya da ‘giyik’ diye andığı yaban keçilerinin yaşam alanı olan bu bölge, zengin bir biyolojik çeşitliliği de evsahipliği yapıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın oldukça hassas yapıdaki bu sahadaki madem projesi için 2022’de olumlu görüş verdiği görülüyor. Bölgede gözler 21 Mayıs’ta yapılacak projeyle ilgili İDK toplantısına çevrilmiş durumda.

ÖZGÜR RUHLU İNSANLARIN COĞRAFYASI
Akseki coğrafyası, binlerce yıldır bölgede zengin bir kültürel mirasın oluşmasına katkı sundu. Roma’nın Anadolu’da hakimiyet kurma aşamasında en çok zorlandığı coğrafyalardan biri, bu sarp ve dağlık bölgeydi. Bu bölgede yaşayan yerel Homonadeis halkı, Roma ordularına yıllarca direndi. Roma’nın ‘yağmacı’ ve ‘barbar’ olarak gördüğü Homonadlar, bağımsızlıklarını korumak için, üzerlerine seferler düzenleyen Roma’ya bağlı Galatia Kralı Amyntas'ı öldürmüşlerdi. Kaynaklar, Amyntas’ın, kocası öldürülen bir Homonad kadınının kurduğu tuzak sonucu öldürdüğünü aktarır. Özgürlüklerine düşkün olan bu yerli halk, tüm gücünü içinde yaşadığı coğrafyadan alıyordu. Roma, Pisidya ile Frigya’nın kesiştiği bölgede büyük garnizonlar kurarak, büyük orduları sevk edecek yollar yaptıktan sonra bu bölgeye egemen olabilmişti.

BİR YANDA TERSİNE GÖÇ, BİR YANDA YIKIM
Hassas dengeler üzerine kurulu olan bu bölgedeki yaşam, maden projeleri ile birlikte yeni bir yıkımla baş başa kalacak. Antik çağdaki bölge nüfusunun günümüzden daha fazla olduğu belirtiliyor. Korunaklı coğrafyanın, su ve besin kaynakları ile zengin ormanları, kıyılardaki saldırı ve hastalıklardan korunmak isteyen insanları kendine çekiyordu. Aynı zamanda Akdeniz ile İç Anadolu arasında bir geçiş noktası olan bölge, ticaret yolları sayesinde Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde zenginleşen yerleşimleri de ev sahipliği yapmıştı. 1980’lerde hızlanan göç, bölgedeki yerleşimlerin nüfusunda büyük kayıplara yol açtı. Son yıllarda tersine göçün gözlendiği bölgenin doğası, özgün geleneksel mimarisi ve üretim kültürüyle önemli bir kırsal turizm potansiyeli barındırıyor. Ard ardına açılan mermer ve taş ocaklarına son olarak bir de boksit madeni projesinin eklenmesi bölgenin geleceği açısından endişe yaratıyor.

CENGİZ’E ÖZEL ENDÜSTRİ BÖLGESİ KARARI
Öte yandan 25 Nisan 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Seydişehir’deki büyük bir arazi, Eti Alüminyum A.Ş. adına Özel Endüstri Bölgesi ilan edilmişti. Bu kararın, ÇED süreci devam eden boksit madeni genişleme projesi ile doğrudan bir ilgisinin olup olmadığı bilinmiyor. Ancak özel endüstri bölgeleri ile ilgili mevzuat, söz konusu alanlarda yeni yatırım teminatı verilmesini bu yatırımla ilgili ÇED Olumlu veya ÇED Gerekli Değildir kararlarının alınmış olmasını gerekli kılıyor. Akseki Gidengelmez Dağındaki boksit maden ocağı projesinin kapasite artışı için hazırlanan ÇED raporunun 21 Mayıs 2026 tarihinde bakanlık uzmanları tarafından değerlendirilecek olması, bu sürecin özel endüstri bölgesi kararı ile bağlantılı olma ihtimaline işaret ediyor.







