Antalya’nın Konyaaltı ilçesi Hacısekililer Mahallesi sınırlarında, Antalya Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından planlanan iki ayrı I-A grubu kum-çakıl ocağı projesi için çevresel değerlendirme çağrısı yapıldı.
TEK TEK DEĞİL KÜMÜLATİF DEĞERLENDİRİLMELİ
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, aynı havza içerisinde ve birbirine oldukça yakın konumda yer alan projelerin tek tek değil, “ÇED gereklidir” kararı verilerek kümülatif (değerlerin veya etkilerin zamanla birbirine eklenerek toplam bir sonuca ulaşması) etkileriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
BOĞAÇAY VE İÇME SUYU KAYNAKLARI KRİTİK BÖLGEDE
ÇMO Antalya açıklamasında, proje alanlarının hemen yanında yer alan Boğaçay 2. Derece Koruma Alanı’nın bölgenin ekolojik hassasiyetini ortaya koyduğu belirtildi. Özellikle şu alanların risk altında olabileceği ifade etti. Açıklamada, “ASAT’a bağlı Konyaaltı Çandır Çayı içme suyu kuyuları, Boğaçay havzasının hidrolojik dengesi, Konyaaltı sahilinde kıyı erozyonu ve gerileme riski, Tarım alanları, Kentsel yerleşim bölgeleri, bu projelerden doğrudan veya dolaylı olarak etkilenme potansiyeline sahiptir“ dedi.

KONYAALTI SAHİLİ TEHLİKEDE
ÇMO Antalya, kum-çakıl ocaklarının dere yatakları ve alüvyon sistemler üzerindeki etkilerine dikkat çekilen açıklamada; yeraltı su seviyelerinde değişim, su akış rejiminde bozulma ve sediment taşınımındaki azalma gibi sonuçların ortaya çıkabileceği belirtildi. Bu durumun uzun vadede Konyaaltı sahilinde erozyon süreçlerini hızlandırabileceğini belirtti. Aynı bölgede birden fazla maden ocağının faaliyete geçmesinin çevresel etkileri artıracağına dikkat çeken ÇMO Antalya bu kapsamda; toz emisyonu, gürültü ve titreşim, trafik ve altyapı yükü, ekosistem parçalanması gibi etkilerin birlikte artacağı, bu nedenle tekil proje değerlendirmelerinin yeterli olmayacağını vurguladı.
ÇMO ANTALYA’DAN 5 MADDELİK TALELP
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, yetkililere şu çağrılarda bulundu:
-
Projelerin havza bütünlüğüyle birlikte değerlendirilmesi ve ÇED sürecinin işletilmesi
-
Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi (KÇED) yapılması
-
İçme suyu kaynaklarına yönelik bilimsel ve şeffaf analizler gerçekleştirilmesi
-
Boğaçay ve Konyaaltı kıyı sistemi için uzun dönemli izleme ve modelleme çalışmaları yapılması
-
Sürecin kamuoyu ve bilim insanlarının katılımıyla şeffaf yürütülmesi
Açıklamanın sonunda, Antalya’nın doğal varlıkları ve su kaynaklarının geri dönüşü olmayan risklerle karşı karşıya bırakılmaması gerektiği belirtilerek, kalkınma faaliyetlerinin ancak ekosistem temelli ve bilimsel planlamayla sürdürülebilir olabileceği vurgulandı.



