Antalya’nın Gazipaşa ilçesinin doğu kesiminde yer alan Koru Sahili, yaklaşık 2 kilometrelik uzunluğa sahip. Adını geçmişte burada bulunan fidanlıktan alan Koru Sahili’ndeki TOKİ ve Hazineye ait arazilerin önemli bir kısmı AHES Gayrimenkul şirketine tahsis edilmişti. Turizm amaçlı üst kullanım hakkı ile birlikte devredilen arazi üzerinde İstanbul merkezli AHES GYO firmasına bağlı üç ayrı şirket üzerinden otel projesi geliştirildi.
GAZİPAŞA’DA 2 KM’LİK SAHİLE 2100 YATAKLI OTEL
Toplam 3 ayrı üniteden oluşan otel projelerinin her biri 700 yatak kapasitesinden oluşuyordu. İlçe halkının kullandığı bu küçük sahilde, neredeyse bir kasaba nüfusu kadar yeni yoğunluk getirecek olan toplamda 2100 yatak kapasitesine sahip otel projesinin yapılacak olması ilçe halkının önemli bir kısmında tepkiyle karşılandı.

SAHİL, NESLİ TEHLİKE ALTINDAKİ DENİZ CANLILARI İÇİN YAŞAM ALANI
Doğal sit alanı niteliğindeki Koru Sahili, karasal ve denizel habitat açısından önemli bir biyolojik çeşitliliğe ev sahipliği yapıyordu. Akdeniz fokları (Monachus monachus) ile Akdeniz deniz kaplumbağaları (Caretta careta) gibi nesli küresel ölçekte tehlike altında olan deniz canlıları ile, nesli tehlike altında bulunan toplam 19 canlı türü için bu sahil ve çevresi üreme ve yaşam alanı işlevi görüyordu. Koru sahili yalnızca insanların nefeslenme alanı olarak değil, deniz canlıları için de önemli bir habitat alanıydı. Yapılan çalışmalarda, bölgede ortalama 250 ila 300 arasında deniz kaplumbağalarına ait yuva bulunduğu tespit edildi.

KÜÇÜCÜK SAHİLDE 4 AYRI OTEL İÇİN ÇED KARARLARI VERİLDİ
Kıyı akiferleri açısından da önemli bir bölge olan sahilde Antalya Valiliği (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) tarafından 2025 yılı içinde ardı ardına toplam dört otel projesi için ‘ÇED Gerekli Değildir kararları verildi. İlçedeki kıyı alanlarında yürütülen imar çalışmalarını uzun süredir yakından takip eden Mimarlar Odası Antalya Şubesi ile Gazipaşa’da yaşayan vatandaşlar, Koru sahilindeki otel projelerine verilen ÇED kararlarının iptali için dava açtı.
DAVACILARI HAKLI BULAN MAHKEMEDEN ART ARDA İPTAL KARARLARI
Açılan davalara bakan Antalya 1. İdare Mahkemesi, geçtiğimiz Mart ayında AHES grubu bünyesindeki Çağrankaya Turizm AŞ tarafından yapılmak istenen 700 yatak kapasiteli otel projesiyle ilgili ÇED kararını hukuka aykırı bularak iptal etmişti.

AHES GYO VE ÜSTÜNDAĞ’IN OTEL PROJELERİ HAKKINDA İPTAL KARARI
Mahkeme, AHES GYO bünyesindeki 700 yataklı bir diğer otel projesi için verilen ÇED kararı ile aynı sahilde turizmci Adil Üstündağ tarafından kendisine ait arazide inşa edilmek istenen 194 yatak kapasiteli otel projesinin ÇED kararını da iptal etti. Böylece Koru sahilindeki toplam 4 otel projesinden 2’ü için verilen ÇED kararları iptal edilmiş oldu. Aynı nitelikte olan diğer projeyle ilgili yargı sürecinden de, benzer yönde bir kararın çıkması bekleniyor.

DAVACILAR BÜTÜNCÜL DEĞERLENDİRME İSTEDİ
Antalya Valiliği’ne karşı iptal davası açan davacılar, otel projeleri için verilen ÇED Gerekli Değildir kararlarının hukuka aykırı olduğunu öne sürmüştü. Otel inşa edilmek istenen sahilin sit alanı niteliğinde olduğunu belirten davacılar, projelerle ilgili kurum görüşlerinde eksiklikler bulunduğuna da dikkat çekerek alanda bütüncül değerlendirme yapılmasının zorunlu olduğunu savunmuşlardı. Toplam 2100 yatak kapasitesinin 3 parçaya bölünerek ÇED kapsamının daraltılması ve formaliteye indirgenmesini amaçlayan bu uygulamada, projeler için hazırlanan ÇED raporlarında korunan alan niteliğindeki sahilin doğal yaşam için taşıdığı işlevler yok sayılmıştı.

VALİLİK İŞLEMİN HUKUKA UYGUN OLDUĞUNU SAVUNDU
Davalı idare olan Antalya Valiliği ise Mahkemeye sunduğu savunmada, söz konusu proje alanının imar planında turizm ve günübirlik alan olarak ayrılmış olduğu görüşünü savundu. Valilik savunmasında, ilgili yönetmelik ve mevzuat kapsamında projeyle ilgili gerekli inceleme ve değerlendirmelerin yapıldığı, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu savunularak davanın reddi talep edildi. Davacıları haklı bulan Antalya 1. İdare Mahkemesi, AHES GYO ile Adil Üstündağ’a ait Yeşilyurt İnş. Tur. AŞ firması tarafından yapılmak istenen otel projeleriyle ilgili ÇED Gerekli Değildir kararlarını hukuka aykırı bularak iptal etti.

SAHİL VE ÇEVRESİ NESLİ TEHLİKE ALTINDAKİ 19 TÜR İÇİN YAŞAM ALANI
Mahkemenin iptal kararında, Koru sahilinde yapılmak istenen otel projelerinin biyoloji, çevre, tarım, kıyı, hidrojeoloji ve jeoloji gibi başlıklar altında hazırlanan bilirkişi raporuna atıflara yer verildi. Alanın denizel ve karasal habitat çeşitliliği açısında Önemli Doğa Alanı kriterlerine uyduğu vurgulanan iptal kararında, “Habitatlara bağlı, küresel ve ulusal ölçekte nesli tehlikede türlerin yaşam ve üreme alanlarını barındırması: Alan ve çevresinde küresel ölçekte 8, ulusal ölçekte 11 yüksek risk sınıfında türün bulunuyor olması, Alanın, ülkemiz sularında Doğu Akdeniz’in en büyük Akdeniz’e endemik memeli türü olan Akdeniz Foku popülasyonunun üreme ve yaşam alanı olması, Alan çevresinde yer alan kumsallarda deniz kaplumbağası ve Nil kaplumbağası türlerinin yuvalama alanlarının bulunması, Tüm Önemli Doğa Alanı içerisinde ortalama 250-300 yuva bulunması” gibi gerekçelere yer verildi.

BAKANLIK SİSTEMİNDE AKDENİZ FOKLARI VE CARETTALAR İÇİN İŞARETLİ
Projeyle ilgili ÇED raporunda yeterli değerlendirmelere yer verilmediğinin de altı çizilen iptal kararında, otel yapılmak istenen sahilin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Sit Alanları Yönetim Sistemi (SAYS) üzerinden yapılan sorgulamada, “Caretta caretta Yaşam Alanı ve Akdeniz Foku Yaşam Sahası olarak işaretlenmiş olduğu da vurgulandı.

KORU SAHİLİNDE OTEL ISRARI SÜRECEK Mİ?
Antalya 1. İdare Mahkemesi’nin hukuka aykırı bulduğu ÇED kararları iptal edildi. Böylece, kentin doğusunda yapılaşmadan korunmuş son sahillerden biri olan Koru sahilinin, ilgili kamu kurumları tarafından yürütülen yetersiz değerlendirmeler ile otel inşaatlarına açılmasının şimdilik önüne geçildi. Ancak bu konuda yaşanan örnekler, aynı projeler için hazırlanacak yeni başvurularla otel ısrarının süreceğini ortaya koyuyor.

HATALI İDARİ KARARLARIN FATURASINI HALK ÖDÜYOR
Türkiye’de kıyıları ve denizleri korumak için yeterince mevzuat olduğu belirtiliyor. Ancak uygulamada ve denetimdeki yetersizlikler kıyıların korunması için yürütülen hukuki mücadeleyi büyük ölçüde halkın ve sivil toplum örgütleri ile meslek odalarının omuzlarına yüklüyor. İdarenin aldığı hatalı ve eksik kararlara karşı, idari yargıda dava açmak da oldukça pahalı bir yol haline geldi. İdarenin aldığı karardaki eksiklik ve yanlışların ispatı davacıya yüklenince, uzmanlık gerektiren konularda çoğu davada 5 ila 10 arasında uzman bilirkişinin görüşüne ihtiyaç duyuluyor. Bu da, bilirkişi masraflarını artırarak 200 ila 300 bin TL’yi bulan yargılama gideri anlamına geliyor. İdarenin aldığı hatalı kararın faturasını, dava sonuçlanana kadar davacı vatandaşlar ödemek zorunda kalıyor.
HALK, KIYILARI KORUMAK İÇİN VALİLİĞE KARŞI DAVA AÇIYOR
Antalya Valiliği’nin son dönemde vermiş olduğu birçok ÇED kararı yargıdan döndü. Gazipaşa Koru sahilindeki otel projeleri hakkındaki ÇED iptalleri, bu kararların son örnekleri. Koru sahilinin deniz canlıları için yaşamsal önemde olduğu, Mahkeme kararı ile de bir kez daha anımsatıldı. Davalı idare olan Antalya Valiliği ise sahili betonlaştıracak projelerle ilgili idari işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etti.

VALİLİK PLATFORM KURUP DENİZLER İÇİN KAMPANYA BAŞLATTI
Bu tabloya bakıldığında, halkın, Valiliğe karşı sahilleri ve deniz canlılarının yaşam alanlarını koruma çabası verdiği ortaya çıkıyor. Antalya Valiliği ise Kasım 2026’da kentte yapılacak olan COP31 öncesinde kamuoyuna denizlerin korunmasına yönelik bir kampanya başlattığı görülüyor. Valiliğin himayesinde başlatılan ‘Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi Projesi’, geçtiğimiz ay kamuoyuna duyuruldu. Proje kapsamında 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde yapılan etkinlikler de basında yer aldı.
VALİ ŞAHİN’İN EŞİ PROJE KOORDİNATÖRÜ OLDU
Koordinatörlüğünü Antalya Valisi Hulusi Şahin’in eşi Ebru Şahin’in yürüttüğü projeyle ilgili Valilik sitesinde yayımlanan tanıtım metninde özetle şu ifadelere yer veriliyor: “Antalya; eşsiz kıyıları, berrak denizi, doğal peyzajı ve güçlü turizm kimliğiyle yalnızca Türkiye’nin değil, Akdeniz’in de en dikkat çekici şehirlerinden biridir. Yüzlerce kilometreye yayılan kıyı şeridi, mavi bayraklı plajları, antik kentleri, koyları, ormanları ve limanlarıyla Antalya, doğa ile yaşamın iç içe geçtiği özel bir coğrafya sunmaktadır. Bu yönüyle Antalya’nın denizi, yalnızca doğal bir zenginlik değil; aynı zamanda kentin turizm gücünün, yaşam kalitesinin ve uluslararası çekim gücünün temel unsurlarından biridir… Yoğun turizm faaliyeti, artan insan ve deniz aracı hareketliliği, tarımsal üretim, kıyı kullanımı ve iklim değişikliğinin etkileri denizel alanlar üzerinde çok yönlü bir baskı oluşturmaktadır. Sahile ve denize bırakılan atıklar, suyolları aracılığıyla taşınan çöpler, deniz araçları kaynaklı kirlilik ve düzensiz kullanım biçimleri yalnızca kıyıların görünümünü bozmakla kalmamakta; deniz canlılarına, habitatlara ve deniz ekosisteminin devamlılığına da zarar vermektedir.





