MRT Maden Sanayi A.Ş. tarafından Antalya’nın Kaş ilçesine bağlı Çerler ve Ahatlı mahallelerinde açılması planlanan mermer ocağına karşı bölge halkının mücadelesi sürüyor. Kaş Kültür ve Çevre Derneği tarafından yapılan açıklamada, 99,54 hektarlık, yaklaşık 1000 dönümlük orman alanını kapsayan proje için Antalya Valiliğinin 30 Nisan 2026 tarihinde “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararı verdiği hatırlatıldı. Dernek ve mahalle sakinlerinin söz konusu kararın iptali istemiyle dava açtığı bildirildi.
İLK AŞAMADA 240 DÖNÜMLÜK ORMAN ALANI YOK OLACAK
Derneğin açıklamasına göre, mermer ocağı projesinin ilk aşamasında ağırlıklı olarak meşe, pırnal meşesi ve maki bitki örtüsünden oluşan yaklaşık 240 dönümlük ormanlık alan kesilecek. Çalışmalar sırasında ayrıca 40 bin ton verimli yüzey toprağının kaldırılacağı belirtildi. Şirket tarafından hazırlanan proje raporuna dayandırılan açıklamada, faaliyet süresince yaklaşık 1 milyon 250 bin ton pasa ve maden atığı oluşacağı, bu atıkların ise ağaçları kesilecek 105 dönümlük orman alanına döküleceği ifade edildi. Dernek, işletme faaliyetleri sırasında saatte 28,471 kilogram toz ortaya çıkacağının da şirket raporunda yer aldığını kaydetti. Oluşacak tozun yalnızca köyde yaşayanların sağlığını değil, bölge halkının temel geçim kaynakları arasında bulunan tarım, küçükbaş hayvancılık ve arıcılığı da tehdit edeceği savunuldu.

MERİMER OCAĞI TARIM ARAZİLERİNE 20 METRE MESAFEDE
Mermer ocağı işletme sahasına en yakın tarım alanının yalnızca 20 metre mesafede bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada, üretim ve nakliye sırasında oluşacak toz ile makine ve personel kaynaklı atıkların tarımsal üretime zarar verebileceği belirtildi. Proje kapsamında günde 162 kamyon seferi yapılmasının planlandığını bildiren dernek, nakliye güzergâhının Çerler Mahallesi’ndeki bazı konutlara yalnızca 8 ila 20 metre uzaklıkta olduğunu açıkladı. Yoğun kamyon trafiğinin bölgede toz ve gürültüye neden olacağı, mahalle yollarında trafik ve can güvenliği sorunları yaratacağı ifade edildi.
MERİMER OCAĞININ YAKININDA İKİ ARKEOLOJİK SİT ALANI BULUNUYOR
Kaş Kültür ve Çevre Derneği, ruhsat sahasının köylülerin “Tüse” olarak adlandırdığı iki ayrı birinci derece arkeolojik sit alanını da içine aldığını açıkladı. Mermer ocağının fiilî işletme sahasının bu arkeolojik alanlardan birine 176, diğerine ise 570 metre mesafede bulunduğu belirtildi. Dernek, arkeolojik ve kültürel varlıkların bulunduğu bir bölgede madencilik faaliyetine izin verilmesinin geri dönüşü olmayan kayıplara yol açabileceği uyarısında bulundu.

KAŞ’TA KÖYLÜLERDEN MERMER OCAĞINA TEPKİ: “İSTEMİYORUZ”
Açıklamada, projenin bölgenin orman varlığını, doğal yaşamını, tarımsal üretimini ve köylülerin yaşam alanlarını tehdit ettiği belirtilerek şu çağrı yapıldı:
“İçinde iki adet birinci derece arkeolojik sit alanı bulunan, tarım arazilerine 20 metre mesafede yer alan ve neredeyse tamamı orman varlığımızdan oluşan bu alana mermer ocağı izni verilemez. Köylümüzün sağlığına; tarım, küçükbaş hayvancılık ve arıcılık gibi geçim kaynaklarına zarar verecek mermer ocağını Çerler’de, Ahatlı’da ve Kaş’ta istemiyoruz.”
DERNEKTEN ÇAĞRI
Dernek, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne (MAPEG) ve projeye ilişkin izin süreçlerinde görev alan kurumlara seslenerek, maden ruhsatı ve ÇED değerlendirmelerinde bölgenin doğal, kültürel ve ekonomik özelliklerinin göz ardı edilmemesini istedi. Kaş Kültür ve Çevre Derneği ile mahalle sakinleri, Antalya Valiliğinin verdiği “ÇED Olumlu” kararına karşı açtıkları davanın takipçisi olacaklarını ve mermer ocağı projesine karşı mücadelelerini sürdüreceklerini bildirdi.






