Antalya’nın Manavgat ilçesinde, Kızılağaç sahil bandında yer alan Ulualan’ın golf turizmine açılmasına yönelik planlar yargı denetiminden geçemedi. Antalya Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesi, 30 Eylül 2026 tarihli kararıyla Kültür ve Turizm Bakanlığının istinaf başvurusunu oybirliğiyle reddederek, dört golf turizm alanı oluşturulmasını öngören planların iptalini hukuka uygun buldu.

DOĞAL ALANLAR İÇİN EKONOMİK FAYDA YETERLİ GÖRÜLMEDİ

Dava, Kültür ve Turizm Bakanlığının 6 Mart 2023’te onayladığı Side Turizm Alanı ve Side II No’lu Turizm Merkezi Kızılağaç Bölgesi 3. etabına ilişkin 1/25 bin ölçekli çevre düzeni planı revizyonu ile 1/5 bin ve 1/1000 ölçekli imar planlarını kapsıyor. Mahkeme kararında, uyuşmazlık konusu bölgenin henüz yapılaşmamış yaklaşık 296 hektarlık, orman ve mera vasıflı Hazine taşınmazlarından oluştuğu belirtildi. Manavgat Belediyesinin önerisinde golf turizminin yanı sıra yat limanı, tekne çekek yerleri ve halkın kullanımına açık alanlar bulunduğu; dava konusu planda ise yaklaşık 287 hektarlık bölümün üç konaklamalı ve bir konaklamasız olmak üzere dört büyük golf turizm alanına ayrıldığı kaydedildi.

Mahkeme, plan açıklama raporunda golf turizminin bölgeye sağlayabileceği ekonomik faydaların ele alındığını, ancak doğal ekosistem ve doğal kaynaklara yönelik değerlendirme ve çalışma bulunmadığını vurguladı. Alanın doğal özelliklerine uygun plan kararları geliştirildiğini gösteren araştırma ve analizlerin de ortaya konulmadığı belirtildi.

SU KAYNAKLARINA ETKİSİ ARAŞTIRILMADI

Antalya Körfez Gazetesi muhabiri Ertuğrul Gün'ün haberine göre, kararda aktarılan bilirkişi raporunda, bölgenin golf turizmi için tercih edilip edilmeyeceğine ve potansiyel golf oynama talebine ilişkin araştırma ya da fizibilite çalışması yapılmadığına dikkat çekildi. Su kaynakları başta olmak üzere olası olumsuz çevresel etkilerin belirlenmesine yönelik etki değerlendirmesinin yapılmadığı, bu etkileri azaltacak önlemlerin açıklanmadığı kaydedildi. Bölge halkının ve ilçe belediyesinin görüşlerinin alınmadığı; görüş alındığı belirtilen kurum ve kuruluşların görüşlerinin ise dava dosyasında ve plan açıklama raporunda bulunmadığı ifade edildi.

KIYILARDAN YARARLANMAK ANAYASAL HAK

Mahkeme, kıyıdan içeriye doğru kamusal bir koridor oluşturularak halkın anayasal hakkı olan kıyılardan yararlanmasının sağlanması gerektiğini belirtti. Bu büyüklükte bir alanın golf turizmine ayrılmasına ihtiyaç olup olmadığı bilimsel ve teknik gerekçelerle ortaya konulmadan yapılan planlamanın, şehircilik ve planlama ilkeleri ile kamu yararına uygun olmadığı sonucuna varıldı.

MİMARLAR ODASININ DAVASINDA DA BOZMA KARARI ÇIKMIŞTI

Ulualan’daki aynı planlara ilişkin bir başka hukuki süreç de Mimarlar Odası Antalya Şubesinin açtığı davada yaşandı. Antalya 5. İdare Mahkemesi, yeterli araştırma ve analiz yapılmadığı gerekçesiyle planları iptal etti. Konya Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesi ise bu kararı kaldırarak davayı reddetti. Mimarlar Odasının temyiz başvurusunu inceleyen Danıştay Altıncı Dairesi, 12 Şubat 2026 tarihli, E:2025/4101 ve K:2026/544 sayılı kararıyla Bölge İdare Mahkemesinin kararını oybirliğiyle bozdu. Dosya yeniden değerlendirilmek üzere Bölge İdare Mahkemesine gönderildi.

Gülsüm Nalan Akpınaroğlu’nun açtığı davada ise Antalya 4. İdare Mahkemesi, 29 Şubat 2024’te iptal kararı verdi. Bu kararı kaldırarak davayı reddeden Konya Bölge İdare Mahkemesinin kararı, Danıştay Altıncı Dairesinin 12 Şubat 2026 tarihli, E:2025/3157 ve K:2026/545 sayılı kararıyla bozuldu. Son olarak dosyayı inceleyen Antalya Bölge İdare Mahkemesi, Danıştay’ın bozma kararına uyarak Bakanlığın istinaf başvurusunu reddetti.

BAKANLIK TURİZMİN 12 AYA YAYILMASINI SAVUNDU

Kültür ve Turizm Bakanlığı, istinaf başvurusunda planların üst ölçekli plana ve plan hiyerarşisine uygun olduğunu ileri sürdü. Golf sahalarının sulanmasında şebeke suyu yerine toplanmış dere, çay ve yağmur suları ile arıtılmış atık suların kullanılacağını belirtti. Bakanlık, golf tesisleriyle turizmin çeşitlendirilmesinin, konaklama tesislerinin yıl boyunca açık tutulmasının, gelirin artırılmasının ve istihdamda sürekliliğin amaçlandığını ifade etti. Mahkeme, bu iddiaları iptal kararının kaldırılması için yeterli görmedi.

30 Eylül 2026 tarihli karara karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde Danıştay’a temyiz başvurusu yapılabilecek.

Kaynak: ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ-ECE GÜNEŞ