Antalya’da 5 Temmuz 2025 tarihinde düzenlenen rüşvet ve yolsuzluk operasyonu sonucu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, gözaltına alınmış ve aynı gün çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklanmıştı. Böcek, İçişleri Bakanlığı tarafından Başkanlık görevinden uzaklaştırılırken operasyonun üstünden toplamda 486 gün (1 yıl, 3 ay, 29 gün) geçti. O günden bugüne Böcek, 4 kez hâkim karşısına çıktı.
“BU PARAYI VERMEK ZORUNDA KALDIM”
Duruşmada konuşan ilk isim ise iş insanı Yusuf Yadoğlu oldu. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini ifade eden Yadoğlu, “Aylık gelirim 500 bin TL’dir herhangi bir sabıkam yoktur. 85 milyon TL’yi gönüllü, kendi isteğimle bağış yaptım. Ben bu parayı vermek zorunda kaldım. Çünkü ticaret yaptım. 115 Milyon TL param kaldı içeride. O parayı alabilmek için bu parayı vermek zorunda kaldım. Gökhan Böcek’in talepleri doğrultusunda parayı verdim. Gökhan Böcek seçim zamanında destek olmamı söyledi. Muhittin Böcek’le seçim zamanında destek vermem konusunda görüşmem oldu. Gökhan Böcek 25 milyon TL istedi 8.5 milyon TL’ye anlaştık” dedi.

“GÖKHAN BÖCEK’E PARA VERDİM”
Gökhan Böcek’e 30 milyon TL verdiğini iddia eden Yadoğlu, “30 milyon TL herhangi bir şey karşılığında vermedim. Gökhan Böcek’in ayrıldığını eşine daire alacağını söyledi. Diğer eşiyle evlenmek zorunda olduğunu çünkü çocuğu olmak üzere olduğunu ifade ederek benden para istedi. Bu sebeple 30 milyon TL para verdim. Hala paramı da geri alamadım” diye konuştu.

“MUHİTTİN BÖCEK’E DAİRE VERDİK”
Hakan Işık’ın Muhittin Böcek’e daire verdiğini iddia ederek şunları söyledi:
"Aylık gelirim 300 bin tl. Anlatılan her şeyi sizin huzurunda ve yazılı olarak anlattım. Bir projeyi başladık. Zor şartlarda bitirdik. İskân aşamasına geldiğimizde dilekçelerimizi verdik. Belli bir süre bekledikten sonra hareketlilik olmadıktan sonra tekrar gittik. Görüştüğümüz zaman Muhittin Böcek belediye başkanıydı. Tuncay Saruhan ile görüştük. Bütün işlemleri Tuncay Bey üzerinden devam etti. Bize ‘Belli bir noktada beklenilmesi gerektiğini. Yaptığımız projedeki bir dairenin bir tanesinin Muhittin Başkana verilmesi gerektiği' söylendi. Böyle bir şeyin mümkün olmadığını söyledik. ‘Olmazsa bu iş olmaz’ dediler. Başka çaremiz kalmadı mecburiyetten tabiri caizse zorla bizden bu daireyi aldılar. Önce daireyi aldılar sonra iskan verdileri”
Baskılar nedeniyle çaresiz kaldıklarını ve bu nedenle daire verdiklerini öne süren Işık, şunları söyledi:
“Haziran 2016’da bütün evraklarımızı tamamladık. Tüm işlemler bitmişti ancak iskânımızı Şubat 2017’de aldık. İnşaat yüzde 95 oranında tamamlanmıştı. Daireyle ilgili konunun iskâna bağlı olduğunu, dairenin iskân verildikten sonra teslim edildiğini hem onlar hem de biz biliyoruz. İsmail Erdoğmuş’a daireyi neden teslim ettiğimiz soruluyor. Dosyaları hazırlayıp eksikleri olsa da olmasa da iskân almaya yöneldik. ‘Bu iş olacak, bitecek. Önce bu tarafı çözmemiz, sonra diğer tarafı çözmemiz lazım’ şeklindeki baskılar nedeniyle çaresiz kaldık.”
“BİZ DE TAPUYU VERDİK”
Tuncay Saruhan ile süreç boyunca muhatap olduklarını kaydeden Işık, “Ortada şöyle bir gerçek var; Biz bu projeyi yaptık, ihtilal oldu, uçak düşürüldü birçok zorlu şartlar oldu. Mehmet Akif Kiraz kardeşimle ben bizim elimizden daireyi aldılar peşinden iskanı bağladılar ve alan memnun satan memnun noktasına getirdiler. İsmail Bey’le ilgili benim şahsi olarak hiçbir şey yok. İsmail Bey Tuncay Bey kanalıyla ‘Evi verililerse tapu verilirse iskanın verileceğini’ söylediler. Biz de tapuyu verdik. Bütün işlemlerin başında tapuyu alan İsmail Bey bizimle devam etti" dedi.
“BU YÜZDEN İSMAİL BEY’E DAİREYİ VERDİK”
Söz konusu daireyi İsmail Erdoğmuş aracılığıyla Muhitin Böcek’e verdiklerini iler süren Mehmet Akif Kiraz, “Aylık gelirim 250 bin TL, sabıkam yok. Daha önce zarar gören vasfıyla ifade verdik aynı ifadeler geçerlidir. 2016 yılında iskan için başvurduk. Uzun bir süre bekletildik. Kasım ayında bizden daire istendi. Bu yüzden İsmail Bey’e daireyi verdik. İsmail Bey’i ben hiç tanımam. Bizim ilişkimiz tüm Tuncay Saruhan beyle yapıldı. Muhitin Böcek’e devredecek şekilde İsmail Bey’e devrettik” dedi. Mahkemede konuşan Sezgin Köysürem Serken Temuçin’e 5 dikkan verdiğini vurgulayarak, şu ifadelere yer verdi:
“Aylık 35. Milyon TL aylık gelirim var. Serkan benden 6 dükkân talep etti, 5 dükkan verdik. Aynı ifademi tekrarlıyorum. Değişine bir şey yok. Kentsek dönüşüm projesi aldığımda işi teslim ettim. 8 bin sayfa hakkedişi sunabilirim. İşimi süresinde teslim ettim. Takdir almama gerekirken şu anda mahkeme ifade veriyorum. Örnek bir vatanda olduğuma inanıyorum. 5 dükkan verdim. Güneş Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm projesinde oldu bahsi geçen olay. Türel’den beri ihaleye çıkıyorum. ANTEP’in başkanı o zaman İsmail Erdoğmuş’tu. Muhitin Böcek’le hiçbir zaman görüşmedim. Serkan Temuçin ile görüştüm. Her zaman Serkan ve Yasin yanındaydı Muhittin Başkanla beni yalnız bırakmadı. 1 milyon TL’lik bir dükkan talep etti Serkan Bey bizden. İsmail Erdoğmuş’un burada hiçbir talebi olmadı. Kendisine daire ya da dükkan vermedim. “
Duruşmaya 20 dakika ara verildi.





