Kimine göre itirafçı, kimine göre iftiracı olan Yusuf Yadoğlu’nun Emniyet’te üst düzey yönetici olan akrabası kimdi? Mahkemede akrabası olan Emniyet Müdürü lehinde nasıl tanıklık yaptı. Muhittin Böcek ile tanışıklığı Konyaaltı Belediyesi döneminde mi başladı? Yadoğlu’nun belediyeden taşıma ihalesi alan şirketi nasıl bir fıkraya konu oldu? Yusuf Yadoğlu’nun Halk TV’nin sahibi Cafer Mahiroğlu ile tanışmasına aracılık yapan Antalya’daki akrabası kim? Başkan Böcek, iftiracı dediği Yusuf Yadoğlu’na Konyaaltı Belediye Başkanlığı döneminde hangi ihaleleri verdi? 2015’de Konyaaltı Belediyesi Yadoğlu’nun hangi şirketine tek kalemde 31 milyonluk ihale verdi? CHP’li Beşiktaş Belediyesi soruşturması kapsamında tutuklanan iş insanı Yusuf Yadoğlu, etkin pişmanlıktan faydalanmak için savcılığa verdiği ifadede, Halk TV’nin sahibi Cafer Mahiroğlu ile akrabası Feyzullah Arslan’ın yönlendirmesi ile tanıştığını söyledi…
YADOĞLU’NU HALK TV’NİN SAHİBİNE YÖNLENDİREN AKRABASI KİM?
İş insanı Yusuf Yadoğlu, basında yer alan ifadesinde, Halk Tv’nin sahibi Mahiroğlu ile tanışıklığını şöyle anlatıyor: “Cafer Mahiroğlu ile tanışıklığım oğlumun yurt dışında okuduğu dönemde akrabamız Feyzullah Arslan'ın oğlumu Cafer Mahiroğlu'na yönlendirmesi sebebiyledir. Cafer Mahiroğlu'yla 2020 yılında tanıştım. Sonraki süreçte gerek yüz yüze, gerekse telefon üzerinden görüşmelerimiz oldu. Kendisiyle ticari bir ortaklığım yoktur.
Benim firmalarımın ihale almasını kolaylaştıracak bir girişimi ya da davranışı olmamıştır. İhale sürecinde yaşadığım bazı sıkıntıları Cafer Mahiroğlu'na anlatmıştım. Bu konuyu da yukarıda detaylı olarak izah ettim. İETT ihale süreçlerine kendisinin bir dahili yoktur. Kendisinin CHP'de tanıdıkları olduğu için ve benim yaşadığım haksızları iletmesi halinde dikkate alınacağını düşündüğüm için bu konularda ricada bulundum.”
ARSLAN, ESKİ ANTALYA EMNİYET MÜDÜRÜ
Antalya Körfez Gazetesi muhabiri Yusuf Yavuz'un haberine göre, Yusuf Yadoğlu’nun ‘akrabamız’ diye söz ettiği Feyzullah Arslan, 2006 yılında Antalya Emniyet Müdürlüğü yapan üst düzey bir emniyet yöneticisiydi. Daha önce 2001’de Emniyet Genel Müdürlüğü Sözcüsü olarak da görev yapan Arslan, renkli kişiliği ile tanınan bir isim.
2007’DE DP’DEN VEKİL ADAYI OLDU
Antalya Emniyet Müdürü olarak görev yaptığı dönemde 22 Temmuz 2007 seçimlerinde DP’den Milletvekili aday adayı olmak için görevinden istifa eden Feyzullah Arslan, aday listesine giremedi. Liste dışı kalan Arslan, görevine geri döndü ve Adana Emniyet Müdürlüğü’ne atandı.
2019’DA AKP’DEN BELEDİYE BAŞKAN ADAYI
Ancak Arslan’ın siyasete olan ilgisi bitmedi. 2019 yerel seçimlerinde bu kez de memleketi olan Sivas’ın Gürün ilçesine belediye başkanı olabilmek için AKP’den aday oldu. O dönemde Akdeniz Üniversitesi Rektör Danışmanı olan Arslan’ın belediye başkanlığı hayali de gerçekleşmeyince Antalya’da avukatlık ve bilirkişilik yapmaya başladı.
YEĞEN YADOĞLU’NUN ŞİRKETİ FIKRA KONUSU OLDU
Eski Antalya Emniyet Müdürü Feyzullah Arslan aynı zamanda Konyaaltı ilçesinin sanayici ve iş insanları örgütü olan KONYSİAD üyesi. Arslan’ın sosyal medyada paylaştığı fıkralardan birinde, memleketi Gürün’ün bir köyünden gelen işsiz bir adamın, Konyaaltı Belediyesinin taşeron personel ihalesini alan Yusuf Yadoğlu’na ait Akdeniz Temizlik firmasında şoför olarak işe girdiği anlatılıyor. Şiir ve oyunlar yazan Arslan’ın gerçek hayattan uyarladığı fıkralar konusunda da yetenekli olduğu anlaşılıyor. Arslan’ın fıkrasında, Konyaaltı Belediyesi’nin ihalesini alan Yusuf Yadoğlu’nun şirketinde iş bulan Gürünlü şoför, cenaze arabasına verilir. Bir gün karısının yaptığı yemeği çok beğenince cenaze arabasıyla onu gezdirmek ister. Ancak karısı “Sen delirdin mi, cenaze arabası ile geziler mi?” deyince Gürünlü şoför cevabı yapıştırır: “Ula hanım, elalem cenaze arabasına binmek için ölüyor, sen de beğenmiyorsun!”
YADOĞLU AİLESİ ANTALYA’DA ÜS KURMUŞ
Feyzullah Arslan, Yusuf Yadoğlu’nu “yeğenimiz” diye tanıtıyor. Yusuf Yadoğlu da aynı şekilde Feyzullah Arslan’dan “akrabam” diye söz ediyor. Ancak ikilinin söz etmediği Antalya’da yaşayan ve şirket ortağı olan başka akrabalar da var.
BÖCEK: "YADOĞLU’NU 10 YILDIR TANIRIM"
İtirafçı olan iş insanı Yusuf Yadoğlu’nun ifadesine dayanılarak başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, ifadesinde Yadoğlu’nu 10 yıldır tanıdığını belirterek, genel olarak kamu kurumlarıyla çeşitli sahalarda iş yapan bir iş insanı olduğunu söyledi.
YADOĞLU’NA VERİLEN İHALELER 15 YIL ÖNCESİNE DAYANIYOR
Ancak Eski Antalya Emniyet Müdürü Feyzullah Arslan’ın Eylül 2020’de paylaştığı fıkrada adı geçen ve ‘yeğen’ Yusuf Yadoğlu ile Mehmet Mustafa Yadoğlu’nun da ortakları arasında olduğu Akdeniz Temizlik şirketinin Muhittin Böcek’in başkanlığı döneminde Konyaaltı Belediyesi’nden aldığı ihalelerin geçmişi EKAP kayıtlarına göre 14 yıl öncesine uzanıyor. Yusuf Yadoğlu’nun kurucusu ya da ortağı olduğu şirketler yalnızca Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden değil, Muhittin Böcek’in başkanlığı döneminde Konyaaltı Belediyesi’nden de düzenli olarak ihaleler almış.
KONYAALTI BELEDİYESİ PERSONELİ YADOĞLU’NUN ŞİRKETİNDEN
2004’de Hasan Karakuş ve Oğuz Çevik tarafından Tahılpazarı Mahallesi’nde kurulan, 2006’da Mehmet Mustafa Yadoğlu’nu ortak alan Akdeniz Temizlik şirketinin Konyaaltı Belediyesi’nden aldığı ihaleler EKAP kayıtlarına göre 2011 yılına kadar uzanıyor. Şirkete verilen ihalelerin konusu personel temini. Yani Feyzullah Arslan’ın fıkrasında adı geçen Gürünlü Şoför gibi, taşeron işçi alımı. Bugünden bakıldığında, Muhittin Böcek yönetimindeki Konyaaltı Belediyesi’nin hizmet personeli ihtiyacı yıllarca Yusuf Yadoğlu’nun şirketlerinden temin edilmiş. Örneğin 17 Mart 2015 tarihinde sözleşmesi imzalanan ihalede, 655 personelin, Yadoğlu’nun SYM Turizm şirketinden temin edildiği görülüyor. Yusuf Yadoğlu’nun Eylül 2008’de Akdeniz Temizlik şirketindeki hisselerini Remzi Balyoz’a devretse de kurduğu başka şirketler üzerinden Muhittin Böcek yönetimindeki Konyaaltı Belediyesi’nden ihale almayı sürdürmüş.
KONYAALTI'NDAN AKTAŞ DA İHALE ALMIŞ
Nisan 2013’de Konyaaltı Belediyesi’nin taşeron personel ihalesi el değiştiriyor ve bugün itirafçı olan bir başka iş insanı Aziz İhsan Aktaş’a ait Bilginay Temizlik LTD’ye veriliyor. 2013 yılında Konyaaltı Belediyesi aynı başlık altında personel teminiyle ilgili 4 ihale yapıyor. Diğer 3 ihale de yine Akdeniz Temizlik şirketine veriliyor. Yusuf Yadoğlu ile Aziz İhsan Aktaş’ın adları belediyelere yapılan son operasyonlarda birlikte anılmıştı. Konyaaltı Belediyesi’nin ihaleleri yıl içinde her iki şirket arasında paylaşılmış.
ŞİRKET İÇİNDE ŞİRKET KURULUYOR
Akdeniz Temizlik şirketi, 2012 yılında “Boztepe Kimya Peyz. LTD” adında Döşemealtı merkezli bir şirket daha kuruyor. Bu şirket de 2014 yılında Konyaaltı Belediyesinden personel temini konusunda iki ayrı ihale alıyor.
2015’DE ALTIN VURUŞ, 30 MİLYONLUK İHALE
Yusuf Yadoğlu’nun bir başka şirketi olan SYM Turizm LTD de 2015 yılında Konyaaltı Belediyesi’nden 30 milyon TL’lik bir ihale alıyor. 2015 yılındaki büyük bütçeli bu ihalenin tutarı, neredeyse önceki 4 yılın aynı başlıktaki ihalelerinin toplam tutarından daha fazla bir meblağ. O dönemin kuruna göre yaklaşık 11,5 milyon Dolar ediyor. 2011’de aynı başlıktaki 3 ihale için 4,9 milyon, 2013’de 4 ihale için 11,5, 2014’de iki ihale için toplam 11 milyon TL ödendiği düşünüldüğünde bir yılda ödenen paranın büyüklüğü daha iyi anlaşılıyor.
KONYAALTI’NDAN BÜYÜKŞEHİR’E BAKŞAN BÖCEK’İN YADOĞLU’NA İHALE SADAKATİ
Muhittin Böcek yönetimindeki Konyaaltı Belediyesi’nin 2016 yılındaki taşeron personel ihalesi de yine Yusuf Yadoğlu’nun bir başka şirketine veriliyor. Yaklaşık 11 milyon TL tutarlı ihaleyi bu kez de Beydağ Temizlik şirketi alıyor. 2012’de Akdeniz Temizlik şirketi bünyesinde kurulan Beydağ şirketi, Muhittin Böcek’in Mart 2019’da Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesinin ardından Büyükşehir Belediyesi’nden de “Beydağ- Hanzade” olarak düzenli olarak İhale almaya devam edecekti.
YADOĞLU’NU BÖCEK İLE KİM TANIŞTIRDI
Konyaaltı Belediyesi’nin geçmişte verdiği ihalelere bakıldığında, Başkan Muhittin Böcek’in “10 yıllık” dediği Yadoğlu ile tanışıklığın, en azından ihale verilen şirketler üzerinden çok daha eskiye dayandığı söylenebilir. Yusuf Yadoğlu’nun bir dönem Konyaaltı’nın merkezinde yer alan Kuşkavağı Mahallesi’nde ikamet ettiği de biliniyor. Ancak Yadoğlu’nun Muhittin Böcek ile tanışmasına tıpkı Cafer Mahiroğlu ile olduğu gibi akrabası Feyzullah Arslan mı aracılık etti, bu henüz bilinmiyor. Arslan’ın yaptığı görevler gereği Antalya’da siyasiler, iş dünyası ve kent protokolü ile yakın ilişkiler kurmuş olması bu ihtimali güçlendiriyor.
‘OĞLUM İLE ARALARINDAKİ İLİŞKİYİ BİLMİYORUM’
Konyaaltı Belediyesi’nin Muhittin Böcek döneminde Yadoğlu’nun şirketlerine verdiği ihaleleri özetledikten sonra yeniden gündemdeki tartışmalara dönelim: Yusuf Yadoğlu’nun ifadesinde Başkan Böcek’in oğlu Gökhan Böcek’in boşandığı eşine verdiği 30 milyonluk dairenin parasıyla, son yerel seçimlerin öncesinde 8,5 milyonluk araç giydirme faturasının kendisine ödettirildiği öne sürülüyor. Halen yurtdışında bulunan Gökhan Böcek’in Türkiye’ye dönüp ifade verip vermeyeceği merak edilirken tutuklanan Başkan Muhittin Böcek oğlu ile İş insanı Yusuf Yadoğlu arasındaki ilişkiyi bilmediğini öne sürdüğü ifadesinde, "Yusuf Yadoğlu ya da başkaca bir iş insanıyla detay bir diyaloğa girecek konumda zaten değilim. Kendisinin şahsıma ve oğlum Mustafa Gökhan Böcek'e yönelik isnatlarından haberdar değilim. Oğlumun Yusuf Yadoğlu ile olan tanışıklığı ya da samimiyetini bilmiyorum. Aralarında nasıl bir ticaret ya da ilişki vardır haberdar değilim. Oğlum 1993 doğumludur. Şunu ifade etmek isterim ki oğlum kendini bildiğinden beri ben belediye başkanlığı görevini yapmaktayım. Sosyal çevresinde hep belediye başkanının oğlu olarak bilindi. Sonradan bu makamları tanımış bir aile değiliz.”
‘BABAMIN HABERİ VAR’ DİYEREK PARA İSTEDİ
İş insanı Yusuf Yadoğlu ise savcılık ifadesinde, oğul Gökhan Böcek’in her seferinde “Babamın haberi var” diyerek kendisinden para istediğini, belediyeden hak edişlerini alabilmek için mecburen rüşvet verdiğini iddia etti.
FİKRET OTYAM’A AÇILAN DAVADA GÜNDEME GELEN AKRABALIK BAĞI
Antalya’da Yusuf Yadoğlu ile Eski Emniyet Müdürü Feyzullah Arslan’ın “akrabalık” bağının gündeme geldiği bir başka adli olay da 2008 yılında görülen bir dava. Antalya’da yaşayan gazeteci-yazar ve ressam Fikret Otyam, dönemin İçişleri Bakanı Beşir Atalay’a hitaben yazdığı bir yazısında, o dönem Antalya Emniyet Müdürü olan Feyzullah Arslan’ı mizahi bir dille eleştirmiş, Arslan’ın kentin trafik sorunlarını çözmek yerine roman ve piyes yazmakla meşgul olduğunu savunmuştu. Arslan ise Fikret Otyam’ın yazısıyla ilgili dava açmış, bu yazı yüzünden psikolojisinin bozulduğunu savunarak 20 bin TL tazminat talebinde bulunmuştu.
‘YAZI NEDENİYLE PSİKOLOJİSİ BOZULDU’
Fikret Otyam ve yazının yayınlandığı Son Nokta Dergisinin sorumlu müdürü İdris Özyol aleyhinde açılan dava Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülmüştü. Davanın duruşmasında Feyzullah Arslan’ın tanıklarından biri de bugün itiraflarıyla belediyelere operasyon yapılmasına neden olan iş insanı Yusuf Yadoğlu’ydu. Arslan’ın akrabası olduğunu söyleyen Yadoğlu, Fikret Otyam’ın eleştirel yazısı nedeniyle Feyzullah Arslan’ın çok üzüldüğünü belirterek,
“Yazı nedeniyle gerçekten psikolojisi bozuldu. Dergide yazının yayımlanması onu çok üzdü. İçine kapandı” ifadesini kullanmıştı. Duruşma Hakiminin Otyam’ın yazısına atıf yaparak “Emniyet Müdürü kitapları ne zaman yazıyor? Mesai saatinde mi yazıyor?” diye sorması üzerine ise tanık Yusuf Daloğlu, “Feyzullah Arslan günde dört saat uyur. Yazılarını evinde yazıyor” yanıtını vermişti.
TAZMİNAT DAVASI REDDEDİLMİŞTİ
Dönemin Emniyet Müdürü Feyzullah Arslan’ın Fikret Otyam’a açtığı ve Yusuf Yadoğlu’nun Arslan lehine tanıklık yaptığı dava, 30 Aralık 2008 tarihli duruşmada mahkeme tarafından reddedilmişti. Mahkeme, Otyam’ın yazısını eleştiri olarak değerlendirmiş, karar merciinde görev yapan bürokratların eleştiriye karşı tahammüllü olmaları gerektiğine hükmetmişti. Eleştiri bazen sert olsa bile…
ARSLAN VE YADOĞLU ANKARA YOLLARINDA
Feyzullah Arslan’ın kendisini eleştiren 82 yaşındaki bir yazara karşı açtığı tazminat davasında, üzüntüden ‘psikolojisinin bozulduğuna’ tanık olarak gösterecek kadar yakın olan akrabası Yusuf Yadoğlu’nu Ankara’da TBMM’den Emniyet teşkilatına kadar kamuya ait birçok alanda yanında götürdüğü görülüyor. Sosyal medyayı kullanmayı seven Feyzullah Arslan, bu ziyaret ve görüşmelerin bir kısmını da kişisel hesaplarından paylaşmış.
YADOĞLU’NUN BELEDİYELERE OPERASYON BAŞLATAN İTİRAFLARI
Yusuf Yadoğlu kamu kurumları ve belediyelerden aldığı ihalelerle gündeme gelen, son iki aydır ise Savcılık ifadesinde dile getirdiği iddialarla ülkede en çok tartışılan isimlerden biri. Birçok belediye başkanı ve bürokrat Yadoğlu’nun itirafları nedeniyle tutuklu ya da tutuksuz olarak yargılanıyor.
İTİRAF MI İFTİRA MI?
Yakın zaman önce Antalya’da 5 yıldızlı bir otel yatırımıyla da gündeme gelen Yadoğlu’nun Sivas Gürün’den başlayıp, belediyelerden aldığı yüzlerce milyonluk ihalelere uzanan öyküsünde siyaset, bürokrasi ve kamu ihalelerinin puslu dünyasının sırları saklı. Yadoğlu’nun, milyonların saniyeler içinde el değiştirdiği bu puslu dünyaya ilişkin itirafları, muhattapları tarafından “iftira” olarak değerlendiriliyor. Ancak geçmişe dönük yaptığımız araştırmalar sonucunda ortaya çıkan EKAP ihale kayıt bilgileri, Yusuf Yadoğlu’nun Konyaaltı Belediyesi’nden Başlayarak 14 yıldır Antalya’da belediyelerden ihale aldığını ortaya koyuyor. EKAP sistemine yüklenmeyen başka olası alımlar var mı, şimdilik bilmiyoruz. Antalya’daki diğer ilçe belediyelerini de henüz inceleme fırsatımız olmadı. Ancak Yusuf Yadoğlu’nun itiraflarının buzdağının görünen yüzü olduğunu söylemek mümkün. Çünkü Konyaaltı Belediyesi ihalelerinden bugüne kadar söz edilmiş değil. 1999-2019 arasında Konyaaltı Belediyesi’ni dört dönem boyunca yöneten Muhittin Böcek’in fazla bir samimiyetinin olmadığını öne sürdüğü Yusuf Yadoğlu’na kendi döneminde onlarca milyonluk ihale verdiğinin ortaya çıkması dikkat çekici.
MAMUMİYET KARİNESİ DE KAMU ÇIKARI DA KORUNMALI
Bütün bu soruşturmalar sonuçlanıncaya kadar yargılanan her ismin masumiyet karinesini ve adil yargılanma hakkını elbette sonuna kadar savunacağız. Ancak buna karşılık yürütülen soruşturma ve yargılamaların kamu adına da adil biçimde sürdürülmesi gerektiği de unutulmamalı. Çünkü Antalya’da uzunca bir süredir emniyet, adliye, belediyeler, valilik ve yerel siyasette oligarşik bir yapıdan söz ediliyor. Çeşitli ihale ve yapım işleri ile kamudaki farklı konularda kusuru ya da ihmali bulunan bürokratlar hakkında yapılan şikayet başvurularının sonuçsuz kalması, mevzuat ve belgelere rağmen ilgililer hakkında soruşturma izni verilmemesi; her siyasi görüşten vatandaşın ortak yarası haline gelmiş, kamuya olan güven büyük ölçüde zedelenmiştir. Siyaset üstü bir çıkar işbirliğinin hüküm sürdüğü kentte imar rantı kardeşliğinden ihale ortaklığına birçok alanı kuşatan bu yapı çözülmedikçe kamu kaynaklarının bir avuç çıkar grubuna akıtılmazsınız önüne geçilmesi mümkün değildir.