Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Antalya’ya gelişinin 96’ncı yıldönümüne özel Cumhuriyet Meydanı’nda bir tören düzenlendi. Törene CHP PM Üyesi ve Milletvekilimiz Cavit Arı, Milletvekili Mustafa Erdem, Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, CHP Antalya İl Başkanı Cem Kotan, sendika temsilcileri ve diğer parti üyeleri katıldı. Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Atatürk heykeline çelenk bırakılmasının ardından konuşan CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı iktidara yönelik sert sözler kullandı. Kamacı, iktidarın hukuku bir silah olarak kullanarak başkanları görevlerden aldığını iddia edip, bu kara günlerin elbet biteceğini ve o zaman gerçek demokrasinin işleyeceğini vurguladı.
“ATATÜRK’ÜN ANTALYA’YA GELİŞİ”
Atatürk’ün 96. Önce Antalya’ya gelişinin önemine değinen Kamacı, “Tarih bugün 6 Mart Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Antalya'yı şereflendirdiği bir dönem Bugün 6 Mart Aslında bugün söylenmesi gereken birçok konu var Bundan bir hafta önce başlayan savaşla ilişkilendirilecek çok konu var. Atatürk buraya geldiğinde Daha İtalyanlardan yeni kurtulmuş bir coğrafyaya geldi. Daha o dönemlerde Hatay'ın Türkiye Cumhuriyeti'ne katılım sağlamadığı bir dönemde geldi Bu önemli bir ziyaretti, bu bir işaretti, herkese vereceği Bir dersti ancak Atatürk her zaman diplomasiye önem vermiştir. ‘Yurtta barış dünyada barış’ demiştir. Sanki yüzyıl sonrasını görmüş gibi” dedi.
ATATÜRK’ÜN BARIŞA VERDİĞİ ÖNEME VURGU YAPTI
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün barışa verdiği öneme dikkat çeken Kamacı, “O dönemlerde insanların barış içinde yaşamasını ve ülkelerin birbirlerine saygı duymasını istemiştir ancak bildiğiniz gibi dünyayı Birleşmiş Milletler yönetmiyor. Dünyayı birkaç tane Emperyal ülke yönetiyor. Bu emperyal ülkelerin gözleri doymuyor. İstedikleri tek şey var; değerli madenler ve kara altın. Bunları almak için çoluk çocuk demeden İnsan öldürüyorlar. İnsanları yok etmeyi kendilerine amaç sayıyorlar. Bu amaca karşı Atatürk 1919'da bir mücadele göstermiş ve 1922'de bu ülkenin işgal eden emperyal güçleri İzmir'den kovmuştur. Atatürk ölünceye kadar hiçbir devlette özel bir anlaşma yapmamıştır çünkü biliyordu ki onların amacı anlaşmak değil bu ülkeyi işgal etmek ve sömürmek” diye konuştu.

“TÜRKİYE’Yİ SAVAŞA SOKMAK İSTİYORLAR”
Geçtiğimiz günlerde İran’dan fırlatılan ve Hatay’a düşen füzenin Türkiye’yi savaşa sokmak için bir çaba olduğunu iddia eden Kamacı, “Bugün, 3.Dünya Savaşı’nı yaşıyoruz 3.Dünya Savaşı’nı yaşayan maden kaynakları zengin olan ve askeri yönden güçlü, silah yönünden güçlü olan ülkeler tarafından işgal ediliyor. Hatta Bazı ülkeleri bizim ülkemizi savaşa sokmak için başka bir yerden füze gönderip, sanki yandaki komşunun gönderdiği füze gibi algı yaratmaya çalışıyorlar. Aynı şeyi dün akşam Azerbaycan'da da gördük. Yani Orta Doğu’yu bir kan gölü haline getirip, her yere çökmeyi, kendilerine doğal bir halk olarak görüyorlar. Bunlara izin vermeyeceğiz. Biz Atatürk'ün çocuklarıyız. Kendi milli sınırlarımızda Bu ülkeyi korumak bizim görevimiz olmalı ve olacaktır” ifadelerini kullandı.

İktidarın yargı yoluyla CHP’li başkanları görevlerinden alı koyduğunu öne süren Kamacı, “Demokrasilerde Siyasi partiler yarışır. Bu yarışlardan sonucunda cumhurbaşkanı da çıkar belediye başkanı da çıkar… Ama Bugün Silivri'de Antalya'da Afyon'da ve İzmir'de belediye başkanları tutuklu. Demokrasinin kuralı bu değildir. Demokrasi suç sabit oluncaya kadar başkanların görevlerinin başında kalmasıdır. Siz Sonuna kadar görevinizin başındasınız, bizim belediye başkanlarımız maalesef tutuklu. Onlara bu hak vefa görülmez” sözlerini kaydetti.
“BU KARANLIK GÜNLER ELBETTE BİTECEK”
Aralarında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de olduğu tutuklu başkanların er ya da geç serbest bırakılacağına inandığını dile getiren Kamacı, açıklamasına şu sözlerle son verdi:
“Geçen yıl buraya milletvekillerimi ve başkanlarımızla beraber çıkmıştık. Yine bir konser ile beraber Büyükşehir Belediye Başkanımızda buradaydı. Atatürk'ün Antalya'ya gelişini kutlamak için buradaydık. Bugün belediye Başkanımız cezavinde ama buradaymış gibi bu şenliklerle Atatürk'ün gelişini kutlamaya devam edeceğiz. Bir gün bu karanlık günler elbette bitecek. Bittiğinde biz yine demokratik bir ülkede sandık çoğunluğuna güvenen bir rejimin üyeleri olmaya devam edeceğiz.”



