Manavgat Belediyesi'nin merkezinde olduğu 'yolsuzluk' soruşturması kapsamında CHP'li Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara ve 7 belediye meclis üyesinin tutuklanması ile CHP'de baş gösteren çalkantı büyüyor. Olayları ve iddiaları araştırmak üzere Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün ve Aydın Milletvekili Evrim Karakoz'u Manavgat'a gönderen CHP Genel Merkezi, 14 Temmuz Pazar günü de Merkez Yönetim Kurulu (MYK)'nu topladı. Manavgat'ın masaya yatırıldığı MYK toplantısında Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Engin Tüter ile Manavgat Belediye Spor Yöneticisi Hüseyin Can Güler ve iş insanı Cengiz Coşar, parti üyeliğinden çıkarılmak üzere disipline sevk edilmişti. En dikkat çekici karar ise Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara'nın yanı sıra eski Belediye Başkanı Şükrü Sözen'in de üyeliklerinin askıya alınması olmuştu.

CHP MYK'NIN ALDIĞI KARARA TEPKİSİ SERT OLDU

Niyazi Nefi Kara, cezaevinden avukatları aracılığı ile yaptığı açıklamada, kararın algı yönetimi sonucu oluşan kamuoyunun etkisi ile alındığına dikkat çekerek, yargılama sonunda aklanacağına vurgu yaptı. Dedesi ve babası da Manavgat Belediye Başkanlığı yapan, kendisi ise 2009-2024 yılları arasında 3 dönem belediye başkanlığı yapan Şükrü Sözen'in karara nasıl tepki göstereceği merakla bekleniyordu. Beklenen açıklamayı bugün sosyal medya hesabından yapan Sözen'in parti üyeliğinin askıya alınmasına ilişkin CHP MYK'nın aldığı karara tepkisi sitemli ve sert oldu. "Bu karar beni derinden yaralamıştır" diyen Sözen, parti üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu.

15 YIL GÖREV YAPTI, FETÖ'NÜN HEDEFİ OLDU

Dededen babadan CHP'li olan Sözen, 15 yıl büyük bir onur ve gururla yürüttüğünü belirttiği belediye başkanlığını kendi isteği ile bıraktığına dikkat çekerek, 15 yıllık görev döneminde kamu kaynaklarını boşa harcamadan Manavgat için çalıştığını anlattı. 15 yıllık görev döneminde halkın evi olan Manavgat Belediyesi'ni kurumsal bir yapıya kavuşturduklarını kaydeden Sözen, "Görevimizi yaparken emanete ihanet etmedik. Halimizden şikayet etmedik, büyüğümüze saygı duyduk. Küçüğümüzü sevdik. Boş ve yararsız işlerle uğraşmadık. Manavgat'ımızın öz değerlerini koruduk. Kişilere değil, halka hizmet ettik. Kötülüğe meyletmedik. Kaynaklarımızı boşa sarf etmedik. Halkımızın ve kamunun hakkına sahip çıktık. Hatamız varsa kabullendik. Haklı olduğumuz yerde de sesimizi yükselttik. Eğilip bükülmedik, kimsenin de cebine girmedik. Göreve geldikten çok kısa bir süre sonra hain FETÖ'nün ülkemize zarar verdiği dönemlerde biz de bu süreden nasibimizi alarak hak etmediğimiz halde 16 ay halkımıza hizmet etmekten mahrum bırakıldık. 16 ayın sonunda hiç bir ceza almadan "Hiç bir kamu zararı yoktur, hiç bir suç unsuru yoktur" ibaresi ile beraat edip kaldığımız yerden hizmetlerimize devam ettik. Büyükşehir Yasası'na, pandemiye ve Cumhuriyet tarihinin en büyük yangınına rağmen her koşulda yılmadan hemşerilerimizin yanında olduk. Dik durduk, zor şartlara ve kısıtlı kaynaklara rağmen mücadele ettik. Toplumsal barış adına bir ve beraber olmaya önem verdik. Biz sadece atamızdan ve ailemizden aldığımız terbiyeyle çalıştık, hizmet ettik ve görevimizi onurumuzla, gururumuzla teslim ettik." dedi.

"YAŞANAN SÜREÇLE UZAKTAN YAKINDAN İLGİM YOK"

Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara ve 7 meclis üyesinin tutuklanmasına vurgu yapan eski Başkan Sözen, dede- baba ocağı olarak gördüğü, kendisinin de büyük emeklerinin olduğuna inandığı Manavgat Belediyesi'nin 'yolsuzluk' soruşturması ile anılmasının yüreğini sızlattığını belirtti. Sözen, yaşanan süreç sonunda, CHP MYK'dan çıkan kararla parti üyeliğinin askıya alınmasının kendisini derinden yaraladığını anlatarak şu ifadeleri kullandı: "Belediye Başkanlığımızı tam anlamıyla yerine getirmiş olmanın vicdan rahatlığı ile görevimizi devretmişken, ne yazık ki, son günlerde dede, baba ocağı olarak gördüğümüz, büyük gayret ve emeğimizin olduğuna inandığımız Manavgat Belediyesi'nin ülke genelinde üzücü bir şekilde yer alması yüreğimizi sızlattı, acıttı. Bu sürecin şokunu yaşarken mensubu olmaktan hayatımın her aşamasında gurur duyduğum, ailem ve atalarımdan bana miras olan CHP'den almış olduğum bir tebliğ, beni ve ailemi fazlasıyla üzmüştür.
Yaşanan bu süreçle ilgili uzaktan ve yakından hiç bir ilgi ve alakam olmamasına rağmen üyeliğimin askıya alınmış olması tebliği ve gerekçesi, beni derinden yaralamıştır."

ÜYELİĞİNİN ASKIYA ALINMASINI ONUR MESELESİ YAPTI

"Yaşamım boyunca hiçbir zaman halkımızın, ailemin ve partililerimin başını öne eğecek hiç bir oluşumun içinde asla olmadım." diyen Sözen, istifa açıklamasını şu sözlerle noktaladı: " Görev sürecim de dahil olmak üzere hayatımın her aşamasında baskılara boyun eğmeden doğru bildiğim yolda dimdik yürümüşken, yaşanan bu sürecin başından beri, hak etmediğim yanlış bilgilendirmelere rağmen partime, Manavgat'ımıza ve belediyemize zarar vermemek adına sessizliğimi korudum.
Herkes bilir ki, Şükrü Sözen her platformda ,her koşulda hakkını ve doğru bildiklerini sonuna kadar savunacak cesaret ve donanıma sahiptir.
CHP çatısı altında Manavgat'ımıza ve ülkemize vermeye çalıştığım hizmet süreci hayatımın en büyük onurudur, çocuklarıma bırakacağım en büyük mirastır. Şeref, haysiyet ve onurum her şeyin üzerindedir. Partime zarar vermemek adına ve ismimi hak etmediğim bu sığ tartışmaların dışına çıkarmak amacıyla Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa ediyorum. KAMUOYUNA SAYGILARIMLA"

Muhabir: TAHSİN CAN ÖNALP