Greenpeace Türkiye’nin İstanbul’daki beş büyük market zincirinden topladığı 20 domates örneğine ilişkin laboratuvar sonuçları, gıda güvenliği tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Araştırmada üç üründe mevzuata aykırı pestisit kullanımı, yedi üründe üçten fazla pestisit ve bir numunede 15 yıl önce yasaklanan bir etken madde tespit edildi. Araştırmayı değerlendiren Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, pestisit sorununun Türkiye’nin uzun yıllardır çözüm bekleyen başlıca gıda güvenliği “meselelerinden biri olduğunu söyledi.

“KAĞIT ÜZERİNDEKİ POLİTİKA SAHAYA UYMUYOR”

Türkiye’den ihraç edilen ürünlerde tespit edilen uygunsuzlukların Avrupa Birliği’nin Gıda ve Yem İçin Hızlı Alarm Sistemi’ne (RASFF) yansıdığını hatırlatan Manavoğlu, bu bildirimlerin Türkiye’nin uluslararası alandaki gıda güvenilirliği algısına zarar verdiğini söyledi. Bakanlık açıklamalarına göre son yıllarda bildirim sayılarında azalma yaşandığını belirten Manavoğlu, yeni uygulamaya konulan B-Reçete sisteminin pestisit kullanımını sınırlandırmayı ve kontrol altına almayı amaçladığını ifade etti.

Yeni sistemin önemli bir adım olduğunu ancak uygulamada bazı sorunların sürdüğünü söyleyen Manavoğlu, çiftçilerin zararlılarla mücadele sırasında önerilen dozlardan yeterli sonucu alamadıkları gerekçesiyle daha fazla ilaç kullanabildiğine dikkat çekti. Manavoğlu, pestisit kullanımının yalnızca yasal düzenlemelerle değil, üreticiye verilecek doğru teknik destek ve düzenli saha denetimleriyle kontrol altına alınabileceğini vurguladı.

Buzdolabına Koyduğunuzda Bozuluyor! Bu Gıdaları Böyle Saklayın12 (6)Körfezzxç

“İHRAÇ EDİLEN ÜRÜNÜ BİLİYORUZ, İÇ PİYASADAKİNİ BİLMİYORUZ”

Türkiye’den Avrupa ülkelerine gönderilen ürünlerdeki pestisit, aflatoksin ve diğer bulaşanlara ilişkin sonuçların RASFF üzerinden takip edilebildiğine işaret eden Manavoğlu, iç piyasadaki ürünler konusunda ise aynı şeffaflığın bulunmadığını söyledi:

“Yurt dışına gönderilen ürünlerin pestisit, aflatoksin ve diğer bulaşanlarla ilgili durumlarını Avrupa Birliği’nin RASFF sistemi üzerinden görebiliyoruz. Ancak iç piyasada, pazarlarda ve marketlerde satılan ürünlere yönelik Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan pestisit analizlerinin sonuçlarını bilmiyoruz.”

BAKANLIĞA ÇAĞRI: SONUÇLARI KAMUOYUNA AÇIKLAYIN

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın Güvenilir Gıda sistemi üzerinden taklit ve tağşiş yapılan ürünleri kamuoyuna açıkladığını hatırlatan Manavoğlu, aynı yöntemin pestisit ve diğer gıda güvenliği analizlerinde de uygulanmasını istedi. Analizler kesinleştikten sonra firma, ürün ve uygunsuzluk bilgilerinin yayımlanmasının tüketicinin bilgi edinme hakkı açısından büyük önem taşıdığını dile getiren Manavoğlu, şeffaflığın üretici ve satıcılar üzerinde de denetleyici bir etki yaratacağını söyledi.

“YÜZDE 70 AZALDI AMA KAÇTAN KAÇA?”

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın geçtiğimiz yıllarda pestisitli ürünlerin yaklaşık yüzde 70 oranında azaldığını açıkladığını anımsatan Manavoğlu, bu açıklamanın ayrıntılı verilerle desteklenmesi gerektiğini belirtti:


“Yüzde 70’lik azalma elbette güzel bir gelişme. Ancak kaçtan kaça indiğini bilmiyoruz. İç piyasaya ilişkin elimizde ayrıntılı ve karşılaştırılabilir bir veri bulunmuyor.”

Buzdolabına Koyduğunuzda Bozuluyor! Bu Gıdaları Böyle Saklayın12 (13)Körfezzxç

DAHA GÜVENLİ ÜRETİMİN MALİYETİ ÇİFTÇİYE YÜKLENMEMELİ

Üreticilerin çoğu zaman ürünlerini korumak için pestisit kullanmak zorunda kaldığını ifade eden Manavoğlu, kalıntı bırakmayan veya daha düşük risk taşıyan alternatiflerin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. Ancak bu ürünlerin geleneksel zirai mücadele yöntemlerine göre daha maliyetli olabildiğine dikkat çekti. Çiftçilerin artan üretim giderleri ve ürünlerini istedikleri fiyata satamamaları nedeniyle zaten ekonomik güçlük yaşadığını belirten Manavoğlu, daha güvenli üretime geçişin bütün maliyetinin üreticiye bırakılmaması gerektiğini vurguladı.

Kaynak: ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ-ECE GÜNEŞ