Uçak Mühendisi Dr. Muhammed Yılmaz tarafından hazırlanan Boarding Info yayın koluna katılan TAV Havalimanları Holding İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan, havacılık sektörünün küresel dinamiklerine ve şirketin gelecek projeksiyonuna dair stratejik açıklamalarda bulundu. 2026 yılı itibarıyla Ankara Esenboğa Havalimanı'ndaki 20 yıllık işletme tecrübesini çeyrek asırlık yeni bir döneme taşımaya hazırlanan holding, başkentteki hava ulaşım altyapısına yönelik devasa finansman paketlerini devreye aldı.
Şirketin kurumsal merkez üssü konumundaki İstanbul Atatürk Havalimanı’nın ticari uçuşlara kapatılmasının ardından izlenen agresif büyüme politikalarını detaylandıran Serkan Kaptan; iç hat tarife yapılarından yurt dışı portföy genişleme hedeflerine, Fransız Aéroports de Paris (ADP) ortaklığının finansal yansımalarından riskli coğrafyalardaki kriz yönetimi tecrübelerine kadar pek çok kritik başlığı kamuoyunun bilgisine sundu.
ESENBOĞA'YA DEV YATIRIM VE ATATÜRK HAVALİMANI DÖNÜM NOKTASI
Ankara Esenboğa Havalimanı için 235 milyon euro tutarında geniş kapsamlı bir yatırım programının yürütüldüğünü ifade eden TAV Havalimanları Holding İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan, hızlı tren ağları ve metro entegrasyonuyla birlikte başkentin yolcu potansiyelinin katlanarak artacağını bildirdi. Şirketin tarihsel gelişiminde Atatürk Havalimanı'nın kapatılma kararının tetikleyici bir unsur olduğunu vurgulayan Serkan Kaptan, operasyonel dönüşüm sürecini şu sözlerle aktardı:
"Kapanacağı dönemde 68,5 milyon yolcuya ulaşan ve artık kabına sığmayan Atatürk Havalimanı’nın kapanış süreci 2013 yılında başladı. Atatürk Havalimanı’nın yerini tek seferde, tek bir havalimanıyla doldurmak mümkün değildi. Atatürk Havalimanı’nın kapanacağını 2013’ten itibaren bilmek bizi daha hareketli hâle getirdi. Bu süreçte daha fazla fırsat aramaya başladık, risk algımız değişti ve daha cesur adımlar attık. TAV büyüme üzerine kurulu bir şirket. Atatürk Havalimanı kapanmasaydı da büyümeye devam ederdik, ancak kapanma kararı bizi bu konuda biraz daha kamçıladı."

KÜRESEL STRATEJİ VE KARAR ALMA BAĞIMSIZLIĞI
Fransız havalimanı işletmecisi ADP ile tesis edilen stratejik ortaklığın şirketin küresel bağımsızlığına halel getirmediğini belirten Serkan Kaptan, Türk ve Fransız bayraklarının birlikte temsil edilmesinin uluslararası finansman temininde büyük avantaj yarattığını kaydetti. Yakın coğrafyada Türkiye'nin batısında yeni bir özelleştirme gündemi bulunmadığını, doğudaki havalimanlarının ise TAV'ın kârlılık parametreleriyle örtüşmediğini dile getiren Kaptan, Rusya ve Suriye gibi pazarlarda geçmişte alınan kararları değerlendirirken küresel ağ yönetimindeki bağımsız yapıyı şu cümlelerle savundu:
"ADP, bünyesindeki şirketlerle dünyanın en büyük özel havalimanı işletmecisi. TAV ve Hindistanlı GMR da dâhil edildiğinde grup geçtiğimiz yıl dünya genelinde 360 milyonun üzerinde yolcuya hizmet verdi. Doğu Avrupa, Kuzey Afrika, Orta Doğu, Kafkaslar ve Orta Asya’da büyümek istiyoruz. Terminal işletmeciliği ve servis şirketlerimizle 30’dan fazla ülkede, 100’den fazla havalimanında hizmet veriyoruz. Türk ve Fransız bayraklarını birlikte taşımak özellikle finansman konusunda büyük fayda sağlıyor. Şirket içindeki karar alma süreçlerimizde ise yüzde 100 bağımsızız."

RİSK MİMARİSİ VE SERVİS ŞİRKETLERİNİN GELİR PAYI
Gelişmekte olan pazarların yüksek risk barmdırmasına karşın en yüksek büyüme potansiyelini sunduğunu vurgulayan Serkan Kaptan, holding gelirlerinin yüzde 47'sinin servis şirketleri vasıtasıyla temin edildiğini ifade etti. Havacılık sektörünün krizlerden hızlı etkilenen fakat ticari dinamikler sayesinde en çabuk toparlanan alan olduğunu belirten Kaptan, gayrimenkul geliştirme modelini ilk kez uyguladıkları Almatı Havalimanı tecrübelerini küresel operasyonlara entegre ettiklerini duyurdu.
Havacılık operasyonlarındaki emniyet standartlarının ve güvenlik süreçlerinin en hassas yönetim parametresi olduğunu belirten TAV Havalimanları Holding İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan, küresel pazarlara bakış açılarını ve sektörün kriz yönetim yapısını şu ifadelerle özetledi:
"Gelişmekte olan bölgeler krizlerden en çok etkilenen, buna karşılık büyümenin de en yüksek olduğu yerler. TAV’ın faaliyet alanı riskli bölgeler ve yatırımcılarımız da bizden bu bölgelerde ticaret yapmamızı bekliyor. Havacılık krizlerden ilk etkilenen sektör olsa da ticaretin bir parçası olması nedeniyle krizden ilk çıkan sektör de yine havacılıktır. Biz hem yerel hem küresel krizlerde maliyet yönetimini ve doğru tepki vermeyi çok iyi öğrendik."





