Climatic Change dergisinde yayımlanan araştırma, Türkiye’nin 973 ilçesinde aşırı sıcak tehlikesi ile sosyoekonomik kırılganlığı birlikte haritaladı. Antalya’nın bazı kıyı ve turizm ilçelerinde sıcaklık tehlikesi yüksek olsa da ilçelerin genel kırılganlık düzeyi görece düşük. Araştırma, ilçe ortalamasının sıcakta çalışanların ve korunma imkanı sınırlı hanelerin durumunu gizleyebileceğine dikkat çekiyor.

Antalya’nın deprem master planı yine ertelendi!
Antalya’nın deprem master planı yine ertelendi!
İçeriği Görüntüle

METEOROLOJİK VERİLER TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL

Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi’nden Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı’nın çalışması, aşırı sıcakların etkisini anlamak için meteorolojik verilerin tek başına yeterli olmadığını gösteriyor. Araştırmada 1980–2024 dönemine ait sıcaklık verilerinden oluşturulan tehlike endeksi, ilçelerin hanehalkı sosyoekonomik durumuna dayanan kırılganlık endeksiyle birlikte değerlendirildi. Haritada yüksek sıcaklık tehlikesi ile yüksek sosyoekonomik kırılganlığın en belirgin biçimde kesiştiği alanlar Güneydoğu Anadolu ve Adana–Çukurova çevresi. Çalışma, İç Ege’nin bazı kesimleri ile Doğu Anadolu’daki alçak vadelerde de iki etkenin birlikte görüldüğünü ortaya koyuyor.

ANTALYA’NIN BAZI KIYI İLÇELERİNDE SICAKLIK TEHLİKESİ YÜKSEK

Araştırmaya göre Antalya’nın bazı kıyı ve turizm ilçeleri, fiziksel sıcaklık tehlikesinin yüksek olduğu bölgeler arasında. Ancak bu ilçelerin sosyoekonomik kırılganlık puanı görece düşük. Bu nedenle sıcaklık ile kırılganlığı birlikte değerlendiren risk puanı, Güneydoğu Anadolu’daki en yüksek düzeylere çoğunlukla ulaşmıyor.

ANTALYA’NIN TAMAMINI KAPSAMIYOR

Yazar, Antalya ve Muğla’nın bazı kıyı ilçelerini “yüksek sıcaklık tehlikesi, düşük sosyoekonomik kırılganlık” grubuna örnek gösteriyor. Bu sınıflandırma Antalya’nın tamamını kapsamıyor; çalışma ilçeler arasında farklılık bulunduğunu gösteriyor.

İLÇE ORTALAMASI HERKESİ ANLATMIYOR

Bir ilçenin sosyoekonomik kırılganlık puanının düşük olması, orada yaşayan herkesin sıcaklardan korunabildiği anlamına gelmiyor. Araştırmacı, Antalya gibi bölgelerde mevsimlik tarım işçileri ile turizm ve hizmet sektörü çalışanlarının durumuna özellikle dikkat çekiyor. Açık havada çalışan, çalışma saatlerini değiştiremeyen veya yaşadığı yeri yeterince serin tutamayan kişiler, aynı ilçedeki diğer sakinlerden daha fazla etkilenebilir. Araştırmada kullanılan sosyoekonomik endeks ilçe düzeyinde bir karşılaştırma sağlıyor; tek tek hanelerin klima sahipliğini ya da çalışanların maruz kaldığı sıcaklığı ölçmüyor.

SICAK GECELER DE TEHLİKE HESABINDA

Çalışmanın sıcaklık endeksinde, en düşük sıcaklığın 25 derece veya üzerinde kaldığı “tropikal geceler” de yer alıyor. Akdeniz kıyılarında geceleri yeterince serinleyememek, gündüzün ardından sıcaktan uzaklaşma olanağını azaltıyor. Bu nedenle Antalya’daki sıcaklık tehlikesini değerlendirirken yalnızca günün en yüksek sıcaklığına bakmak yeterli değil.

ANTALYA İÇİN HANGİ ÖNLEMLER ÖNERİLİYOR?

Araştırmacı, sıcaklık tehlikesi yüksek ancak sosyoekonomik kırılganlığı görece düşük bölgelerde elektrik şebekesinin artan soğutma ihtiyacına dayanıklı olmasını öneriyor. Binalarda enerji verimliliğinin artırılması ve mevsimlik işçiler, hizmet sektörü çalışanları ile turizm bölgelerindeki diğer hassas grupların korunması da öneriler arasında. Çalışmanın ortaya koyduğu temel fark şu: Aşırı sıcaklara karşı her ilçede aynı önlemi uygulamak yeterli olmayabilir. Antalya’nın kıyı ilçelerindeki ihtiyaçlarla sıcaklık tehlikesi ve sosyoekonomik kırılganlığın birlikte yükseldiği Güneydoğu Anadolu ve Çukurova’daki ihtiyaçlar farklılaşıyor.

Kaynak: ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ-ECE GÜNEŞ