Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu oturumunda, Akdeniz coğrafyasının ve ülke tarımının stratejik omurgasını oluşturan zeytin ile zeytinyağı üretiminde yaşanan derin mali kriz ve çiftçilerin tarlada karşı karşıya kaldığı ekonomik darboğaz etraflıca masaya yatırıldı. 2026 yılı itibarıyla Antalya kenti genelinde ve Anadolu'nun muhtelif tarım alanlarında mevsimsel rekolte beklentisinin son derece yüksek seyretmesine, ağaç dallarının ürünle dolup taşmasına rağmen; fahiş seviyelere ulaşan girdi masraflarının mahsulün serbest piyasadaki satış bedelini aşması sebebiyle üreticilerin büyük bir hüsran ve çaresizlik içine sürüklendiği resmen kaydedildi.

"ATILMASI GEREKEN ADIMLAR TBMM KAYDINA GEÇTİ"

Hasat döneminin ilk günlerinden itibaren sahadan yansıyan veriler, tarımsal masrafların bel bükücü boyutlara ulaştığını kanıtlarken, çiftçilerin üretim alanlarından çekilme riski Meclis gündeminde geniş yankı buldu. Antalya kenti kırsalında ve Türkiye genelinde sürdürülebilir gıda arzının sekteye uğramaması adına atılması gereken acil adımlar Meclis kayıtlarına geçti. Kürsüde söz alan YENİ Parti Antalya Milletvekili Aliye Coşar, rekolte bolluğunun getirdiği sevincin fahiş maliyet yükü altında ezildiğini ve çiftçilerin tarlada yalnız bırakıldığını şu sözlerle ifade etti:

"Zeytinin hasat mevsimi geldi, 2026 yılında Antalya ve ülkemizin birçok yerinde yüksek rekolte beklentisi var, ağaçların dallarında zeytin var ama üretici mutsuz çünkü artan girdi maliyetleri ürünün satışından fazla."

ARTAN MASRAFLAR ÜRETİM ÇARKLARINI KİLİTLEDİ

Zeytin yetiştiriciliğinde en kritik masraf kalemini oluşturan toplayıcı işçilik yevmiyeleri ile akaryakıt fiyatlarındaki önlenemez tırmanışın üretim çarklarını tıkadığı vurgulandı. Ürün satışından elde edilen gelirin sahadaki reel giderleri karşılamada yetersiz kalması üzerine üreticilerin mahsulü toplayamayıp ağaçta terk etme riskiyle baş başa kaldığı, zeytin fiyatlarının her yıl bilinçli şekilde maliyet sınırının altına çekildiği ifade edildi. Akdeniz bölgesindeki üreticilerin tarladaki çaresizliği gün yüzüne çıkarken, tarımsal sürdürülebilirliğin tehlike altında olduğu kaydedildi.

Enflasyonist baskılar ve katlanan lojistik masrafları altında ezilen çiftçinin, ürettiği değerin karşılığını alamaması sebebiyle toprağına küsme noktasına geldiği ayrıntılarıyla anlatıldı. Zeytinliklerdeki mahsulün toplanması için gereken bütçenin satış gelirini geride bırakması, sektör genelinde ciddi bir kırılmaya yol açarken acil önlem alınması gerektiği vurgulandı. Üreticinin tarlada yaşadığı bu çaresizliği detaylandıran Coşar, Meclis kayıtlarına geçen konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

"Zeytinde özellikle hasat işçiliği üreticinin en büyük gider kalemidir, mazot giderleri de büyük ölçüde maliyetleri katlıyor. Zeytinci artan maliyetler nedeniyle zeytini ağaçta bırakmak zorunda kalacağını belirtiyor. Ülke genelinde buna benzer durumlar yaşanıyor. Zeytinin fiyatı her yıl maliyetinin altına düşürülmektedir."

ÇİFTÇİNİN KORUNMASI İÇİN ACİL HİBE ÇAĞRISI

Çiftçilerin toprağını ve tarımsal faaliyetlerini terk etme noktasına geldiğine dikkat çekilerek, zeytinin gıda güvenliği açısından hayati değer taşıdığı hatırlatıldı. Üreticilerin tarlada kalabilmesi ve milli tarım disiplininin korunabilmesi adına, devam eden hasat sezonunda zeytin ve zeytinyağı üreticilerine yönelik acil tarımsal hibe ile doğrudan destek paketlerinin vakit kaybetmeksizin hayata geçirilmesi talep edildi. Bölgesel tarım ekonomisinin çöküşünü engellemek amacıyla devlet kademelerinin hızlı bir şekilde sürece müdahil olması gerektiği belirtildi.

Üreticinin üzerindeki maliyet yükünün hafifletilmesi amacıyla gübre, mazot ve işçilik kalemlerine özel teşvik sistemlerinin entegre edilmesinin şart olduğu aktarıldı. Aksi takdirde gelecek yıllarda zeytin rekoltesinde telafisi imkânsız kayıpların yaşanacağı ve yerli üretimin yerini ithal ürünlerin alma riski doğacağı ikazında bulunuldu. Çiftçinin toprağından kopma noktasına geldiğine vurgu yapan Coşar, konuşmasını şu çağrıyla noktaladı:

"Çiftçi toprağından ve üretimden kopmak üzeredir. Zeytin stratejik ve değerli bir üründür. Hasat döneminde zeytin ve zeytinyağı üreticilerimize acil tarımsal destek verilmeli, hibeler verilmelidir."

Muhabir: Tahsin Can Önalp