Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu bünyesinde gerçekleştirilen 2027 Yılı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçe maratonunda, Antalya kenti adına kritik talepler seslendirildi. Zirvede söz alan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan, kentin sanayi, tarım ve teknoloji altyapısının güçlendirilmesine yönelik hazırlanan kapsamlı raporu komisyon üyelerine ve bakanlık bürokratlarına sundu.
"TEKNOLOJİ ÜRETİME DÖNÜŞEBİLMELİDİR"
Türkiye'nin küresel rekabetteki konumunu güçlendirecek yerli ve milli teknoloji hamlelerine dikkat çeken Abdurrahman Başkan, konuşmasının ilk bölümünde bakanlık teşkilatına teşekkür ederek şu ifadeleri kaydetti:
"Değerli milletvekilleri, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın 2027 bütçesi üzerine değerlendirmeleri paylaşmak üzere söz almış bulunuyorum. Öncelikle bakanımıza, bakanlık teşkilatımıza ve bağlı kuruluşlarımızın yöneticileriyle çalışanlarına ülkemizin üretim ve teknoloji altyapısına katkı sağlayan çalışmaları dolayısıyla teşekkür ederek başlamak istedim. Değerli milletvekilleri, bugün ülkelerin ekonomik gücünü belirleyen en önemli hususlardan biri kendi teknolojisini geliştirebilmesi ve teknolojiyi üretime dönüştürebilmesidir."
YERLİ ÜRETİM KAPASİTESİ VE SEKTÖREL DÖNÜŞÜM
Küresel pazarlarda söz sahibi olmanın yolunun yüksek katma değerli üretime geçişten geçtiğini belirten Başkan, savunma sanayisinde yakalanan ivmenin sivil sanayi kollarına aktarılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Makine, elektronik, otomotiv, kimya ve yazılım gibi stratejik alanlarda yerli kapasitenin artırılmasının bağımsız ekonomi felsefesini pekiştireceğini dile getiren MHP temsilcisi, değerlendirmelerini şu cümlelerle sürdürdü:
"Türkiye'nin sanayiyle ulaştığı birikimi daha ileriye taşıması, yüksek katma değerli üretime yönelmesi ve stratejik alanlarda kendi imkanlarını geliştirmesi büyük önem taşıyor. Özellikle savunma sanayinde ortaya koyduğumuz tecrübenin diğer sanayi kollarına da yansımasını önemsiyorum. Makine, elektronik, otomotiv, kimya, yazılım ve haberleşme gibi alanlarda yerli üretim kapasitemizin gelişmesi ekonomik bağımsızlığımızı destekleyen önemli bir adımdır. Burada hedefimiz yalnızca kendi ihtiyaçlarımızı karşılamak değil, geliştirdiğimiz ürünleri uluslararası pazarlarda da söz sahibi hale getirmektir."
KOBİ'LER İÇİN DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE KURUMSAL ENTEGRASYON
Sanayi ekosisteminin ayakta kalabilmesi adına kamu kurumlarının koordineli çalışmasının şart olduğuna işaret eden Başkan; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB), Türk Patent ve Marka Kurumu ile Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından sağlanan imkânların bütüncül bir yapı sunduğunu belirtti. Anadolu'nun her köşesinde üretim yapan işletmelerin teknolojik altyapılarının yenilenmesi gerektiğine odaklanan Başkan, konuşmasında şu görüşlere yer verdi:
"Bakanlığımızın sanayinin dönüşümüne yönelik çalışmaları, teknoloji geliştirme bölgeleri, organize sanayi bölgeleri ve girişimcilik destekleri hedefin önemli parçalarıdır. TÜBİTAK araştırmaları ve geliştirme faaliyetleri, KOSGEB'in işletmelere sağladığı destekler, Türk Patent ve Marka Kurumu'nun sanayi mülkiyet alanındaki çalışmaları ve TSE'nin harita altyapısına yönelik hizmetleri birbirini tamamlayan bir bütünü oluşturmaktadır. Özellikle KOBİ'lerimizin teknolojiye erişimini kolaylaştıran desteklerin devam etmesini önemli buluyorum. Ülkemizin 4 bir yanında üretim yapan küçük ve orta ölçekli işletmelerimizin dijital dönüşüme katılması, yeni makine ve ekipman yatırımları yapabilmesi ve uluslararası standartlarda üretim gerçekleştirmesi sanayimizin geleceği açısından değerlidir."
NİTELİKLİ İNSAN GÜCÜ VE İKLİM OLUŞTURMA VURGUSU
Gelişimin temel motorunun yetişmiş insan kaynağı olduğunu, üniversitelerdeki akademik birikimin sanayi sahasıyla buluşturulmasının zorunluluğunu dile getiren Başkan, yerli tedarik zincirlerinin kurulması gerektiğini savundu. Bölgesel kalkınma modellerinin desteklenmesi ve bürokratik engellerin süzgeçten geçirilmesi gerektiğini aktaran milletvekili, komisyondaki konuşmasını şu sözlerle detaylandırdı:
"Bir diğer önemli başlık da gençlerimiz ve nitelikli insan kaynağımızdır. Üniversitelerimizde ortaya çıkan bilimsel çalışmaların sanayiyle buluşmasını, genç girişimcilerimizin fikirlerini hayata geçirebilmesini ve mesleki eğitimin üretim sektörlerinin ihtiyaçlarıyla daha güçlü bir şekilde bütünleşmesini desteklemeliyiz. Teknolojiyi geliştirecek olan ve onu üretimde kullanacak olan da yetişmiş insan kaynağımızdır. Bununla birlikte sanayimizin gelişiminde yatırım ortamının güçlendirilmesini önemli görüyorum. Yatırımcılarımızın uzun vadeli plan yapabildiği, üretim süreçlerinde ihtiyaç duyduğu altyapıya kolaylıkla ulaşabildiği ve bürokratik işlemlerini öngörülebilir şekilde yürütebildiği ortam yeni yatırımların önünü açacaktır. Özellikle yerli tedarik zincirlerinin geliştirilmesi, büyük ölçekli sanayi kuruluşlarıyla KOBİ'ler arasındaki iş birliğinin artırılması, üretimde yerli ara malı kullanımının teşvik edilmesi üzerinde de önemle durulmalıdır. Bir Sanayi Komisyonu Üyesi olarak sanayimizin yalnızca belirli merkezlerde değil, ülkemizin farklı bölgelerinde de gelişmesini sağlamalıyız. Her şehrin kendi ekonomik özelliklerine ve üretim kabiliyetlerine göre desteklenmesi bölgesel kalkınmaya katkı sunacaktır. Yaklaşımın istihdamın ülke geneline yayılmasına ve şehirlerimizin ekonomik imkanlarını daha etkin kullanmasına da yardımcı olacağına inanıyorum."
ANTALYA İÇİN POZİTİF AYRIMCILIK VE KETEN DOKUSUNA UYGUN PROJELER
TBMM kürsüsündeki hitabının son bölümünde Antalya kentinin spesifik ihtiyaçlarına ve üretim potansiyeline parantez açan Başkan, şehre özel teşvik paketlerinin uygulanmasını istedi. Antalya Organize Sanayi Bölgesi'nin genişleme alanlarından örtü altı tarım teknolojilerine, soğuk hava depolarından turizm yazılımlarına kadar pek çok alanda kentin pilot bölge ilan edilmesi gerektiğini söyleyen Başkan, bakanlık makamına yönelik taleplerini şu ifadelerle tamamladı:
"Bakanım, Antalya'mız için de pozitif bir ayrımcılık istiyoruz tabii ki. Antalya'mız açısından baktığımızda bakanlığımızın destek ve teşvik mekanizmalarından daha etkin yararlanmasını istediğimiz önemli alanlar bulunmaktadır. Öncelikle Antalya Organize Sanayi Bölgemizin genişleme ve altyapı ihtiyaçlarının desteklenmesini, yeni yatırım alanlarının oluşturulmasını ve sanayimizin enerji, lojistik ve üretim altyapısının güçlendirilmesini önemsiyoruz. Şehrimizin tarımsal üretim kapasitesi dikkate alındığında tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerinin geliştirilmesi, modern gıda işleme ve paketleme tesislerinin kurulması, soğuk hava depoları ve ürün muhafaza sistemlerine yönelik yatırımların teşvik edilmesi büyük önem taşımaktadır. Özellikle örtü altı tarımında akıllı sulama, otomasyon, iklim kontrolü ve tarımsal teknoloji uygulamalarının yaygınlaştırılması konusunda Antalya'nın pilot uygulama merkezlerinden biri haline getirilmesini arzu etmekteyiz. Diğer taraftan Antalya'da faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli işletmelerimizin KOSGEB desteklerinden daha etkin yararlanması, turizm sektörüne teknoloji ve yazılım üreten firmalarımızın desteklenmesi, üniversite-sanayi iş birliğinin geliştirilmesi de beklentilerimiz arasındadır. Cumhur İttifakı olarak üretim, yatırım ve kalkınma hedeflerimiz doğrultusunda Antalya'mızın taleplerini takip etmeyi sürdürüyoruz."





