YENİ Parti Antalya Milletvekili Aliye Coşar, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesini değerlendirdi. Antalya’da küçük ve orta ölçekli otellerin kapanma noktasına geldiğini, turizm esnafının artan maliyetler altında ezildiğini ve kentin altyapı yatırımlarından yeterince yararlanamadığını söyleyen Coşar, Antalya Müzesi’nin iki yıldır yeniden yapılmadığını da gündeme taşıdı.

VEKİL COŞAR’DAN BAKAN ERSOY’UN TURİZM AÇIKLAMALARINA TEPKİ

YENİ Parti Antalya Milletvekili Aliye Coşar, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda söz aldı. Turizm sektörünün karşı karşıya olduğu sorunları Antalya üzerinden değerlendiren Coşar, ziyaretçi sayılarındaki düşüşten işletmelerin artan maliyetlerine, ulaşım yatırımlarından müze inşaatına kadar birçok başlıkta eleştirilerini dile getirdi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un 2027 yılına olumsuz koşullarda girileceğine ilişkin açıklamasını da değerlendiren Coşar, Bakan’ın "Bu olumsuz koşullar için sektörümüzün dayanıklılığını artıran güçlü altyapımız hazır." sözlerini hatırlattı. Coşar, söz konusu altyapının turizm işletmelerine ve esnafa yansımadığını savunarak, “Bu güçlü altyapılar nelerdir? Bu güçlü altyapılar turizm işletmelerine ve turizm esnafına maalesef şimdiye kadar yansımadı.” dedi.

Aliye Coşar Foto (1)

ANTALYA TURİZMİNDE KÜÇÜK OTELLER KAPANMA NOKTASINDA

Turizmde başarıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Coşar, yabancı ziyaretçi sayısındaki düşüşe ve artan maliyetlere dikkat çekti. 2026 yılının ilk dokuz ayında Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 azaldığını belirten Coşar, yüksek enflasyonun ve girdi maliyetlerindeki artışın sektörü olumsuz etkilediğini söyledi.

YÜKSEK FİYATLAR NEDENİYLE TÜRKİYE'YE GELİNMİYOR

Avrupalı turistlerin yüksek fiyatlar nedeniyle Türkiye'nin rakip destinasyonlarını tercih ettiğini ifade eden Coşar, turizm işletmelerinin kârlılık oranlarının da gerilediğini dile getirdi. Coşar, turizmde başarının yalnızca yatak kapasitesini veya turist sayısını artırmakla ölçülemeyeceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“2026 yılının ilk dokuz ayında ülkemize gelen yabancı ziyaretçi sayısı 2025'e göre yüzde 5 oranında düşmüştür. Ekonomik krize bağlı olarak yüksek enflasyon ve artan girdi maliyetleri turizm sektörünü de olumsuz etkilemektedir. Kur artışı ile maliyet artışları oranı arasındaki fark artıyor. Turizmde gelir seviyesinin yükselmesi, enflasyona bağlı artan maliyetler karşısında konaklama fiyatlarının yükselmesindendir. Avrupalı turistler yüksek fiyatlar nedeniyle rekabet içinde bulunduğumuz diğer ülkeleri tercih etmektedir. Turizmcinin artan maliyetler, vergiler nedeniyle kâr oranları da düşmektedir. Turizmde başarı, yatak sayısını artırmak, fazla turist getirmek değildir; turizme nitelik kazandırmaktır.”

ANTALYA’DA KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ OTELLER İÇİN TEŞVİK ÇAĞRISI

Antalya’daki küçük ve orta ölçekli konaklama işletmelerinin yaşadığı ekonomik sıkıntıları gündeme taşıyan Coşar, özellikle ikinci ve üçüncü sahil bandındaki otellerin desteklerden yeterince yararlanamadığını savundu. Bazı işletmelerin kapanmak zorunda kaldığını, bazılarının ise lojmana dönüştürüldüğünü belirten Coşar, turizm politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.

ANTALYA’NIN KENDİ POTANSİYELİ İYİ DEĞERLENDİRİLMELİ

Antalya’nın ilk dokuz ayda 12,5 milyona yakın turisti ağırladığını hatırlatan Coşar, kentin mevcut potansiyelinin daha iyi değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Coşar, küçük otellerin durumuna ilişkin şu açıklamayı yaptı:

“Artık turizmde yeni bir anlayış yaratmak gerekiyor. Turizmde başarı turist sayısıyla ölçülmez, katma değer ve gelirlerin adil dağılımıyla ölçülür. Antalya'da küçük oteller can çekişiyor. İkinci ve üçüncü sahil bandındaki küçük ve orta ölçekli otellere hiçbir teşvik yok. Birçok küçük otel ya kapanıyor ya da binaları lojman oluyor. Antalya için "turizm başkenti" ifadesi kullanılır. Bu yıl ilk dokuz ayda 12,5 milyona yakın turiste ev sahipliği yapan Antalya daha fazla potansiyele sahiptir ancak iktidarın yanlış politikaları bu potansiyelin kullanmasını da engelliyor.”

KONAKLAMA VERGİSİ VE ANTALYA’NIN ULAŞIM SORUNU GÜNDEMDE

Turizm gelirlerinden alınan vergilerin Antalya’ya yeterli yatırım olarak dönmediğini ileri süren Coşar, konaklama vergisinin ciro yerine kâr üzerinden alınması gerektiğini savundu. Antalya’nın ulaşım sorunlarının da henüz çözüme kavuşmadığını belirten Coşar; raylı sistem, otoyol ve turizm yolu yatırımlarındaki eksiklikleri gündeme getirdi. Coşar, turizm kentlerinin altyapı ve yatırım desteğinden mahrum bırakıldığını belirterek şöyle konuştu:

“Turizm gelirlerini toplayan iktidar hizmete gelince görmezden geliyor, toplanan konaklama vergilerinden kent yararlanamıyor. Antalya ve diğer turizm kentleri hak ettiği altyapı ve yatırım desteğinden de mahrum kalıyor. Konaklama vergisi, ciro üzerinden değil kâr üzerinden alınmalıdır. Antalya'nın ulaşım sorunu hâlen çözülemedi. Turizmde ulaşımı kolaylaştırmak gereklidir ancak Antalya'ya iktidarın raylı sistem yatırım yok, otoyol projesi eksik ve hâlen inşaat hâlinde, tamamlanmadı, turizm yolu da hâlen tamamlanmış değildir.”

ANTALYA KIYILARINDA MİKROPLASTİK KİRLİLİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ

Konuşmasında çevre sorunlarına da yer veren Coşar, denizlerde mikroplastik kirliliğinin ve tahribatın arttığını belirterek denetimlerin yetersiz kaldığını ifade etti. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın diğer kurumlarla koordinasyon içinde çalışma yürütüp yürütmeyeceğini soran Coşar, şu ifadeleri kullandı:

“Denizlerimizde mikroplastik kirliliği ve tahribat artarken etkin denetim ve koruma politikaları yetersiz kalmaktadır. Bakanlığın artan mikroplastik kirliliği için denetleme çalışmaları ve diğer kurumlarla eşgüdümü olacak mı, yoksa bu konuda da geç mi kalacaksınız?”

TURİZMİN 12 AYA YAYILMASI İÇİN KALICI POLİTİKA ÇAĞRISI

Turizmin yılın tamamına yayılmasına yönelik çalışmaların yetersiz olduğunu savunan Coşar, sektörde çalışan emekçilerin de bu durumdan etkilendiğini söyledi. Turizm çalışanlarının yıl boyunca düzenli iş imkânına sahip olamadığını, esnafın ise yüksek kira, vergi ve işletme maliyetleriyle mücadele ettiğini belirtti.

TURİZMDEKİ BÜYÜME SEKTÖRÜN KENDİ ÇABASIDIR

Turizmdeki büyümenin sektör temsilcilerinin kendi çabalarıyla gerçekleştiğini ifade eden Coşar, artan ziyaretçi ve gelir rakamları üzerinden başarı açıklaması yapılmasını eleştirdi. Coşar, sektörün yaşadığı sorunlara ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Turizmin on iki aya yayılması çalışmalarınızda hâlâ hissedilebilir bir adım yok, turizmi on iki aya yayacak, çeşitlendirecek, nitelikli turizmi geliştirecek kalıcı politikalar üretmek yerine sektör kendi kaderine terk edilmiştir. Yıllardır turizmciler kendi imkânlarıyla sektörün büyümesine öncülük ettiler, bu büyüme iktidara rağmen yapıldı. Turizm emekçilerimiz de yıllardır bu sektörde tecrübeleriyle ve donanımlarıyla dünyaya örnek oldular ancak on iki aya yayılmayan turizm politikası sonucu süreklilik arz eden bir işleri olmadı. Turizm emekçileri için Bakanlığın hiçbir çalışması olmadı. Turizm esnafı yüksek kiralar, maliyetler ve vergiler altında ezilmektedir. Boş dükkânların sayısı artıyor, turizm esnafı bitme noktasına gelmiş, turist esnafa dahi uğramıyor. Turizmin yükü turizmciye, esnafa, emekçiye ve şehirlere yüklenmiş durumdadır ancak artan rakamlar olunca övünme kısmında sizleri görüyoruz. Bu, başarı değil kolaycılıktır.”

ANTALYA MÜZESİ İKİ YILDIR YENİDEN YAPILMADI

Coşar’ın komisyon konuşmasında öne çıkardığı başlıklardan biri de Antalya Müzesi oldu. Meslek odalarının itirazları ve yargı süreci devam ederken müzenin Temmuz 2025’te yıkıldığını hatırlatan Coşar, yeni müze binasının henüz tamamlanmadığını söyledi.

Bakanlık, Antalya Müzesi’ni Reklam Panosuna Çevirdi (1)-1

ÇOŞAR’DAN BAKANLIĞA SORU

Yıkım kararının depreme dayanıksızlık iddiasına dayandırıldığını belirten Coşar, inşaatın ilerleyişi ve açılış takvimi konusunda Bakanlığa soru yöneltti. Antalya’nın iki yıldır müzesiz kaldığını ifade eden Coşar, 2027 yılı için de kesin bir tarih açıklanıp açıklanmayacağını sordu. Coşar, Antalya Müzesi’ne ilişkin eleştirilerini şu sözlerle dile getirdi:

“Antalya Müzesi, meslek odalarının itirazları ve yargı süreci devam ederken 2025 Temmuz’unda, bir gecede yıkıldı. Depreme dayanıksız olduğu iddiasıyla kamuoyundan gizlenen bir raporu gerekçe göstererek yıktığınız müzenin yenisi hâlen yapılmadı. "Bu yıl." dediniz, yerinde ilerlemeyen inşaat var. 2027 diyorsunuz, kesin bir tarih veriyor musunuz? Antalya'yı iki yıl müzesiz bıraktınız. Turizmci 2025 yılına umutla girdi, sonu hüsran oldu; 2026 yılına umutla girdi, yine hüsran oldu; 2027 yılında turizmci artık umut bile edemiyor."

Kaynak: Haber Merkezi