Antalya Barosu, 27 Şubat 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 10972 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile ilgili sert açıklama yayımladı. Karar kapsamında Türkiye genelinde 21 ilde yaklaşık 470 hektar alanın orman sınırları dışına çıkarıldığını belirten Antalya Barosu, en büyük kaybın Antalya’da yaşandığına dikkat çekti. Yapılan incelemeler sonucunda Antalya’nın 6 ayrı bölgesinde yaklaşık 290 hektara yakın (400 futbol sahası büyüklüğünde) alanın orman vasfını yitirdiği gerekçesiyle kapsam dışı bırakıldığı, özellikle Korkuteli’ndeki alanın büyüklüğünün kaygı verici olduğu vurgulandı.
ANAYASAL ÇERÇEVE VE YETKİ TARTIŞMASI
Antalya Barosu tarafından yapılan açıklamada, söz konusu kararın Anayasa’nın 169’uncu maddesine açıkça aykırı olduğu savunuldu. Anayasa’nın devlete ormanları koruma ve genişletme yükümlülüğü verdiğini hatırlatan hukukçular, "Devletin görevi ormanları azaltmak değil artırmaktır. Kanunla düzenlenen bir alanda kararname ile alan daraltmak, yasama fonksiyonunun fiilen yürütme tarafından kullanılmasıdır. Bu durum normlar hiyerarşisine ve hukuk devleti ilkesine aykırıdır" ifadelerini kullandı. Kararın, çocuklarımızın geleceğine ve kentin nefes koridorlarına ağır bir müdahale olduğu belirtildi.

EKOSİSTEM BÜTÜNLÜĞÜ VE ÇEVRE HAKKI VURGUSU
Ormanların sadece bir ağaç topluluğu olmadığını hatırlatan Antalya Barosu, bu alanların su rejimi, erozyon kalkanı ve biyolojik çeşitliliğin sigortası olduğunu ifade etti. Son yıllarda artan sel, taşkın ve kuraklık felaketlerine dikkat çekilen açıklamada; orman sınırlarının daraltılmasının iklim krizini görmezden gelmek anlamına geldiği kaydedildi. Baro yönetimi, şeffaf olmayan kriterlerle orman vasfının kaybedildiğine dair yapılan idari tasarrufların, kamu yararı yerine planlama zaafiyetine işaret ettiğini savundu.
ANTALYA BAROSU İPTAL İÇİN YARGIYA GİDİYOR
Kamu yararının kısa vadeli ekonomik beklentiler değil, uzun vadeli ekolojik sürdürülebilirlik olduğunu savunan Antalya Barosu, kararın iptali için gerekli hukuki süreçlerin işletileceğini duyurdu. Açıklamanın sonunda, "Ormanlar idari takdir alanı değildir, gelecek nesillerin hakkıdır" denilerek, anayasal ödevlerin tersine çevrilmesine izin verilmeyeceği mesajı verildi. Turizm ve tarım başkenti olan Antalya’da bu ölçekte bir kaybın ulusal sonuçlar doğuracağı uyarısında bulunuldu.





