Antalya’da görülen davanın ikinci gününde, tutuklu ve tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi. Yoğun katılımın olduğu duruşmada, özellikle para transferleri ve altın alım-satımı üzerinden gerçekleştirildiği iddia edilen işlemler gündeme geldi. Mahkeme salonunda zaman zaman dikkat çeken diyaloglar yaşanırken, sanıkların savunmalarında suçlamaları reddettikleri görüldü. En dikkat çeken savunma ise Serkan Çavdar’dan geldi. Çavdar ‘Biliyorum’ kelimesinin yanlış yazıldığını öne sürdü.

“BAVULLA PARA GETİRİLDİ”

Günün öne çıkan savunmalarından birini yapan kuyumcu Ertan Karamık, 1989 yılından bu yana mesleğini sürdürdüğünü belirterek, mali müşaviri tarafından ofisine çağrıldığını ve burada para transferine aracılık etmesinin istendiğini söyledi. Karamık, “Mali müşavirim beni ofisine çağırdı. Oğlu da yanındaydı. Para transferi yapmam istendi. Yardımcı olmamı rica ettiler. Ertesi gün oğlu sırt çantasıyla parayı getirdi. Bu parayı transfer ettik. Daha sonra mayıs ayında yine benzer şekilde bir işlem yapıldı. Bu kez bavulla para getirildi ve iki gün içerisinde transfer gerçekleştirildi.” dedi.

Muhittin Böcek Duruşması Adliye 2

GÖKHAN BÖCEK’İ İŞARET ETTİ

Karamık, gözaltına alınmadan kısa süre önce kendisine yapılan bir uyarıya da dikkat çekerek, “Bana, olası bir soruda altın alım-satımı yaptığımı söylemem gerektiği ifade edildi. Bu işlemlerin Gökhan Böcek’e ait olduğu söylendi.” diye konuştu. Sanıklardan Serkan Çavdar ise savunmasında, söz konusu para transferlerine arkadaşına yardımcı olmak amacıyla dahil olduğunu belirtti. Gökhan Böcek’i yaklaşık 10 yıldır tanıdığını ifade eden Çavdar, aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını dile getirdi. Çavdar, “Ocak 2024’te beni arayarak tanıdığım bir kuyumcu olup olmadığını sordu. Elindeki paranın altın karşılığında başka bir hesaba gönderilip gönderilemeyeceğini öğrenmemi istedi. Ben de Ertan Karamık ile görüştüm ve bu işlemin yapılabileceğini öğrendim. Parayı alarak teslim ettim. Mayıs ayında bir kez daha benzer bir işlem oldu. Paranın kaynağını ve nereye gittiğini bilmiyorum.” dedi.

“YANLIŞ YAZILDIĞINI İDDİA ETTİ”

Çavdar, daha önce verdiği ifadesinde yanlışlıklar olduğunu iddia ederek, “Amacım sadece arkadaşım olan Gökhan Böcek’e yardımcı olmaktı. Babam daha sonra beni bu tür işlemler konusunda uyardı ve bir daha böyle bir işlem yapmadım” diye konuştu. Duruşmada en dikkat çeken anlardan biri ise Serkan Çavdar’ın iddianamede yer alan bir ifadeye ilişkin açıklaması oldu. Çavdar, “İddianamede ‘paranın kara para olduğunu biliyorum’ şeklinde bir ifade yer alıyor. Bu ifade sehven yazılmıştır. Ben böyle bir şey söylemedim. ‘Bilmiyorum’ demem gerekirken ‘biliyorum’ şeklinde yazılmış” ifadelerini kullandı.

“İDDİALARIN HİÇBİRİNİ KABUL ETMİYORUM”

Sanıklardan mali müşavir Emrullah Tayfun Çavdar ise 35 yıllık meslek hayatında herhangi bir suça karışmadığını belirterek tüm suçlamaları reddetti. Çavdar, “Bugüne kadar hakkımda tek bir suç isnadı olmadı. Bu iddiaların hiçbirini kabul etmiyorum. Bahsi geçen parasal konuyu sonradan duydum ve şüphelenerek oğluma sordum. O da durumu anlattı. Ona bu nedenle kızdım. Oğlumun yaptığı şey sadece arkadaşına yardımcı olmaktır.” dedi.

Muhasebeciler Odası Eski Başkanı Emrullah Tayfun Çavdar

“TEK HATAM SUSMAK OLDU”

Oğlunu korumak için susmak zorunda kaldığını ifade eden Çavdar, “Tek hatam susmak oldu. Onu da oğlumu korumak için yaptım. Para transferi konusunda herhangi bir talimatım olmadı. Ertan Karamık’ın iddia ettiği sözleri kabul etmiyorum. Sadece mesleki konularda uyarılarda bulundum.” diye konuştu. Duruşmada daha önce savunma yapan kuyumcu Kemal Adalı da Böcek ailesiyle herhangi bir bağlantısının olmadığını ifade ederek, yalnızca altın bozdurma işlemi yaptıklarını ve sonrasında bu olayla karşılaştıklarını söylemişti.

MAHKEME YARINDA DEVAM EDECEK

Mahkeme heyeti, iki gün süren celselerde toplam 35 sanığın savunmasının tamamlandığını belirterek, eksik kalan savunmaların alınması için duruşmayı yarına erteledi. Yarın 6 sanığın daha dinlenmesinin ardından dosyada esasa ilişkin savunmalara geçilmesi bekleniyor. Öte yandan, mahkemenin duruşma takvimine bağlı olarak arefe günü öncesinde ara kararını açıklayabileceği ifade edildi. Dava sürecinin ilerleyen aşamalarında, savcılık mütalaasının ardından karar aşamasına geçilmesi öngörülüyor.

Kaynak: ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ-ERTUĞRUL GÜN