Antalya'da Milli Mücadele döneminde önemli toplantılara ev sahipliği yapan Osman Ağa'nın narenciye bahçesinden günümüze yalnızca tarihi giriş kapısı ulaştı. Muratpaşa ilçesi Meydankavağı Mahallesi'nde modern yapıların arasında ayakta kalmayı başaran kapı, hem kentin yakın tarihine tanıklık ediyor hem de hızla değişen şehirleşme karşısında geçmişin izlerini yaşatmaya devam ediyor.

OSMAN AĞA’NIN KAPISI

Kentin eski yerleşim alanlarından biri olan Meydankavağı Mahallesi'nde bulunan tarihi kapının, dönemin önemli isimlerinden Osman Ağa'ya ait narenciye bahçesinin giriş kapısı olduğu biliniyor. Tarihi kaynaklarda, bahçenin Milli Mücadele yıllarında vatanseverlerin bir araya geldiği, önemli görüşmelerin yapıldığı mekanlardan biri olduğu ifade edilirken, Mustafa Kemal Atatürk'ün de Antalya ziyaretlerinden birinde bu bahçeye uğradığı yönünde bilgiler yer aldı. Aradan geçen yıllar içerisinde bahçenin tamamı yapılaşmaya açılırken, günümüze yalnızca taş kapı ulaşabildi.

SESSİZCE VARLIĞINI SÜRDÜRÜYOR

Antalya Körfez Gazetesi muhabiri Ertuğrul Gün'ün haberine göre, çevresini saran çok katlı apartmanlar arasında adeta kaybolan tarihi kapı, Antalya'nın son yıllarda yaşadığı hızlı kentleşmenin de simgelerinden biri haline geldi. Bir zamanlar geniş narenciye bahçelerinin bulunduğu bölgede bugün yoğun konut dokusu yer alırken, geçmişten kalan tek iz olan kapı, bulunduğu noktada sessizce varlığını sürdürüyor. Kent sakinleri tarafından uzun yıllardır bilinen yapı, tarihi kimliğiyle dikkat çekerken, bölgeden geçenlerin de ilgisini çekmeye devam ediyor.

"GERİYE SADECE BU KAPI KALDI"

Tarihçi Çağrı Yılmaz, tarihi yapıların korunmasının yalnızca fiziki eserleri muhafaza etmek anlamına gelmediğini belirterek, bu yapıların kent hafızasının en önemli parçalarından biri olduğunu söyledi. Yılmaz, "Osman Ağa'nın bahçesinden geriye sadece bu kapının kalmış olması, şehirleşmenin tarihi mekanlar üzerindeki etkisini açıkça gösteriyor. Özellikle kentte yaşayan insanlar için bu kapı, geçmişle bağ kurulmasını sağlayan önemli bir simge niteliğinde. Bu tür yapıların korunması, belgelenmesi ve gelecek nesillere aktarılması büyük önem taşıyor." dedi.

Kaynak: ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ-ERTUĞRUL GÜN