Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nden Prof. Dr. Nihat Dipova, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada denize sıfır yapılaşma politikalarına sert tepki gösterdi. Dipova, kıyıya yakın alanlarda imar üretme anlayışının ciddi çevresel ve kentsel riskler barındırdığını vurguladı. Dipova, özellikle çay yataklarının daraltılmasına dikkat çekti.
ÇAY YATAKLARI BİLİNÇLİ DARALTILIYOR
Özellikle Boğaçayı örneğini veren Prof. Dr. Dipova, deniz manzaralı daha fazla yapı üretmek amacıyla çay yataklarının bilinçli şekilde daraltıldığını savundu. Bu durumun “şişe boğazı” etkisi yaratarak taşkın riskini artıracağını belirten Dipova, suyun denize tahliyesinin zorlaşması halinde mahallelerin su altında kalabileceğini ifade etti. Olası taşkınların ise “doğal afet” denilerek geçiştirildiğini dile getirdi.

RİSKLER GÖRMEZDEN GELİNİYOR
Taşkınların “100 yılda bir” yaşandığı söylemiyle risklerin görmezden gelindiğini kaydeden Dipova, bu süreçte siyasi ve bürokratik sorumluluğun zaman aşımına uğradığını belirtti. Büyük taşkınlar yaşandıktan sonra ise kamu bütçesinden dev altyapı yatırımları yapılmasının meşrulaştırıldığını savunan Dipova, bunun sistematik bir anlayışın sonucu olduğunu söyledi.

KIYI EROZYONU TEHLİKESİ VAR
Açıklamasında kıyı erozyonu tehlikesine de değinen Dipova, çayın üst kotlarında yapılacak taşkın önleme yapılarının Antalya’nın simgesi olan kumsalda daralmaya yol açabileceğini ifade etti. Bu uyarıları dile getirenlerin “istemezükçü” olarak yaftalandığını belirten Dipova, söz konusu anlayışın kamusal yarar yerine rantı öncelediğini vurguladı.





