Uydu verileri esas alınarak yapılan bilimsel çalışmada, 1950-2024 arasında Akdeniz Havzasında Mayıs-Eylül dönemi sıcak stresinin süresindeki değişiklikler incelendi. Sonuçlar, ürkütücü boyutta. Doç. Dr. Doğulan Doğu Yavaşlı’nın çalışmasına göre kesintisiz sıcak stresi iki haftadan fazla arttı. Antalya’dan Hatay’a uzanan kıyı şeridi ise maksimum stres süresindeki artış ile öne çıkıyor. Türkiye’nin güneydoğusu da dahil olmak üzere Doğu Akdeniz havzası, her üç metrik için de kritik bölgeler arasında yer alıyor. Uluslararası Çalışma Örgütü’ne göre de sıcak stresi, 2030’a kadar dünya genelinde 80 milyon tam zamanlı iş kaybına eşdeğer verim düşüşüne yol açacak. Akdeniz ve tropikal bölgeler, bu yükü en fazla sırtlanacak coğrafyalar olarak öne çıkıyor.

Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı’nın yürüttüğü bilimsel çalışmanın sonuçları, Uluslararası hakemli dergi Theoretical and Applied Climatology’de yayımlanandı. Coğrafi Bilgi Sistemleri, Uzaktan Algılama, Veri Analizi ve İklim Değişikliği gibi konularda çalışmalar yürüten Yavaşlı, yüksek lisans ve doktora süresince birçok kez NASA Goddard Uzay Uçuş merkezinde davetli araştırmacı olarak bulundu.

EGE VE AKDENİZ RİSK ALTINDA

Yavaşlı’nın yeni yayımlanan makalesine göre, kesintisiz sıcak stresi yaşanan yaz günlerinin sayısının 1950’lerden bu yana iki haftadan daha fazla süre arttığını gösteriyor. Çalışmaya göre altı saat ve üzeri sıcak stresi yaşanan günlerin sayısı, her 10 yılda 1.5 gün artıyor. Bu artış bazı bölgelerde, 2.5 günü bulabiliyor. Türkiye’nin özellikle Ege ve Akdeniz kıyıları, ısınma eğilimden en fazla etkilenen bölgeler arasında yer alıyor.

CİDDİ SAĞLIK SORUNLARI YAŞANABİLİR

Konuyla ilgili çalışmasını İklim Masası için değerlendiren Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, genellikle iklim değişikliğinin en yüksek sıcaklıklar üzerindeki etkisi tartışılsa da halk sağlığı için asıl tehlikenin, yüksek sıcaklıkların ne kadar uzun süre devam etmesinde olduğunu belirtiyor. Yapılan araştırmaların, orta şiddette sıcaklıkların dahi birkaç gün üst üste yaşanması halinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini gösterdiğini kaydeden Yavaşlı, “Bunun nedeni, gündüz 40°C olan bir yerin akşam saatlerinde serinlemesinin, vücudumuza dinlenme imkanı sunması. Yüksek sıcaklıkların kesintisiz devam etmesi ise vücudun toparlanmasına zaman tanımıyor. Bugün yaygın olarak kullanılan sıcak stresi indeksleri, genellikle anlık koşulları veya günlük ortalamaları ölçüyor. Yeni yayımlanan bu çalışmada ise ilk kez, yüksek sıcaklıkların gün içinde ne kadar süreyle kesintisiz olarak devam ettiğini takip eden yeni bir ölçüt geliştirildi. ‘Termal Kalıcılık İndeksi’ (Thermal Persistence Index, TPI) adı verilen bu ölçüt, yüksek sıcaklıkların sağlık etkilerine dair önemli bir gösterge sunuyor” bilgisini aktardı.

KESİNTİSİZ YAZ SICAKLARINDA ARTIŞ VAR

Uydu verilerinin kullanıldığı çalışma kapsamında, 1950-2024 yıllarının Mayıs-Eylül ayları arasında Akdeniz Havzası’nda sıcak stresinin süresindeki değişiklikler incelendi. Sonuçlar, bu sürenin belirgin şekilde arttığını gösteriyor. Çalışma, günlük sıcak stres süresinin her 10 yılda yaklaşık 6 dakika arttığını ve günlük stres süresinin yaklaşık bir saat uzadığını ortaya koyuyor. Ne var ki bu artış, en sıcak günlerde çok daha dramatik gerçekleşiyor: En sıcak günlerdeki maksimum stres süresi, 1950’lere kıyasla yaklaşık 2 saat 15 dakika daha uzun sürüyor. Doç. Dr. Yavaşlı’ya göre araştırmanın en çarpıcı bulgusu 6 saat ve üzeri kesintisiz sıcak stresi yaşanan gün sayısındaki artış. Bu günlerin sayısı, her 10 yılda ortalama 1.5 gün, bazı bölgelerde ise 2.5 gün yükseliyor. Bu, yaz ayları boyunca uzun süreli sıcak günlerin iki haftadan fazla arttığı anlamına geliyor.

YAŞLILAR VE KRONİK HASTALAR TEHLİKEDE

Yüksek sıcaklıkların geceleri de devam etmesinin, vücudun gece serinlemesini engellediğine işaret eden Yavaşlı, “Ertesi güne yorgun başlayan vücudun sağlık riskleri katlanıyor. Uzun süreli yüksek sıcaklıklardaki artış, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunanlar için özellikle tehlikeli. Uzun süreli sıcak, kalp - damar ve solunum sistemleri üzerinde kümülatif baskı oluşturuyor. Örneğin 2003 yılında Avrupa’da haftalarca süren bir sıcak hava dalgası yaşanmış ve 70 binden fazla ölüme neden olmuştu. 2010’da Rusya’da iki ay boyunca devam eden sıcak dalgası da on binlerce can kaybına ve yaygın orman yangınlarına yol açmıştı” dedi.

EGE VE AKDENİZ KIYILARI ‘SICAK NOKTA’

Çalışma, Türkiye’nin bu eğilimden en çok etkilenen bölgeler arasında yer aldığını gösterirken, ortalama stres süresinin, maksimum sürenin ve uzun süreli stres günlerinin sıklığının eş zamanlı olarak arttığı bölgeler, ‘konsensüs sıcak noktası’ olarak adlandırılıyor. Araştırmaya göre Türkiye’nin Ege ve Akdeniz kıyıları, özellikle İzmir, Aydın ve Muğla hatları, her üç metriğin de en fazla artış gösterdiği alanlar arasında. Antalya’dan Hatay’a uzanan kıyı şeridi ise maksimum stres süresindeki artış ile öne çıkıyor. Türkiye’nin güneydoğusu da dahil olmak üzere Doğu Akdeniz havzası, her üç metrik için de kritik bölgeler arasında. Bu bölgelerin ortak özelliği ise; yoğun nüfus, tarımsal üretim ve turizm faaliyetlerinin bir arada bulunması. Dolayısıyla sıcak stresinin uzaması, hem sağlık hem de ekonomik açıdan ciddi riskler oluşturuyor.

2030’DA 80 MİLYON İŞ KAYBI BEKLENİYOR

Sıcak stresin uzun sürmesinin, insan sağlığı için yüksek sıcaklıklardan daha tehlikeli olabildiğine dikkati çeken Doç. Dr. Yavaşlı, “Bunun nedeni basit: Kısa süreli aşırı sıcaklıklara adapte olabilen vücut, uzun süreli maruziyette toparlanma şansı bulamıyor. Özellikle açık havada çalışanlar, bu durumdan doğrudan etkileniyor. Uzayan sıcak stresi; tarım, inşaat ve turizm sektörü çalışanları için sağlık riski anlamına geliyor. Aynı zamanda bu sektörlerde verimlilik kaybına neden oluyor. Uluslararası Çalışma Örgütü’ne göre sıcak stresi, 2030’a kadar dünya genelinde 80 milyon tam zamanlı iş kaybına eşdeğer verim düşüşüne yol açacak. Akdeniz ve tropikal bölgeler, bu yükü en fazla sırtlanacak coğrafyalar olarak öne çıkıyor” ifadelerini kullandı.

SAĞLIK UYARI SİSTEMLERİNE DİKKAT!

Çalışmayla geliştirilen Termal Kalıcılık İndeksi, yüksek sıcaklıklarda dikkate alınması gereken sağlık uyarı sistemleri için de yeni bir çerçeve sunuyor. Yüksek sıcaklıkların 4-6 saat devam etmesi, orta düzey stres yaratıyor. Bu koşullarda sıvı tüketiminin artırılması ve gölgede dinlenme molaları alınması gerekiyor. Sürenin 6-10 saate uzaması, yüksek stres anlamına geliyor. Saatte 15 dakika zorunlu dinlenme molaları verilmesi ve ağır işlerin ertelenmesi öneriliyor. 10 saatten fazla süren yüksek sıcaklıklarda ise aşırı stres koşulları oluşuyor. Bu durumda, temel hizmetler dışında, açık havada çalışmanın askıya alınması gerekiyor.

EGE VE AKDENIZ TERMAL REJİME GİRDİ

Yavaşlı’nın verdiği bilgilere göre, İstanbul, İzmir, Muğla ve Antalya gibi Akdeniz ve Ege kıyı kentlerinde, günde 8 saatten fazla süren kesintisiz sıcak stresin 1990’dan bu yana ikiye katlandığı düşünüldüğünde, bu tür uyarı sistemlerinin hayati önemde olduğu görülüyor. Kırılma 1990’larda yaşandı. Yapılan analiz, Akdeniz genelinde en yaygın rejim değişikliğinin 1990’larda yaşandığını, özellikle 1997’nin önemli bir kırılma noktası olduğunu gösteriyor. Bu bulgu, küresel ısınmanın Akdeniz’deki etkilerinin kademeli bir artış değil, belirli dönemlerde ani rejim değişiklikleri şeklinde ortaya çıktığını gösterdiği için önemli. 1990’lardan bu yana bölge, yeni bir termal rejime girmiş durumda ve bu dönem, deniz yüzey sıcaklıklarındaki artışla ve atmosferik dolaşım değişiklikleriyle de örtüşüyor. Mevcut eğilimlere ve iklim modellerine göre bu rejim değişikliği kalıcı olduğuna işaret ediyor. Üstelik emisyonların yükselmeye devam etmesi halinde, sıcak stres süreleri daha da uzayabilir.

İKLİM UYUM STRATEJİLERİ ACİLEN GÖZDEN GEÇİRİLMELİ

Özellikle kentsel alanlarda ısı adası etkisiyle birlikte bu artışın daha da yükseleceğine işaret eden Doç. Dr. Yavaşlı, iklim uyum stratejilerinin acilen gözden geçirilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Akdeniz Havzası’nın ve Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadelesinde, ‘Bugün hava kaç derece?’ sorusu artık tek başına yeterli değil. Sıcaklıkların ne kadar süreceği sorusu da en az onun kadar kritik. Uzun süreli sıcak stresine önlem olarak, mevsimsel Termal Kalıcılık İndeksi haritalarının hazırlanabilir. İnşaat projelerinin ve tarımsal hasat dönemlerinin zamanlaması, turizm altyapısının düzenlenmesi, bu haritalara göre planlanabilir. Özellikle açık havada çalışanlar için her sektöre özel çalışma - dinlenme protokollerinin geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Özellikle de turizm ve tarım açısından Türkiye’nin can damarı olan Ege ve Akdeniz kıyıları, bu riskin tam merkezinde yer alıyor. Bu bölgelerdeki adaptasyon stratejilerinin acilen gözden geçirilmesi gerekiyor. Kentsel planlama, yeşil alanların çoğaltılması ve erken uyarı sistemleri gibi uyum önlemleri, önümüzdeki yıllarda daha da kritik hâle gelecek.”

İlgili kaynak makale: Yavaşlı, D.D. (2025). Thermal persistence index (TPI): a novel measure of prolonged heat stress in the Mediterranean, 1950–2024. Theoretical and Applied Climatology, 157:28.https://doi.org/10.1007/s00704-025-05972-4

Kaynak: ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ - YUSUF YAVUZ