Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Başkan Adayı Ramazan Keskin, adaylık sürecini ve hedeflerini anlattı. İhracatta kalite odaklı büyüme hedefinden bahseden Keskin, kilogram başına ihracat değerinin artırılması için katma değerli üretim vurgusu yaptı. Keskin, Antalya OSB’de 7/24 çalışacak lojistik üs ve gümrükleme merkezi önerdi. Başkan adayı Keskin, kadın ve genç ihracatçılar için yeni destek programları planladığını duyurdu. Keskin başkan olması halinde 100 günde yapacaklarını madde madde sıraladı.

Söyleşi: ENGİN KORKMAZ

BAİB Başkan adaylığınızı açıklamanızdaki en önemli motivasyon ne oldu?

Motivasyonum çok basit: Hazır olduğumu hissetmek. BAİB Başkan Yardımcısı olarak bu kurumun içinde çalıştım, sahayı gördüm, neyin işe yaradığını neyin yaramadığını bizzat deneyimledim. 3 kuşaktır bu sektörün içindeyim — dedemden babama, babamdan bana aktarılan bir birikim var. 400 bin metrekare serada üretiyorum, ihracat yapıyorum, yani ben bu sorunları, depomda, seramda ve gümrükte yaşadım.

Ama motivasyonun asıl kaynağı şu: Bölgemiz 2025'te rekor kırdı, 2,83 milyar dolara ulaştı. 2026'nın ilk iki ayında Türkiye geneli -%1,2 gerilerken biz +%7,5 büyüdük. Bu tablo "iyi gidiyoruz" değil, "doğru yapıyla çok daha fazlasını yapabiliriz" diyor. Ben o potansiyeli açığa çıkarmak için buradayım.

Batı Akdeniz ihracatı 2025'te 2,8 milyar dolara çıktı; bunu nasıl okumalıyız ve sürdürülebilir büyüme için ana stratejiniz ne?

Bu rakamı iki gözle okumak lazım. Bir gözle bakınca başarı var: Tüm küresel belirsizliklere, artan maliyetlere, jeopolitik risklere rağmen bölge büyüdü, Isparta %17, Burdur %9 arttı, yeni bir rekor kırıldı. Bu sahada çalışan ihracatçımızın ve kurumumuzun başarısıdır, saygıyla karşılıyorum.

Ama diğer gözle bakınca ciddi bir sorun var: Kilogram başına ihracat değerimiz Türkiye ortalamasının altında. Yani daha çok satıp daha az kazanıyoruz. Antalya -%2 geriledi. Bölgenin Türkiye ihracatındaki payı sabit kaldı, büyüyemedi. Bu model sürdürülebilir değil.

Ana stratejim tek cümle: Niceliği koruyarak niteliği büyütmek. Bunun için üç ayağa ihtiyaç var: Katma değer dönüşümü, lojistik altyapı ve pazar çeşitlendirmesi. Bunlar benim 10 projemin özü.

BAİB'in mevcut yapısal sorunlarını nasıl tanımlıyorsunuz ve öncelikleriniz ne olacak?

Kuruma saygısızlık etmeden şunu söylemeliyim: BAİB güçlü bir kurum ama bazı yapısal boşluklar var.

Birincisi, kurumlar arası kopukluk. Bölgede 12 oda ve borsa var, 1 ihracatçı birliği var. Bunlar aynı sorunları farklı masalarda, parçalı şekilde ele alıyor. Ortak ses, ortak refleks yok.

İkincisi, sahadan kopukluk. 25 sektör, Kaş'tan Gazipaşa'ya yayılan geniş bir coğrafya, ama bilgi merkeze ne kadar hızlı akıyor? Sektörel ve bölgesel komisyon yapısını bu yüzden güçlendireceğiz.

Üçüncüsü, lojistik ve gümrük süreci. TIR'lar hâlâ şehir içinde dolaşıyor, gümrükleme dağınık noktalarda yapılıyor, mesai saatleri dışında sistem yavaşlıyor. Bu 21. yüzyıl ihracatçısının kabul edemeyeceği bir tablo.

İlk 100 günde odaklanacağım üç öncelik: Oda-Borsa-İhracatçı platformunu kurmak, TIR Lojistik Üssü için Ankara'da resmi girişimi başlatmak, sektörel komisyonların ilk toplantısını gerçekleştirmek.

Ramazan Keskin Baib Başkan Adayı4

Gümrükleme ve lojistik süreçlerin iyileştirilmesi için somut adımlarınız neler?

TIR Beklemez" diyorum ve bunu gerçek anlamda hayata geçireceğim. Bugün Antalya'da bir TIR ne yapıyor? Hal'e gidiyor, gümrük müdürlüğüne gidiyor, tartı noktasına gidiyor, liman çevresinde bekliyor. Şehir içinde saatler kaybediliyor, maliyet artıyor, ürün yaşlanıyor.

Çözüm net: Antalya Organize Sanayi Bölgesi'nde, gümrükleme, tartı ve lojistik işlemlerin tek noktada toplandığı, 7/24 esaslı çalışan bir lojistik üs. Şoförlerin dinlenebileceği sosyal alanlar da dahil. Bu model Türkiye'nin başka şehirlerinde çalışıyor, Antalya'da neden olmasın?

Deniz yolu tarafında ise Antalya Limanı üzerinden Avrupa'ya Ro-Ro ve konteyner hattının güçlendirilmesi, ihtisas laboratuvarı ile yerinde sertifikasyon modelinin hayata geçirilmesi gündemdeyim. Antalya'dan Trieste'ye 2,5 günde, Sète'e 3 günde ulaşmak mümkün — bu Mısır rakibimizin sahip olduğu avantaj. Bunu biz de kullanabiliriz.

UR-GE projelerini kilogram başına ihracat değerini artıracak şekilde yeniden konumlandırma hedefinizi açar mısınız?

UR-GE'yi bugüne kadar çok iyi kullandık. BAİB'in son 10 yılda tarım, gıda, mermer, doğal taş sektörlerinde onlarca UR-GE projesi var, bu birikim değerlidir. Ama benim eleştirim şu: UR-GE bazen eğitim merkezli kalıyor. Toplantı yapıldı, eğitim verildi, rapor yazıldı — ama firma yeni pazara girdi mi, sözleşme imzaladı mı, ölçek büyüttü mü?

Ben UR-GE'yi sonuçla ölçeceğim. Başarı kriterleri şunlar olacak: Kaç firma yeni pazara girdi? Kaç firma kg başına değerini artırdı? Kaç firma kalıcı müşteri edindi?

Somut dönüşüm hedeflerim: Burdur'da işlenmiş mermer ihracatını artıracak özel programlar, Isparta'da gül yağından kozmetik ürünlere geçiş kümeleri, Antalya'da yaş meyve-sebzede markalama ve coğrafi işaret destekli modeller. Aynı miktarı daha yüksek fiyata satmak — bu benim temel hedefim.

Nitekim Şubat 2026'da kilogram başına değer 0,80 dolardan 1,10 dolara çıktı. Bu trendin kalıcılaşması tesadüfe bırakılamaz, yapısal bir programa ihtiyaç var.

Kadın ve genç ihracatçılar için kapsayıcı model nasıl olacak?

Antalya'da kadın çalışanların ihracata katkı oranı %32. Ama kaç kadın bağımsız ihracatçı var? Bu veriye bile sahip değiliz — çünkü TÜİK ve TİM kadın ihracatçı istatistiği tutmuyor. Bu başlı başına bir sorun.

Kadın İhracatçıya İlk Adım projemizle Antalya, Burdur ve Isparta'da Kadın İhracat Akademisi kuracağız. Üretimde aktif olan kadın girişimcilerin ihracatçıya dönüşmesini sağlayacak pratik eğitim, mentorluk ve finansmana erişim programları olacak. Kooperatiften Markaya Programı ile ambalaj, marka ve e-ihracat süreçlerini destekleyeceğiz.

Gençler için E-Export Hub kuruyoruz. Düşük sermayeyle, dijital kanallar üzerinden ihracata başlayabilecekleri bir hızlandırma programı. Start-up ekosisteminden çıkan gençleri ürün ihracatına yönlendireceğiz. Başarıyı etkinlik sayısıyla değil, fiilen ihracat yapan yeni genç isimlerle ölçeceğiz.

Ramazan Keskin Baib Başkan Adayı5

Lojistik ve altyapı yatırımları, özellikle hızlı tren ve demiryolu konusundaki görüşünüz nedir?

Hızlı tren ve demiryolu meselesi, ihracatçının değil siyasetçinin çözeceği bir konu — ama BAİB bu talebi en güçlü şekilde dile getirmek zorunda. Isparta ve Burdur'dan gelen yüklerin raylar üzerinden Antalya Limanı'na akması, bölge ticaretini gerçekten dönüştürür. Bu projeyi birlik olarak her platformda savunmaya, Ankara'daki temas hattını canlı tutmaya devam edeceğiz.

Ama şunu da netleştireyim: Demiryolu uzun vadeli bir hedef. Biz kısa vadede elimizdeki araçlarla hareket etmek zorundayız. OSB'deki lojistik üs, Antalya Limanı'ndan deniz yolu alternatifi, 7/24 gümrük hizmeti — bunlar hemen başlanabilecek, bütçe gerektirmeyen girişimler. Bunları bekletmeyeceğiz.

Antalya Limanı'ndaki yüksek navlun bedelleri ihracatı nasıl etkiliyor, çözüm önerileriniz?

İran savaşıyla birlikte navlun maliyetleri bazı hatlarda 3 katına çıktı. Bu rakam ihracatçımızın kâr marjını doğrudan yiyor. Antalya Limanı'nın navlun dezavantajı yeni değil ama şu an kritik bir eşikte.

Çözüm önerilerim üç katmanlı: Birincisi, rekabetçi hat sayısını artırmak için armatörlerle doğrudan müzakere. Tek armaya bağımlı olmak fiyatı yukarı çekiyor. İkincisi, Ro-Ro hattını güçlendirmek. Antalya-Trieste, Antalya-Sète hatlarında düzenli sefer sıklığı arttığında birim maliyet düşer. Üçüncüsü, ihtisas laboratuvarı modeli. Yükü Antalya'da sertifikalar, Avrupa'da ek bekleme olmadan girer — bu hem zaman hem maliyet tasarrufu demek.

Ramazan Keskin Baib Başkan Adayı6

Fruit Attraction Madrid, Warsaw B2B gibi uluslararası temsil deneyimleriniz size ne öğretti?

Bu deneyimler benim için sınıf geçmekti. Madrid'de ne gördüm? Rakiplerimizin — İspanya, Hollanda, Mısır — nasıl pazarladığını gördüm. Bizim ürünlerimiz kalite olarak onlardan geri değil, hatta bazı kalemlerde üstün. Ama marka yok, süreklilik yok, alıcıyla kalıcı ilişki yok.

Warsaw'da ne gördüm? Polonya piyasasının ne kadar açık olduğunu. 2026 Ocak-Şubat'ta Polonya'ya ihracatımız %115 arttı — bu tesadüf değil, orada kurulan ilişkilerin meyvesi.

Bu deneyimler bana şunu öğretti: Ticaret heyeti bir ziyaret değil, bir yatırımdır. Doğru firma, doğru pazar, doğru eşleşme ile gidilirse sonuç sözleşme olur. Kartvizit değil, sözleşme. UR-GE projelerimizi bu anlayışla yeniden kurgulayacağız.

Yaş meyve-sebze ihracatında Rusya, AB pazarları ile ilişkileri nasıl geliştirmeyi planlıyorsunuz?

Rusya bölgemiz için önemli bir pazar olmaya devam ediyor — 2025'in ilk iki ayında Ukrayna ile birlikte liste başındaydı. Ama savaşın gidişatına göre risk de taşıyor. Bu nedenle Rusya'ya bağımlılığı azaltmak, alternatif pazarları büyütmek şart.

AB tarafında büyük bir fırsat var şu an: İran savaşıyla Mısır ve Uzakdoğu tedarikçileri deniz taşımacılığında ciddi dezavantaja girdi. Biz kara yoluyla Avrupa'ya ulaşabiliyoruz — bu rekabet avantajı tam şu anda kullanılmalı.

Somut adım: AB pazarında "yakın, güvenilir ve kaliteli tedarikçi" konumunu güçlendirmek. Bunun için coğrafi işaret, AB MRL uyumu ve marka çalışmalarını hızlandıracağız. Bizim ürünümüz zaten AB standardında — bunu daha güçlü anlatmak lazım.

Ramazan Keskin Baib Başkan Adayı

BAİB üyeleri seçimde ne bekliyor?

Sahada 3 şey duyuyorum sürekli: Birincisi, "bizi dinleyin." Karar süreçlerinde sektörler yeterince temsil edilmiyor, sorunlar yukarıya gecikiyor. Sektörel komisyon yapısını bu yüzden güçlendiriyorum.

İkincisi, "işleri kolaylaştırın." Gümrükte bekleme, finansmana erişim güçlüğü, lojistik gecikme — bunlar soyut sorunlar değil, her sabah yaşanan gerçekler. İhracatçı çözüm istiyor, rapor değil.

Üçüncüsü, "bizi yalnız bırakmayın." Özellikle KOBİ ölçeğindeki ihracatçı yeni pazara tek başına giremiyor. UR-GE, ortak hareket modeli, ticaret heyetleri — bunların gerçekten çalışmasını istiyor.

Finansmana erişim ve maliyet baskıları konusunda devlet ve özel sektörle iş birliği planınız nedir?

Bu sorun gerçek ve ağır. Yüksek faiz, krediye erişim güçlüğü, enerji maliyeti, gübre fiyatları — bunların hepsini birlikte yönetmek gerekiyor.

BAİB'in rolü burada arabulucu ve baskı unsuru olmak. Devlet tarafında: Eximbank koşullarının iyileştirilmesi, KOSGEB desteklerinin ihracatçıya daha kolay ulaşması, vergi teşviklerinin etkin kullanımı için Ankara'da savunuculuk yapacağız.

Özel sektör tarafında: Toplu alım modelleri ile gübre, enerji ve hammaddede maliyeti düşürebiliriz. Büyük firma ile KOBİ'nin aynı masada toplu alım yapması, bireysel maliyet baskısını azaltır. Bu modeli özellikle enerji ve tarım girdilerinde deneyeceğiz.

Olumlu gelişme: Hükümet gübre ithalatında gümrük vergisini sıfırladı. Bu doğru bir adım, fiyatlara yaklaşık %6,5 yansıması bekleniyor. Ama yapısal girdi bağımlılığı çözülmeden bu adımlar geçici rahatlama sağlar.

Ramazan Keskin Baib Başkan Adayı3

Başkan seçilmeniz halinde ilk 100 günde somut olarak neler yapacaksınız?

100 gün sözü vermek kolay. Ben ölçülebilir taahhütler veriyorum:

İlk 30 gün: Oda-Borsa-İhracatçı Ortak Akıl Platformu'nun kuruluş toplantısını yapacağım. 9 oda ve borsa aynı masada buluşacak, gündem belirleneceğiz.

31–60. günler: Antalya OSB Lojistik Üssü için T.C. Ticaret Bakanlığı ve Sanayi Bakanlığı nezdinde resmi girişimi başlatacağım. Aynı dönemde sektörel komisyonların ilk turunu tamamlayacağım — 25 sektörün her birinde "en acil 3 sorun" raporunu masama almak istiyorum.

61–100. günler: İhtisas laboratuvarı modelinin fizibilite çalışmasını tamamlayacağım. Kadın İhracatçı Akademisi'nin pilot programını başlatacağım. Ve en önemlisi: Tüm üyelere hesap vereceğim. Ne söz verdim, ne yaptım — 100. günde bunu şeffaf biçimde paylaşacağım.

Başarıyı toplantı sayısıyla değil, sahaya inen sonuçlarla ölçeceğiz. Bu benim en temel taahhüdüm.

Muhabir: ENGİN KORKMAZ