Antalya’nın simge kamusal alanlarından Karaalioğlu Parkı için alınan koruma statüsü değişikliği kararı tartışma yaratmaya devam ediyor. Bu kez TMMOB Mimarlar Odası Antalya Şubesi, kararın kentin doğal ve kültürel mirasına zarar vereceğini belirterek uyarıda bulundu.

“KARAALİOĞLU PARKI SIRADAN BİR PARK DEĞİL”

Karaalioğlu Parkı’nın doğal sit statüsünün düşürülmesi, Antalya’nın doğal ve kültürel mirasına yönelik ciddi bir tehdit oluşturduğu belirtilen açıklamada, “1940’lı yıllarda erken Cumhuriyet döneminin kamusal mekan anlayışıyla oluşturulan Karaalioğlu Parkı; Antalya’nın tarihsel çekirdeği olan Kaleiçi ile bütünleşen, falezler üzerinde Akdeniz ve Beydağları ile kurduğu güçlü ilişki sayesinde kentin kimliğinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiş bir kültür peyzajıdır. Karaalioğlu Parkı sıradan bir park değildir” ifadeleri kullanıldı.

Karaalioğlu Parkı 1-1

“KARAR YAPILAŞMA BASKISINI ARTIRIR”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 8 Nisan 2026 tarihli kararıyla parkın koruma statüsünün düşürüldüğü belirtilen açıklamada, “Bu karar, Antalya kent merkezindeki en değerli kamusal alanlardan birinin yapılaşma ve rant baskısına açık hale getirilmesi anlamına gelmektedir” denildi. Türkiye genelinde benzer uygulamaların yaşandığına dikkat çekilen açıklamada, “Önce alanlar denetimsiz bırakılarak nitelik kaybına uğratılır, ardından bu bozulma gerekçe gösterilerek koruma statüleri zayıflatılır” ifadeleri kullanıldı.

“ÖRTÜLÜ AF NİTELİĞİ TAŞIYOR”

Park içinde geçmişte yapılan izinsiz uygulamalara da değinilen açıklamada, “Bugün ‘Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı’na dönüştürülen bölgede çok sayıda kaçak yapı bulunmaktadır. Bu karar örtülü af niteliği taşımaktadır. Af kararını ancak TBMM alabilir” denilerek hukuki boyuta dikkat çekildi.


Park için açılan kentsel tasarım ve mimari proje yarışmasının önemine vurgu yapılan açıklamada, “Karaalioğlu Parkı’nın değeri yalnızca tarihsel ve doğal özelliklerinden kaynaklanmamaktadır. Parkın geleceğine ilişkin olarak açılan kentsel tasarım ve mimari proje yarışması, bu alanın Antalya için ne kadar önemli bir kamusal mekan olarak görüldüğünün de açık bir göstergesidir. Yarışmalar, kentlerin en değerli alanları için en nitelikli ve en katılımcı çözümleri üretmenin bilimsel ve demokratik araçlarıdır. Bu nedenle yarışma süreciyle ortaya çıkan kamusal yaklaşımın göz ardı edilmesi ve koruma statüsünün zayıflatılması, kent adına ciddi bir çelişki yaratmaktadır” denildi.

“GERİ DÖNÜLEMEZ BİR KAYIP”

Açıklamada, parkın Hıdırlık Kulesi ve falez sistemiyle birlikte Antalya’nın kültürel peyzajının ayrılmaz bir parçası olduğu belirtilerek, “İtalyan işgali döneminden Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan tarihsel sürecin tanığıdır. Hıdırlık Kulesi, Kaleiçi ve falez sistemiyle birlikte Antalya’nın kültürel peyzajının ayrılmaz bir parçasıdır. Bu alanın koruma statüsünün düşürülmesi; Antalya’da geçmişte yaşanan ve kentin hafızasında derin izler bırakan surların ve Arkeoloji Müzenin yok edilmesi gibi geri dönülmez kayıpları hatırlatan bir bellek yaralanmasıdır. Kentin en değerli kamusal alanlarından birinin geleceği, kapalı kapılar ardında alınan kararlarla belirlenemez” ifadeleri kullanıldı.

“KARAR YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ”

Mimarlar Odası Antalya Şubesi açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Karaalioğlu Parkı’nın koruma statüsünün düşürülmesi kararı kamu yararı ile bağdaşmamaktadır. Bu kararın yeniden değerlendirilmesi ve parkın tamamının ‘kesin korunacak hassas alan’ statüsüne döndürülmesi gerekmektedir.”


Açıklamanın sonunda ise, “Antalya’nın en değerli kamusal alanlarından biri olan Karaalioğlu Parkı’nın geleceğini belirleyecek her adımın takipçisi olacağız ve bu alanın korunması için mesleki ve hukuki tüm sorumluluklarımızı yerine getireceğiz” denilerek kamuoyuna çağrı yapıldı.

Kaynak: BÜLTEN