Stand-up gösterisindeki bazı ifadeler nedeniyle hakkında "dini değerleri alenen aşağılama" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarıyla soruşturma başlatılan komedyen Deniz Göktaş, yurt dışından dönüşünde gözaltına alındıktan sonra sevk edildiği hakimlikçe tutuklandı. Soruşturma dosyasına giren savcılık ve emniyet ifadelerinde Göktaş, sözlerinin bağlamından koparıldığını belirterek herhangi bir hakaret ya da aşağılama kastı bulunmadığını ifade etti.
SAVCILIK İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Soruşturma kapsamında Deniz Göktaş'ın savcılık ifadesi de dosyaya girdi. Savcılıkta Göktaş'a, stand-up gösterisinde kullandığı "Ya da ağzım merhaba diyor, şaftım ilk üç kitapta iyiydi, dördüncüsünün çevirisi zayıf diyor" ifadeleri soruldu. Göktaş, söz konusu ifadelerin uzun saçlı olduğu dönemde insanların kendisine yönelik ön yargılı bakışlarını anlatmak amacıyla kullandığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"Uzun saçlı halime bakan kişiler benim bu tarz şeyler söylemesem de söylediğimi varsaydıklarını zaten şakanın içerisinde belirtmiştim. Bu şakada çeviriden kastım mealdir. Kitaptan kastettiğim kutsal kitaplardır. Dördüncü kitap olarak kastettiğim ise Kur'an-ı Kerim'dir. Benim bu şakada herhangi bir aşağılama kastım yoktur. Çeviriden kastım Kur'an-ı Kerim'in mealiyle yönelik tartışmalar ile ilgilidir."
“100 BİN KİŞİYE OYNADIM, KİMSE İNCİNMEDİ”
Savcılık sorgusunda Göktaş'a gösterisindeki diğer ifadeler de soruldu. Yaklaşık 100 bin kişiye aynı gösteriyi sergilediğini belirten Göktaş, bugüne kadar hiçbir seyirciden bu bölüm nedeniyle şikayet almadığını ifade ederek şöyle konuştu:
"İnsanlar beni gördüklerinde dinden uzak bir insan olduğumu düşünüyorlar, ancak ben tarafıma okuduğunuz şekilde 4. kitabı sevdiğimi beyan ettim. Bu söylemde 4. kitabın son kitap olduğuna yönelik teolojik espri amacım vardır, herhangi bir aşağılama kastım yoktur. Ben benzer şakayı yaklaşık 3 yıldır Türkiye'nin farklı bölgelerinde stand-up gösterilerinde yapıyorum. Yaklaşık 100 bin kişiye bu şakayı yapmışımdır ancak bu şakadan incinen herhangi birisini görmedim. Benim dini değerleri aşağılama gibi bir kastım veya amacım bulunmamaktadır."
"HAŞEMAYI DEĞİL, ÖNYARGIYI ELEŞTİRİYORUM"
Savcılık sorgusunda, deniz kenarında yaptığı gösteride kullandığı ifadeler de Göktaş'a soruldu. Gösterisinin başında seyircinin kendisini yanlış anlamasını özellikle istediğini belirten Göktaş, şunları söyledi:
"Burada ben haşema ile denize giren insanlara karşı gösterilen ön yargıya yönelik eleştiride bulunuyorum. Hatta söylemin tamamını incelerseniz, haşema ile denize giren insanlara karşı ön yargılı olan insanları eleştiriyorum. Söylemde agor bir ifadeyle dalgıçları hedef alarak seyirciyi ters köşeye düşürüyorum. Söylemin başında seyirci benim haşema giyerek denize giren insanlarla ilgili konuşacağımı sanıyor ancak ben konuyu dalgıçlara getirerek seyirciyi kendi ön yargısıyla yüzleştirerek eleştirel bir gösteri sergiliyorum."
"CUMHURBAŞKANINI AŞAĞILAMA KASTIM YOK"
Savcılıkta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında yaptığı mizahi ifadeler de sorulan Göktaş, bunların mizah kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Psikoloji mezunu olduğunu söyleyen Göktaş, şu ifadeleri kullandı:
"Psikoloji mezunu olduğum için ve Cumhurbaşkanının stresli bir görev yaptığını düşündüğüm için kendisinin terapisti olabileceğime yönelik olarak gerçekleştirilmiş mizahi bir paylaşımdır, bir aşağılama veya hakaret kastı bulunmamaktadır."
EMNİYET İFADESİ DE DOSYAYA GİRDİ
Deniz Göktaş'ın emniyette verdiği ifade de ortaya çıktı. Göktaş, soruşturmaya konu olan stand-up gösterisinin metninin tamamen kendisine ait olduğunu belirterek, yaklaşık üç yıldır Türkiye'nin farklı şehirlerinde aynı gösteriyi yaptığını ve 100 binden fazla kişinin izlediğini söyledi. Gösterinin birçok farklı konuya değindiğini ifade eden Göktaş, yalnızca dindarlar değil, farklı siyasi görüşler ve popüler figürler hakkında da mizahi anlatımlar kullandığını belirtti.
"KÖTÜ BİR ŞEY SÖYLEMİYORUM"
Emniyet ifadesinde suçlamaları kabul etmeyen Göktaş, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Burada kötü bir şey söylemiyorum. 'Favori kitabım' diyorum. 'Çeviride sorun var' cümlesini de yıllardır duyduğum meal tartışmalarına atıf olarak söylüyorum. İnançlı bir insanı kırmak için yapmadım. Günlük hayatta bunu duysam çok üzülürdüm."
"DİKTATÖR KELİMESİ SİYASİ BİR NİTELEMEDİR"
Cumhurbaşkanını aşağılama kastı bulunmadığını belirten Göktaş, ifadesinde şu sözlere yer verdi:
"Cumhurbaşkanını aşağılama niyetim yoktu. Diktatör kelimesi siyasi bir nitelemedir. Kamuoyunda açık bir şekilde sık sık tartışılır. Demokrat, otokrat gibi bir kelimedir."
TUTUKLANDI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında yurt dışından dönüşünde İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alınan Deniz Göktaş, emniyet ve savcılıktaki işlemlerinin ardından sevk edildiği nöbetçi hakimlikçe "dini değerleri alenen aşağılama" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamaları kapsamında tutuklandı. Soruşturmaya ilişkin adli süreç devam ediyor.





