Antalya'nın Kumluca ilçesi Belen Mahallesi'nde planlanan taş ocağı kapasitesi artışı projesine mahkemeden 'dur' kararı çıktı. Antalya Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün 1 Temmuz 2025 tarihli "ÇED Gerekli Değildir" kararına karşı açılan davada, Antalya 3. İdare Mahkemesi 10 Şubat 2026 tarihinde oybirliğiyle yürütmeyi durdurma kararı verdi.

YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI

Dava konusu proje, Karayolları 13. Bölge Müdürlüğü adına kayıtlı 22,93 hektarlık ruhsat sahasında, mevcut 16,75 hektarlık ÇED alanına 6,18 hektarlık ilave alan eklenerek kapasite artışı yapılmasını kapsıyordu. Avukat Tuncay Koç, Kumluca ilçesi Belen Mahallesi sınırları içinde yer alan taş ocağında kapasite artışına verilen ÇED kararına yönelik mahkeme tarafından yürütmeyi durdurma kararının verildiğini açıkladı. Karar, 10 Şubat 2026 tarihinde oybirliğiyle alındı ve kesin nitelik taşıyor. Mahkeme ayrıca, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı Hakkında Kanun kapsamında zeytinliklerin korunmasına ilişkin düzenlemelere dikkat çekti.

DAVA SÜRECİ

Proje, Kumluca ilçesi Belen Mahallesi sınırları içinde planlandı. “ÇED Gerekli Değildir” kararına karşı bölge sakinleri tarafından iptal davası açıldı. Mahkeme, yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırdıktan sonra yürütmenin durdurulmasına hükmetti. Karar, bölgedeki çevresel etkiler ve zeytinliklerin korunması bakımından emsal niteliğinde değerlendirilirken, projenin geleceğine ilişkin hukuki sürecin ise iptal davasının esasıyla birlikte şekilleneceği belirtiliyor. Proje kapsamında; A Grubu Kalker ocağı, kırma eleme tesisi, asfalt plent tesisi, mekanik plent (Karışım) tesisi ve hazır beton tesisi faaliyetlerinin alansal olarak genişletilmesi planlanıyordu. Antalya Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, 01 Temmuz 2025 tarihli işlemle proje için “ÇED Gerekli Değildir” kararı vermişti.

MAHKEME YÜRÜTMEYİ NEDEN DURDURDU?

Avukat Tuncay Koç, Antalya 3. İdare Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurma kararını, proje alanının, 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca orman sayılan alan içinde yer alması, ÇED sahasının tamamının orman arazisi vasfında olması, sahaya çok yakın mesafelerde: tarım arazileri (16 metreye kadar düşen mesafeler), zeytinlikler (150 metre mesafede), konutlar (yaklaşık 40–95 metre mesafede) bulunması, 3 kilometre yarıçap içinde çok sayıda zeytinlik yer alması ve su kaynaklarına olan mesafenin net biçimde ortaya konulmadığı için aldığını ifade etti.

DİKKAT ÇEKEN DETAY!

Mahkeme kararda adı geçen bölgede bazı evlerde çatlaklar bulunduğu, bunun heyelan mı yoksa patlatmalı madencilik faaliyetlerinden mi kaynaklandığının belirlenemediği ifade etti. Mahkeme ayrıca, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı Hakkında Kanun kapsamında zeytinliklerin korunmasına ilişkin düzenlemelere dikkat çekti. Kararda, madencilik faaliyetinin sağlayacağı kamu yararı ile ormanlık alanın korunması, zeytinliklerin ve tarım alanlarının korunması, yerleşim yerlerine yakınlık, olası çevresel etkiler arasında denge kurulması gerektiği belirtildi. Mahkeme, bu aşamada üstün kamu yararının çevrenin korunmasından yana olduğunu değerlendirerek işlemin hukuka uygun olmadığı sonucuna vardı.

Muhabir: BÜLENT ÖNER