Madde bağımlılığı, alkol, ilaç ve uyuşturucu maddeler gibi alışkanlık yapan zararlı maddelerin kişinin uyumunu bozacak, klinik olarak belirgin bir rahatsızlığa yol açacak biçimde kullanılması ve 12 aylık bir süre içinde herhangi bir zamanda bağımlılıkla ilgili fizyolojik ve psikolojik belirtilerden bazılarının bulunması durumu olarak tanımlanabilir.
Fiziksel bağımlılığın iki temel bileşeni vardır.
1.Tolerans: Bireyin istediği etkiyi hissedebilmek için maddeyi giderek daha yüksek dozlarda alması, yüksek dozlara dayanma gücünün artmasıdır.
2. Kesilme veya Yoksunluk Sendromu: Kullanılmakta olan madde birden bire kesilirse bazı fizyolojik belirtilerin ortaya çıkmasıdır. Tolerans ve yoksunluk, madde kullanım biçimini büyük ölçüde etkilemekte ve bir kısır döngü oluşmasına yol açmaktadır.
Zararlı etkilerin görülmesi ve bilinmesine karşın bir maddeyi almak için karşı konulması güç olan bir istek, bir gereksinim vardır. Madde bağımlılığı olan bireyin, kendini iyi hissetmek veya işlevlerini yerine getirebilmek için maddeye gereksinim duyması “psikolojik bağımlılık”olarak adlandırılmaktadır.
Ailelere Öneriler
Madde bağımlılığından kuşkulandığınız durumlarda mutlaka bir uzmana başvurunuz.
Madde bağımlılığı hastalarının anne babalarında ve kardeşlerinde normal topluma göre daha yüksek oranlarda madde bağımlılığı görüldüğü bilinmektedir. Madde bağımlığı olan anne babalar kendileri isteme bile bu konuda çocuklarına ve çevresindekilere olumsuz bir örnek teşkil etmektedirler. Özellikle gelişim çağında olan çocuk ve ergenlerin anne babalarını ve çevresindeki yetişkinleri model almaları nedeniyle bu tür bir bağımlılık geliştirmeleri çok sık karşılaşılan bir durumdur.
Madde bağımlılığı olan bireylerin tedavisi sürecinde, çevresel koşularının değerlendirilmesi ve maddeden uzak kalmayı kolaylaştıracak her türlü düzenlemenin yapılması, hastaya, ailesine ve yakınlarına bu konuda danışmanlık ve eğitim verilmesi çok önemlidir. Bu süreçte hastanın ailesi ve yakınları destekleyici ve anlayışlı olmalıdırlar.