Geçtiğimiz yıl Aralık ayında yıkılan Antalya Müzesi, bir kez daha gündeme geldi. Antalya Mimarlar Odası, yıkılan müze önünde basın açıklaması yaptı. Falezler bölgesinde gerçekleştirilen açıklamada, müzenin yıkılmasının ardından Otelcilik Okulu’nun da boşaltıldığına dikkat çekildi. Bölgenin Cumhuriyet dönemi Antalya’sının turizmle kalkınma vizyonunu temsil eden önemli bir aks olduğu vurgulandı. Güneyinde falezler, ortasında müze yapısı ve kuzeyinde Otelcilik Okulu bulunan alanın yalnızca yapılardan ibaret olmadığı, kentin kültürel ve toplumsal belleğini taşıdığı ifade edildi.
"GEÇMİŞİN TANIKLARI"
Mimarlar Odası Antalya Şube Başkanı Fatma Gül Yalçınkaya, mimarlık disiplininin temel sorumluluklarından birinin geçmişten günümüze ulaşan mimari eserleri korumak olduğunu belirterek, “Bu eserler yalnızca yapılar değil; geçmişin tanıkları ve insanlık mirasının parçalarıdır” dedi.
Açıklamada, falezlerin koruma statüsünde yapılan değişikliklerin ardından önce meteoroloji binasının ve müzenin yıkıldığı, şimdi ise Otelcilik Okulu’nun yıkım tehlikesiyle karşı karşıya olduğu ifade edildi. Yaklaşık 50 yıl önce kentin kültür ve turizm sembolü olarak planlanan bu aksın bugün yok edilmek istendiği savunuldu.

"YASAL SORUMLULUK"
Cumhuriyet döneminde söz konusu yapıların ulusal mimari proje yarışmalarıyla elde edildiği hatırlatılan açıklamada, kamusal alanların ve kültürel mirasın korunmasının anayasal ve yasal bir sorumluluk olduğu vurgulandı.
Başkan Yalçınkaya, Mimarlar Odası Antalya Şubesi olarak doğal ve kültürel değerlerin korunması için mücadele etmeye devam edeceklerini belirterek, “Mimar olarak her binayı yapabiliriz. Ancak yaşayan mimari eseri yıkma veya yıkıma göz yumma hakkı hiçbir mimara verilmemiştir” ifadelerini kullandı.






