Tutuklu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, mahkemenin ara kararı öncesinde yaptığı savunmada tahliyesini istedi. Tutukluluk sürecinin sağlığını olumsuz etkilediğini belirten Böcek, “15 aydır soruşturma kapsamında 151 kişiydik, 149 kişi tahliye edildi. Sadece oğlum ve ben kaldık. Her seferinde delil karartma ve kaçma şüphesiyle tutukluluğumun devamı istenilmesi bizi üzmektedir” dedi. Böcek, “Ben kıl çadırlarda büyüdüm, bir yere kaçmayacağım. Burada doğdum, burada öleceğim” ifadelerini kullandı.
Antalya Körfez Gazetesinden Ertuğrul Gün'ün haberine göre Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile oğlu Mustafa Gökhan Böcek’in de aralarında bulunduğu 51 sanığın yargılandığı davanın 5’inci celsesi devam etti. Duruşmanın sabah bölümünde ara mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, Muhittin Böcek ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek’in tutukluluk hâllerinin devamını talep etti. Ardından sanık ve avukatlarının beyanlarının alınmasına devam edildi. Öğle arasının ardından Muhittin Böcek ve oğlunun avukatları savunmalarını gerçekleştirdi.
'15 AYDIR İRTİKÂP YOK DİYORUZ, İŞ ŞİMDİ DE RÜŞVETE DÖNDÜ'
Mustafa Gökhan Böcek’in avukatı Anıl Parlak, müvekkilinin yaklaşık 15 aydır tutuklu bulunduğunu belirterek dosyada iddiaları destekleyen somut delillerin bulunmadığını savundu. Yusuf Yadoğlu’nun müvekkiline borç verdiğini kabul ettiğini ifade eden Parlak, olayın bir borç ilişkisi olduğunu ileri sürdü.
Avukat Anıl Parlak, savunmasında şu ifadeleri kullandı: "4 duruşmadır Yusuf Yadoğlu’nun subjektif kaygıları konuşuluyor. Ödeme gecikmesinde irtikâp yok. Müvekkilim 15 aydır tutuklu. Yeni bir iddianame düzenlendi. Yusuf Yadoğlu, müvekkilime borç verdiğini kabul etti. Bunun bir borç ilişkisi olduğunu ikrar etti. Ortada rüşvet sözleşmesi yok. Kervan yolda dizilir mantığıyla devam ediyoruz. Bir suç bulana kadar sanırım devam edeceğiz. Kimlerle, nasıl anlaştığına dair dosyada bir belge yok. Hangi aday seçime girdiğinde çevresindeki insanlardan destek almaz? Borç isteyen kişi Gökhan Böcek olunca kocaman bir ceza kovuşturmasına dönüştü. 15 aydır irtikâp yok diyoruz, iş şimdi de rüşvete döndü. Bebeği babasız büyüyor. 15 ay daha rüşvetin olmadığını anlatmak istemiyoruz. Müvekkilimin serbest bırakılmasını istiyoruz."

“BURADA DOĞDUM, BURADA ÖLECEĞİM”
Muhittin Böcek de mahkemedeki savunmasında tutukluluk sürecinin hem kendisini hem de ailesini olumsuz etkilediğini belirterek tahliyesini talep etti. Hukukun üstünlüğüne inandığını vurgulayan Böcek, hakkındaki iddiaların somut deliller ve evrensel hukuk ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesini istedi.
Böcek, savunmasında şu ifadeleri kullandı:
"Bugün huzurunuzda yalnızca hakkımdaki iddialara cevap vermeyeceğim. Hukukun üstünlüğüne duyduğum inancımı tekrar etmek istiyorum. İlk günden itibaren samimi cevaplar verdim. Hiçbir sorumluluktan kaçmadım. Hiçbir hususu cevapsız bırakmadım. Uzun süredir tutuklu bulunuyoruz. Tutukluluğun devamı yalnızca şahsımı değil, ailemi ve hayatımı derinden etkiliyor. Kendimi sadece hukuki iddialara karşı savunmak değil, hakkımda oluşturulmak istenen isnatlara karşı da savunmak zorunda kalıyorum. Adaletin gücü tarafsızlığını koruyabilmektir. Hakkımdaki yargılama kişisel hesaplaşmadan uzak yürütülmelidir."
“SADECE OĞLUM VE BEN KALDIK”
Tutukluluk sürecine ve sağlık durumuna da değinen Böcek, soruşturmanın başlangıcından bu yana çok sayıda kişinin tahliye edildiğini belirterek kendisi ve oğlunun tutukluluğunun devam etmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi.
Muhittin Böcek, "Ben ayrıcalık istemiyorum. Devam eden tutukluluğumun sağlığım üzerinde oluşturduğu etkilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. 15 aydır soruşturma kapsamında 151 kişiydik, 149 kişi tahliye edildi. Sadece oğlum ve ben kaldık. Her seferinde delil karartma ve kaçma şüphesiyle tutukluluğumun devamı istenilmesi bizi üzmektedir. Ben kıl çadırlarda büyüdüm, bir yere kaçmayacağım. Burada doğdum, burada öleceğim" dedi.
“BENİM KİMSENİN PARASINDA GÖZÜM OLMADI”
Siyasi yaşamına ve Antalya halkından aldığı desteğe de değinen Böcek, görev süresi boyunca belediyeyi zarara uğratacak herhangi bir işin içinde olmadığını savundu. Böcek, "Ben 6 defa mazbata aldığım insanlara hesap veremeyecek hiçbir işin içerisinde olmadım. En son 706 bin oy aldım. Bu insanlar güvendiği için bizlere oy verdi. Benim kimsenin parasında gözüm olmadı. Hayatım boyunca belediyeyi zarara uğratmadım. Antalyalı bizi böyle biliyor. Siyasette ben 32 yıl geçirdim" ifadelerini kullandı.
Covid-19 sürecinde entübe edildiğini de hatırlatan Böcek, sağlık durumunun ve tutukluluk süresinin değerlendirilmesini isteyerek sözlerini şöyle tamamladı: "Hukukun üstünlüğüne inanıyorum. Özgürlüğümün kısıtlanmasını istemiyorum. Önceki savunmalarımı tekrar ederim. Mevcut sağlık koşullarım ve tutukluluk süremi göz önünde bulundurarak tahliyemi talep ediyorum."
Böcek’in savunmasının ardından mahkeme heyeti ara kararını açıklamak üzere duruşmaya ara verdi. Mahkemenin saat 15.00’te ara kararını açıklaması bekleniyor.





