Antalya, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31'inci Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde uluslararası iklim diplomasisinin önemli buluşmalarından birine ev sahipliği yaptı. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, zirveden iki gün önce Antalya COP31 Alanı'nın Mavi Bölgesi'ndeki Anadolu Salonu'nda düzenlenen İklim Gönüllüleri Buluşması'nda bin 800 genç gönüllüyle bir araya geldi. Gençlere iklim mücadelesinde sorumluluk alma çağrısı yapan Kurum, “Şimdi gençliğin sözünü eyleme dönüştürme zamanı. Şimdi dünyaya Türkiye'den Antalya'dan iz bırakma zamanı diyorum. ‘Lets COP’ diyorum” ifadelerini kullandı.
196 ülkenin dünyanın geleceğini konuşacağı COP31 öncesinde gerçekleştirilen buluşmaya Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in video mesajı da eşlik etti. Programa COP31 Müzakereler Başkanı ve Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) Konferans İşleri Direktörü Wasim Mir de katıldı. Oyuncular İlsu Demirci, Ferdi Sancar ve Ömer Başdoğan ile dijital medya içerik üreticileri Murat Soner ve Gökhan Ünver de gençlere hitap etti.
“SİZ BİR ORGANİZASYONA DEĞİL, BİR GELECEĞE GÖNÜLLÜ OLUYORSUNUZ”
Gençlerin iklim değişikliğiyle mücadelede üstlendiği role dikkat çeken Bakan Murat Kurum, onların yalnızca kendilerine bırakılan dünyayı korumakla değil, daha yaşanabilir bir gelecek inşa etmekle de sorumlu olduğunu vurguladı. Gençlerle her buluşmada geleceğe yönelik inancının tazelendiğini belirten Kurum, iklim krizinin genç kuşakların yaşamıyla birlikte ilerlediğini söyledi.
Kurum, gençlerin iklim değişikliğini yalnızca bilimsel raporlardan öğrenmediğini, sonuçlarını günlük yaşamlarında görerek büyüdüğünü ifade ederek şöyle konuştu:
“Sizlerle her buluştuğumuzda geleceğe dair inancımız tazeleniyor. Çünkü biliyoruz ki gençlik kendisine bırakılan dünyaya razı olmak yerine, onu daha da güzel hale getirme cesaretidir. Sizin kuşağınızı bütün önceki kuşaklardan ayıran çok önemli bir gerçek var. Sizler iklim değişikliğinin yalnızca bilimsel raporlarda konuşulduğu bir dönemde doğmadınız. Onların sonuçlarını gündelik hayatınızda görerek büyüdünüz. Birçoğunuz dünyaya geldiğinde iklim zirveleri toplanıyordu. Siz ilk adımlarınızı atarken haberiniz yoktu ama bazı ülkeler emisyon hedefleri ortaya koyuyordu. Okumayı öğrenirken uluslararası müzakereler sürüyor, üniversite kapısından girerken dünya maalesef hâlâ çözüm arıyordu. Sizin büyüme hikâyenizle dünyanın iklim mücadelesi aynı takvimde ilerledi.”

“TABİAT ARTIK FISILDAMIYOR, KONUŞUYOR”
İklim krizinin etkilerinin kuraklık, aşırı sıcaklık, sel ve yangınlarla giderek daha görünür hâle geldiğini belirten Kurum, yaşananların yalnızca çevre sorunlarından ibaret olmadığını, gıda güvenliğinden ekonomiye kadar hayatın bütün alanlarını etkilediğini dile getirdi.
“Bugün önümüzde daha sıcak, daha kırılgan ve afetlere daha açık bir dünya var. Bir yerde kuraklık başlıyor, başka bir yerde sofralar küçülüyor. Bir şehir aşırı sıcaklarla mücadele ederken, başka bir coğrafyada seller hayatı durduruyor. Su azalıyor, tarım etkileniyor; tarım etkilendikçe gıda fiyatları yükseliyor; ekonomik kırılganlık arttıkça toplumların geleceğe dair kaygıları da büyüyor” diyen Kurum, gençlerin yalnızca çevre politikalarında değil, geleceği şekillendirecek bütün kararlarda söz sahibi olması gerektiğini vurguladı.
Kurum, enerjinin üretiminden şehirlerin kurulmasına, gıda sistemlerinden teknolojiye kadar yeni bir dünyanın şekillendiğini belirterek, “Bu yüzden iklim konusunda söz istemek en çok sizin hakkınızdır. Daha hızlı adım talep etmek sizin hakkınızdır. Verilen sözlerin tutulmasını istemek sizin hakkınızdır. Ve hepsinden önemlisi geleceğiniz hakkında alınan kararlarda masada bulunmak sizin hakkınızdır” ifadelerini kullandı.
COP31'in iki gün sonra başlayacağını hatırlatan Kurum, dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan aşırı hava olaylarının ortak bir gerçeğe işaret ettiğini söyledi. İstanbul'daki aşırı yağışlardan Nepal'deki sellere, Akdeniz havzasındaki kuraklıktan dünyanın farklı bölgelerindeki afetlere kadar yaşanan gelişmeleri örnek gösteren Kurum, “Tabiat bize artık fısıldamıyor. Tabiat konuşuyor. Aşırı sıcaklıklarla konuşuyor. Kuraklıkla konuşuyor. Sellerle, yangınlarla, kaybolan su kaynaklarıyla konuşuyor. Ve bize tek bir şey söylüyor: Zaman daralıyor” dedi.
COP31'İN YOL HARİTASI: DİYALOG, UZLAŞI VE AKSİYON
COP31 sürecinin üç temel ilke üzerine inşa edildiğini açıklayan Bakan Kurum, zirvenin yalnızca sorunların konuşulduğu bir platform olarak kalmaması, alınan kararların uygulamaya geçirilmesi gerektiğini belirtti.
“İşte COP31'in temel felsefesini bu nedenle üç kelimeyle ifade ediyoruz: Diyalog, uzlaşı, aksiyon. Önce birbirimizi dinleyeceğiz. Sonra ortak zemini büyüteceğiz. Ardından o iradeyi hep birlikte uygulamaya, sahaya taşıyacağız” diyen Kurum, temiz enerji, dirençli şehirler, gıda güvenliği, su kaynakları, sanayi ve okyanusların korunmasının zirvenin çalışma alanları arasında bulunacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın uluslararası platformlarda dile getirdiği “Dünya beşten büyüktür” çağrısının taşıdığı adalet arayışını iklim diplomasisinde de savunacaklarını belirten Kurum, iklim krizinin yükünü en az sorumluluğu bulunan toplumların taşıdığı bir düzenin sürdürülebilir olamayacağını ifade etti. Kurum, “İklim adaleti, geleceğin adaletidir” dedi.
Gençlere doğayı korumanın yanı sıra daha temiz şehirler kurma, yeni teknolojiler geliştirme ve bilimi doğanın hizmetine sunma sorumluluğu da yükleyen Kurum, “Çünkü gençlik, geleceğin seyircisi değildir. Gençlik, geleceğin kurucusudur” sözleriyle gençlerin değişimdeki rolüne dikkat çekti.

154 ÜLKEDEN 45 BİNİ AŞKIN GÖNÜLLÜ BAŞVURUSU
COP31 gönüllülük programına gösterilen uluslararası ilgiye de değinen Bakan Kurum, 154 ülkeden 45 bini aşkın gönüllü başvurusu alındığını açıkladı. Bu ilgiyi gençlerin iklim mücadelesinde sorumluluk üstlenme isteğinin göstergesi olarak değerlendiren Kurum, gönüllülerin zirve boyunca liderlerin karşılanmasından bilim insanlarına rehberlik edilmesine, ülke heyetlerine yardımcı olunmasından toplantı düzeninin sağlanmasına kadar pek çok alanda görev alacağını belirtti.
Gençlerin davranışlarının Türkiye'nin uluslararası konuklar üzerindeki izleniminde önemli rol oynayacağını söyleyen Kurum, “Bazen bir ülkenin Türkiye'ye dair hatırası, sizin birkaç saniyelik davranışınızda saklı olacaktır. Ben inanıyorum ki COP31'in en güçlü görüntülerinden biri siz olacaksınız” diye konuştu.
Kurum, Antalya'daki zirvenin ardından geriye yalnızca kararların değil, dostlukların, yeni fikirlerin, ortaklıkların ve projelerin de kalmasını istediğini belirterek gençlere şu sözlerle seslendi:
“Çünkü siz bugün bir organizasyona gönüllü olmuyorsunuz. Bir geleceğe gönüllü oluyorsunuz. Henüz doğmamış çocukların yaşayacağı o dünyaya gönüllü oluyorsunuz. İşte bu yüzden yaptığınız iş çok kıymetli. Bunu bilerek hareket edin. Gençlik ve İklim Elçimiz Hüseyin Atakan Kubat'la birlikte Antalya'dan dünyaya umut taşıyacağınıza inanıyorum. Enerjiniz yüksek olsun. Cesaretiniz güçlü olsun. Umudunuz asla eksilmesin. Şimdi o emanete sahip çıkma zamanı. Şimdi gençliğin sözünü eyleme dönüştürme zamanı. Şimdi dünyaya Türkiye'den Antalya'dan iz bırakma zamanı diyorum. ‘Lets COP’ diyorum.”
GUTERRES: “COP31 AYNI ZAMANDA BİR SIFIR ATIK COP'U OLACAK”
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, gençlere gönderdiği video mesajında iklim diplomasisinin önemine ve gönüllülerin bu süreçteki rolüne dikkat çekti. COP toplantılarının ülkeler arasında diplomasiye alan açtığını belirten Guterres, bu görüşmelerin dünyanın ihtiyaç duyduğu iklim eylemlerinin hayata geçirilmesine katkı sağlayacağını söyledi.
Guterres, “Siz iklim diplomasisine yer açan, bunu mümkün kılan insanlarsınız. Sizin sayenizde dünyanın gerçekten sonuna kadar ihtiyaç duyduğu bu iklim diplomasisi sayesinde sonuçlar alınacak. Hem Türkiye'de hem de ötesinde buna katkı sağlayacağız” ifadelerini kullandı.
Emine Erdoğan'ın öncülüğünde yürütülen Sıfır Atık Hareketi'nin COP31'in önemli gündem başlıklarından biri olacağını vurgulayan Guterres, zirvenin aynı zamanda bir sıfır atık COP'u olacağını belirtti. Emisyonların azaltılması, halkların korunması ve ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik çalışmaların önemine değinen Guterres, gençlerden konferansta verilen taahhütleri kendi yaşamlarına taşımalarını istedi.
“COP'ta alınan kararlar sizin de geleceğinizi şekillendirecek. Dolayısıyla konferans devam ederken buradaki taahhütleri de kendi dünyanıza taşıyan elçileri olun. İklimin elçileri olun. Asla pes etmeyin. Siz bu çözümün bir parçasısınız” diyen Guterres, gençlere enerjileri, kararlılıkları ve misafirperverlikleri için teşekkür etti.

“COP'U ÜLKENİZE GETİRMEK MUAZZAM BİR FIRSATTIR”
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Konferans İşleri Direktörü Wasim Mir, Türkiye'nin COP31 hazırlıklarını özveri ve kararlılıkla yürüttüğünü belirterek zirveye ev sahipliği yapmanın uluslararası ölçekte önemli bir fırsat sunduğunu söyledi.
“COP'u ülkeye getirmek, COP'u kendi ülkenize getirmek muazzam bir fırsattır” diyen Mir, dünyanın farklı bölgelerinden binlerce kişinin Antalya'da bir araya geleceğini, Taraflar Konferansı sayesinde uluslararası paydaşların ortak eylem ve ilerleme için çalışma imkânı bulacağını ifade etti.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ne ve Türk halkına ev sahipliği, misafirperverlik ve organizasyon için teşekkür eden Mir, Antalya'da yürütülen hazırlıkları yakından takip ettiğini belirterek, “Adanmışlık, yetenek ve enerji burada çok yüksek. Türkiye ile sizinle dünyayı kucaklayacağız, sizinle ağırlayacağız” dedi.
CHRIS BOWEN'DAN TÜRKİYE'NİN COP31 HAZIRLIKLARINA ÖVGÜ
COP31 Müzakereler Başkanı ve Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen da Türkiye ile Avustralya'nın zirve sürecini iş birliği içinde yürüteceğini belirtti. Antalya'da hazırlanan COP31 alanından ve Türkiye'nin organizasyon çalışmalarından övgüyle söz eden Bowen, dünyanın en önemli iklim konferanslarından birinin Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olmasının önemini vurguladı.
Bowen, “Türkiye halihazırda zaten COP31 ile ilgili dünyada başardıkları hakkında gurur duyabilir. Muhteşem bir şehirde muhteşem bir COP31 Alanı hazırlanmış ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin şimdiye kadar göstermiş olduğu liderlikten de gurur duyabilirsiniz” ifadelerini kullandı.
Genç gönüllülerin zirvenin uluslararası başarısına katkı sağlayacağını belirten Bowen, “Sizler, sizin yüzünüz, sizin sesiniz, sizin desteğiniz çok önemli olacak. Türkiye'nin dünya için yaptıklarıyla gurur duyun” dedi.
AVUSTRALYALI BAKAN'DAN 10 KASIM VE ATATÜRK MESAJI
Konuşmasında 10 Kasım tarihinin Türkiye açısından taşıdığı öneme de değinen Chris Bowen, müzakerelerin yürütüleceği bu tarihte Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün anılacağını söyledi.
“10 Kasım yaklaşıyor. Kurucu önderiniz Mustafa Kemal Atatürk'ü burada anacağız. Onun da büyük anısını birlikte yad edeceğiz” diyen Bowen, 11 Kasım'ın ise Avustralya'da Birinci Dünya Savaşı'nı sona erdiren ateşkesin imzalanmasının ve savaşta hayatını kaybeden askerlerin anılmasının yıl dönümü olan Remembrance Day (Anma Günü) olduğunu hatırlattı.
Bowen, iki ülkenin tarihleri açısından anlam taşıyan bu günlerin COP31 süreciyle aynı döneme denk geldiğini belirterek, Türkiye ve Avustralya'nın iklim mücadelesinde birlikte çalışacağını ifade etti. Avustralya için 11 Kasım'ın kaybedilen askerleri anma günü olduğunu vurgulayan Bowen, Türkiye'nin dünya için yürüttüğü çalışmalara gençlerin de katkı sunmasını istedi.
Bin 800 genç gönüllünün katıldığı buluşma, iklim mücadelesinde gençlerin üstleneceği sorumlulukların ve uluslararası iş birliğinin vurgulandığı konuşmalarla tamamlandı.






