Saadet Partisi (SP) Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin mevcut ekonomi politikalarını ve tarımdaki dışa bağımlılığı sert bir dille eleştirdi.

Ekonominin sadece teknik bir veri meselesi olmadığını, aynı zamanda bir ahlak ve adalet meselesi olduğunu vurgulayan Kılıç, yerli üretimin desteklenmediği bir sistemin çökmeye mahkûm olduğunu ifade etti. Kılıç, çiftçinin toprağını terk etmediği, gençlerin köylerinde üretim yapabildiği ve babaların çocuklarına karşı boynunun bükülmediği adil bir düzen kurulması çağrısında bulunarak çözüm önerilerini beş ana başlıkta sıraladı.

"EKONOMİ MODELİ ÜRETİM MERKEZLİ OLMALIDIR"

Kılıç, mevcut finansman sisteminin üreticiyi korumadığını belirterek kürsüden şu ifadeleri kullandı: "Kendi toprağında üretemeyen bir ülke, ekonomik bağımsızlığını sürdüremez. Bizim yaklaşımımız nettir. Önce üretim, önce adalet, önce milli kalkınma. Biz bu çözümün mümkün olduğuna inanıyoruz. Birincisi, ekonomi modeli, üretim merkezi hale getirilmelidir. Faiz yükünü azaltacak, yatırımı teşvik edecek bir finansman sistemi kurulmalıdır. Çiftçiye ve üreticiye uzun vadeli faizsiz kredi imkanı sağlanmalıdır."

"TARIM STRATEJİK SEKTÖR İLAN EDİLMELİDİR"

Planlı üretimin önemine dikkat çeken Kılıç, devletin alım garantisi vermesi gerektiğini savunarak şöyle konuştu: "İkincisi, tarım stratejik sektör ilan edilmelidir. Hangi ürünün nerede, ne kadar üretileceği planlanmalıdır. Devlet alım garantileri netleşmeli, çiftçi önünü görebilmelidir. Üçüncüsü, mazot, gübre ve yem üzerindeki vergi yükü azaltılmalıdır. Tarımsal girdilerde dışa bağımlılığı azaltacak yerli üretim yatırımları desteklenmelidir."

"KOOPERATİFÇİLİK GÜÇLENDİRİLMELİDİR"

Üretici ile tüketici arasındaki fiyat uçurumuna değinen Kılıç, sosyal politikaların tarımla birleştirilmesi gerektiğini şu sözlerle anlattı: "Dördüncüsü, kooperatifçilik güçlendirilmelidir. Üretici ile tüketici arasındaki aracı zinciri kısaltılmalı, fiyat oluşumunda adalet sağlanmalıdır. Beşincisi, kırsal kalkınma politikaları hayata geçirilmelidir. Gençlerimizin köyünde üretim yapabileceği sosyal ve ekonomik şartlar oluşturulmalıdır. Ekonomi sadece teknik bir mesele değildir. Ekonomi ahlakla, vicdanla, adaletle birlikte yürür."

"HİÇBİR BABA ÇOCUĞUNA 'ALAMAM' DEMEMELİ"

Gelir dağılımındaki adaletsizliğin sosyal huzuru bozduğunu vurgulayan Kılıç, konuşmasını şu duygusal ve siyasi mesajlarla tamamladı: "Eğer bir ülkede gelir dağılımı bozuluyorsa, zengin daha zengin, fakir daha fakir oluyorsa orada sosyal huzur zedelenir. Biz istiyoruz ki hiçbir anne mutfakta mahcup olmasın. Hiçbir baba çocuğuna 'alamam' demek zorunda kalmasın. Hiçbir çiftçi toprağını terk etmesin. Hiçbir genç umutsuzluğa kapılmasın. Türkiye'nin potansiyeli vardır. Toprağı bereketlidir. Çalışkan insan gücüne sahiptir. Doğru planlama ve adil bir ekonomi anlayışıyla bu sorunları aşmak mümkündür."

"PAYLAŞIM VE ADALET HAKİM OLMALIDIR"

Kılıç, Ramazan ayının manevi iklimine de atıfta bulunarak ekonomide adalet vurgusunu yineledi: "Ramazan ayı bize paylaşmayı ve adaleti hatırlatır. Biz de diyoruz ki ekonomide de paylaşım ve adalet hakim olmalıdır. Faizin değil üretimin, rantın değil emeğin, ithalatın değil yerli kalkınmanın kazandığı bir Türkiye mümkündür."

Muhabir: TAHSİN CAN ÖNALP