Türk futbolunun ortak paydası yetersizlik. Yetersiz yönetici, kulübünü borca sokmuş, yetersiz Türk futbolcusu, bütün takımları yabancı futbolcu ile doldurmuş yetersiz antrenörler her hafta istifa edip durmadan takım değiştiriyorlar, statlar boş, çünkü seyirci yetersiz.
Bu dört yetersizliğe karşı, her takımın bir de kendini savunma refleksi var. “Hakemler yetersiz”. Ya kardeşim defalarca yazdım, işte klasik bir bileşik kaplar teorisi tablosu ortada. Her grup eşit seviyede yetersiz. Daha açığı senin futbolcun, senin antrenörün, senin yöneticiliğin, senin seyircin, yeterli mi ki; sen yeterli hakem arıyorsun. En başta yöneticiliğin ve Türk futbolcun yeterli olsa, hakemler de seyirciler de, antrenörler de yeterli olur. Kabahati lütfen hakemlerde aramaktan vazgeçelim. Bir de yabancı hakem isteyen yöneticiler var. O zaman futbolcu yabancı, antrenör yabancı, hakem yabancı, yönetici yetersiz, seyirci zaten yok. Gönül rahatlığı ile yaşasın Türk futbolu nasıl diyeceğiz?
Gençlerbirliği maçına ideal sayılabilecek kadro ile çıktık. İlk yarı sonucu 0-0. İkinci yarıda kalecimiz Boffın mükemmel oynamasına rağmen, talihsiz bir gol yemekten kurtulamadı. Takımımızda ahım şahım bir futbol oynayamadı. Daha doğrusu, vasatın üstüne çıkamadı ama yine yıldız futbolcu Podolski sahne aldı ve klasını gösterdi. Maç sonu 1-1. Puan toplamaya devam. Bu kalitedeki yıldızlardan seneye sayın başkan 3 futbolcu daha alsa iddia ediyorum şampiyonluğa hem de kapalı gişe ile oynarız. Bu yolda devam et Sn. Başkan.