Büyükşehir Meclisi'nde Balbey projesi görüşüldü. Meclisten geçen ilk etap projesi Türel'le CHP'liler arasında "Tarihi katlediyorsunuz - Tarihi koruyoruz" tartışmalarına neden oldu. Ekrana yansıtılan maket projede yer alan yapılar, tarihi Balbey evleriyle benzerliği olmayan modern yapılardı. Birinci etap, Paçacı Şemsi'nin, Yenigün Reçelleri ve onların arkasına düşen alana ait, genelde ticari işletmelerin yer aldığı bölümle ilgili olduğu için böyle düşünülmüş olabilir mi? Muhtemelen öyle olmuş, yine de "tarihi" adını verdiğiniz kentsel yenilemeye konu bir mahallenin vitrininin bu şekilde olmaması gerekirdi.

VENEDİK TÜZÜĞÜ

1965 yılında Varşova’da hükümetler dışı bir organizasyon olan Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi (International Council on Monuments and Sites - ICOMOS) kuruldu. Amacı, tarihi anıtlar ve sitlerin korunması ve değerlendirilmesine yönelik ilkeler, teknikler ve siyasetler geliştirmek, ilgili her türlü araştırmayı desteklemek ve yönlendirmek olan ICOMOS’un kuruluşunun arka planında 1964’de Venedik’te yapılan 2.Uluslararası Tarihi Anıtlar Mimar ve Teknisyenleri Kongresi’nin sonuç bildirgesi olan “Venedik Tüzüğü” yatmakta. 1965’te, Varşova’da toplanan ICOMOS’un birinci genel kurulu niteliğindeki kongre Venedik Tüzüğü’nü uluslararası düzeyde kabul ederek ICOMOS’un kuruluş kararını verdi. ICOMOS’un günümüzde de geçerli olan uluslararası tüzüğü 1978’de Moskova’da yapılan beşinci genel kurulda son biçimini alarak yürürlüğe giren bu tüzük. Venedik Tüzüğü'nün tarihi anıtların onarımına esas teşkil eden bölümleri şu şekilde:

AMAÇ KORUMANIN KALICILIĞI

"Anıtların korunmasında ve onarılmasındaki amaç, onları bir sanat eseri olduğu kadar, bir tarihi belge olarak da korumaktır. Anıtların korunmasındaki temel tutum korumanın kalıcı olması, sürekliliğinin sağlanmasıdır. Yapının planı, ya da bezemeleri değiştirilmemelidir. Ancak bu sınırlar içinde yeni işlevin gerektirdiği değişiklikler tasarlanabilir ve buna izin verilebilir. Anıtların korunması, ölçeği dışına taşmamak koşuluyla çevresinin de bakımını içine almalıdır. Eğer geleneksel ortam varsa, olduğu gibi bırakılmalıdır. Kütle ve renk ilişkilerini değiştirecek hiçbir yeni eklentiye, yok etmeye ya da değiştirmeye izin verilmemelidir. Onarım kendine temel olarak aldığı özgün malzeme ile güvenilir belgelere saygıyla bağlıdır. Faraziyenin başladığı yerde onarım durmalıdır; yapılması gerekli herhangi bir eklemenin mimari kompozisyondan farkı anlaşılabilmeli ve gününün damgasını taşımalıdır."

UMARIZ TARİH ORTAYA ÇIKAR

Bu noktada Balbey'in bir anıt değil, tarihi bir semt olduğu gündeme getirilebilir. Venedik Sözleşmesi ona da cevap veriyor ve, "Tarihi anıt kavramı sadece bir mimari eseri içine almaz, bunun yanında belli bir uygarlığın, önemli bir gelişmenin, tarihi bir olayın tanıklığını yapan kentsel ya da kırsal bir yerleşmeyi de kapsar" diyor. Temennimiz, Balbey'deki kentsel yenilemenin Venedik Sözleşmesinin bu esasları üzerinde yapılması. Türel, yapılacak işin Koruma Kurulu'nun izni çerçevesinde ve konunun uzmanları tarafından üstlenildiğini belirterek, "Balbey'de tarihi ortaya çıkaracağız" dedi. Umarız öyle olur. Rhodiapolis antik kentinde yaşanan restorasyon skandalının proje sorumlusu da "uzman"lardan oluşuyordu. Umarız öyle olmaz.